Bu ülkenin muhalefet partisi lideri; - Bana çirkin bir iftira atılmıştır. Her türlü ahlak ölçülerini aşan bir tertip düzenlenmiştir, diyor... Ve tertibin merkezi olarak iktidardaki siyasi partiyi gösteriyor... Genelkurmay başkanı ısrarla, a-simetrik bir saldırıdan söz etmekte ve Türk Silahlı kuvvetlerine karşı tertipler düzenlendiği tespitini yapmaktadır. Bu ülkenin en üst yargı kurumlarının hakim ve savcılarının telefonları dinlenmekte, bir ilimizin halen tutuklu olan cumhuriyet başsavcısı, "hakkında düzmece evraklar tanzim edildiğini" ileri sürmektedir. Aylardır kamuoyunu işgal eden, "irtica eylem planı" adındaki evrak üzerinde, bu evrakı düzenlediği ileri sürülen bir kurmay albayın parmak izine rastlanmamaktadır. Ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 1. Ordu komutanının tutuklu olarak yargılandığı bu dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde davanın açılmasına neden olan belgelerin sahte ve düzmece olduklarına dair çok kuvvetli deliller olduğu tespiti yapılmaktadır... - Türkiye nereye gitmektedir?.. Hayır doğru soru bu değildir. - Türkiye nerelere getirilmiştir?.. Ve bu karanlık dehlizden, içine itelendiği bataklıktan nasıl çıkacaktır?.. Bu ülkenin başkentinde yabancı istihbarat örgütleri cirit atmaktadır... Bu örgütlerin imal ederek fırlattığı "cirit"ler her gün bir başka menzile saplanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait mühimmat taşıyan kamyonlar, başlarındaki görevli askerleri ile birlikte emniyete çekilebilmekte, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en gizli istihbarat bilgileri, en önemli sırları hallaç pamuğu gibi atılmakta... Gizli belgelerine fütursuzca nüfuz edilebilmektedir... Bütün bu gelişmelerden sorumlu olanlara sormak gerekmektedir; - Bu ülkenin başkentinin ortasına karargah kuran gizli örgüt elemanları burada ne yapmaktadırlar?.. Ne işle meşguldürler?.. - Bu devletin adliyesi, emniyeti, gizli istihbarat servisleri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin en gizli belgelerine kolayca ulaşabildikleri gibi, bu örgütlerin ellerindeki bilgilere de aynı rahatlıkla ulaşabilmekte midirler?.. Bu ülkenin başkentinde ne iş yaptıklarını sorgulayabilmekte midirler?.. - Bunların telefonları da dinlenebilmekte midir? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en üst yargı organlarının sayın hâkimlerinin telefonları dinlenirken, bu örgütlerin attıkları "ciritler" denetim dışında mı kalmaktadır? Üniversite hocaları, üst düzey komutanlar, Atatürkçü aydınlar ve hatta, emperyalizme karşı keskin duruş sergileyen bir siyasi partinin lider kadrosu hapislerde sürünürken... Ve bu kişilerin savunmalarının temel öğesi, bütün bunların birer tertipten ibaret olduğu noktasında toplanırken... Ve Silivri'de görülen dava dosyasında bu tertiplerin tümünün Ankara'ya karargâh kurmuş bulunan yabancı istihbarat birimlerinin işi olduğu duruşma zabıtlarına geçmişken... Devlet nerededir?.. Hükümet nerededir? Hukuk nerededir? Bu ülkenin korunup kollanması görevini kanun gereği üstlenmiş olan emniyet güçleri nerededir?.. Aydınlar nerededir? Sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve tüm halkımız nerededir?.. Kişisel çatışmalarla, siyasal ayak oyunları ile zaman kaybedecek, mevzi yitirecek günler gerilerde kalmıştır. Gün birleşmek günüdür. Her türlü ayrışmayı kendi içimizde çözümleyerek, mümkün olan en geniş payda üzerinde birikmek, birleşmek ve çoğalmak günüdür. Gün, vatanın savunulması günüdür!.. Dün dündür... Ve bugün, o gündür!..
www.soruyusormak.com www.dnm-ler.com www.kitlecizgisi.com -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
