İLGİNİZE AYRICA TEŞEKKÜRLER...

                                                           




 



From: [email protected]
Date: Fri, 14 May 2010 10:03:40 +0300
Subject: Re: (GugukluhayaT) İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek : Baykal 
Operasyonu'nun Perde Arkası
To: [email protected]

Rica ederim, ben teşekkür ederim

Sevgiler

Belgin

Not: Geçenlerde sanırım siz sormuştunuz Barış bey İzmir li bir grup arıyorum 
diye ''Düşünceden eyleme'' diye bir grup varmış, bu grupta İzmir in sorunları 
tartışılıyormuş bilginize.


13 Mayıs 2010 15:29 tarihinde barış emre ertekin <[email protected]> 
yazdı:



paylaşımınız için çokk teşekkürederim:)

                                                           




  


From: [email protected]
Date: Thu, 13 May 2010 12:20:21 +0300
Subject: (GugukluhayaT) İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek : Baykal 
Operasyonu'nun Perde Arkası












From: Metin Guvener 

 









Baykal Operasyonu'nun Arkasında IV. Henry Var 

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek : [11 Mayıs 2010]

17-18 Nisan 2010 günleri Ankara'da toplanan İşçi Partisi 8. Genel Kurultayı'nda 
yeniden İşçi Partisi Genel Başkanlığı'na seçilen Doğu Perinçek, yeni görev 
döneminin ilk açıklamasını, Silivri L Tipi 4 Nolu Cezaevi'nden yaptı. 
Perinçek'in CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal'ı hedef alan tertibe ilişkin 
görüşleri aşağıdadır. 

ÖZETLER:

* Suikast talimatlarının şifresi klasiktir; tepedeki adamın 'Falanca artık 
canımı sıkıyor" demesi yeter. Üç gün sonraki cenaze töreninde, Büyük Ortadoğu 
Projesi'nin Ağır Abisi çizgili takım elbisesi ve kara gözlükleriyle en öndedir. 
Çelengi de tabutun başındaki birinci çelenktir.
* CHP'nin hayalinde ABD'nin yeni seçeneği olmak var ama ABD karar vericileri, 
'2003 yılında Tezkere'ye karşı tavrından sonra artık CHP'ye güvenilmez' 
değerlendirmesi yapıyorlar.
* Baykal operasyonu, Ergenekon, Poyraz, Kafes, Balyoz, Erzurum Ergenekon 
dizisinin devamıdır. 2001 yılında Tuncay Güney'e Mülakâtta, "Baykal'ı 
yönlendiren Veli Paşa zaten" diye söylettirilmiştir! (Mülâkat, s.97). 
* Zamanlama faili ve amacını sergiliyor: Anayasa referandumuna direnecek 
güçler, Tayip Erdoğan ve Abdullah Gül'ü bırakmalı, Baykal'ı tartışmalı, 
birbiriyle kapışmalı, kargaşalık içine itilmelidir. Dürüst bir seçimin 
koşulları dinamitlenmeli, halk sersemleştirilmelidir.
* CHP yönetiminin, Mustafa Sarıgül'ü Baykal'a yönelik suikastın azmettiricisi 
diye suçlamaları, hem ayıptır; hem de oyuna gelmektir.
* CHP, Atatürk'ün İstiklâl Savaşı'nda "ateşle imtihan"dan geçen devrimci 
örgütlenme mirasından yoksundur. CHP, önümüzdeki hesaplaşma döneminde 
Cumhuriyet güçlerine önderlik edebilecek nitelikleri taşımıyor. 
* Baykal operasyonunu Fethullahçı Gladyo diye anılan yeraltı örgütlenmesinin 
yürüttüğü açıktır. Baykal, AKP "Kendi Derin Devletini kuruyor" diyerek bu 
örgütlenmeye işaret etmişti.
* BOP Eşbaşkanlığı, önümüzdeki seçim sürecinde her türlü hile, tertip ve 
şiddete başvurmaya devam edecektir. Özgür bir seçim için, Tayip Erdoğan 
iktidarına son verilmesi ve Dürüst Seçim Hükümeti kurulması şarttır.

"FALANCA DÜK ARTIK FAZLA OLUYOR"

Shakespeare'in IV. Henry oyununda, Kral, 'Falanca Dük de fazla oluyor' gibi bir 
laf söyler. Artık gereği bellidir. IV. Henry'nin şovalyeleri, hemen atlarına 
atlar ve Falanca Dük'e ulaşarak gereğini yaparlar.

Siyasal suikastlerin şifresi budur. Siyasal tertiplerin de! 
Tepedeki adam, "Gidin şu adamı öldürün" diye talimat vermez. Ya da "Elinizdeki 
kasetleri artık devreye sokun" diye bir emir vermez.

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ'NİN AĞIR AĞBİSİ ÇELENK YOLLUYOR

Mafya babaları da öyle yapmıyorlar mı? 'Falanca artık canımı sıkıyor" demeleri 
yetiyor. Üç gün sonraki cenaze töreninde, Büyük Ortadoğu Projesi'nin Ağır 
Ağbisi çizgili takım elbisesi ve kara gözlükleriyle en öndedir. Çelengi de 
tabutun başındaki birinci çelenktir.

Bülent Arınç ise, hasadı kaldırmaya yönelik açıklamaları üstlenmiş. 10 Mayıs 
2010 günü televizyonlara söyledikleri, AKP'nin esas amacını yansıtıyor.
İnönü'ye Hitler suçlaması, yeni bir dalganın habercisiydi. Baykal operasyonu 
için düğmeye basıldığı görülüyordu. 

OKYANUS ÖTESİ RAPORLARIN BAYKAL DEĞERLENDİRMESİ

Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül'ün Deniz Baykal'dan hoşnut olmadıkları 
biliniyor. Ama çok daha önemlisi, Okyanus Ötesi raporlardaki Deniz Baykal 
değerlendirmeleridir. En son F. Stephen Larrabee'nin yazdıkları dikkatimizi 
çekmişti. Sıradan bir kimse değil. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın kilit 
adamlarından. Aydınlık iki sayı önce kapak yapmıştı: "Tayip Erdoğan'ı 
yönlendiren yedi Amerikalı"dan biri. Larrabee'nin ABD Hava Kuvvetleri için 
hazırladığı Rand Corperation Raporu'nu Mart ayında okudum. Rapor zaten taze: 
Şubat 2010 tarihli. İlgi duyanlara öneririm: Troubled Partnership/ US-Turkish 
Relations in an Era of Global Geopolitical Change.

O raporda, Baykal'ın ve hatta CHP'nin üzerinin çizildiği apaçık belli ediliyor. 
CHP'nin hayalinde ABD'nin yeni seçeneği olmak var ama ABD karar vericileri 
başka türlü düşünüyorlar. 'CHP, Batı sisteminin partisiydi, ama 2003 yılında 
Tezkere'ye karşı tavırdan sonra artık güvenilmez' değerlendirmesi yapıyorlar. 
ABD önde gelenlerinden ve AB'nin çeşitli ağızlarından bunu sık sık işitiyoruz.

TURUNCU DİZİ

Baykal operasyonu, Ergenekon, Poyraz, Kafes, Balyoz, Erzurum Ergenekon 
dizisinin devamıdır. Turuncu dizi diyelim, yakışır. Bu dizinin planlaması, 
2000'in eşiğinde başlar. 2001 yılında Tuncay Güney'e verdirtilen "Mülakât"a ve 
MİT tarafından yapılan şemasına bakın, orada hedef alınanlar, hep tertiplerin 
hedefi olmuşlardır. 

Ergenekon tertibi, ABD'nin İkinci Körfez Savaşı planına göre uygulandı. Önce 
2002 yılında Genelkurmay Başkanı Org. Kıvrıkoğlu etkisiz hale getirildi ve DSP 
parçalanarak Ecevit hükümetine darbe yapıldı. BOP Eşbaşkanlığı kuruldu. Bu 
operasyonun bütün enlem ve boylamları Şemada bulunmaktadır. Baykal da, ABD'nin 
Körfez saldırısının olası karşıtları arasında görülmüş ve Şemaya dahil 
edilmiştir. Tuncay Güney'e Mülakâtta, "Baykal'ı yönlendiren Veli Paşa zaten" 
diye söyletilmiştir! (Mülâkat, s.97). Yine Tuncay Güney'e TRT ekranlarından 
neler söyletildiği biliniyor. 

O Şemanın, "baştan aşağı uydurma ve gülünç" olduğu bizzat Şemayı hazırlatan MİT 
Müsteşarı Şenkal Atasagun tarafından açıklanmıştır. Ama o Şema, hâlâ 
yürürlüktedir. Kuşkusuz Baykal da o Şemaya niçin konduğunu şimdi daha iyi 
bilmektedir.

ZAMANLAMA FAİLLERİ ELE VERİYOR

Baykal operasyonunun zamanlaması, arkasındaki örgütlenmeyi ele veriyor: 
- CHP Büyük Kurultaya gidiyor.
- Anayasa, referanduma gidiyor.
- Türkiye seçime gidiyor ve AKP sallantıda.
Anayasa referandumuna direnecek güçler, Tayip Erdoğan ve Tayip Gül'ü bırakmalı, 
Baykal'ı tartışmalı, birbiriyle kapışmalı, kargaşalık içine itilmelidir. Dürüst 
bir seçimin koşulları dinamitlenmeli, halk sersemleştirilmelidir. İşte Büyük 
Ortadoğu Projesi Eşbaşkanlığı'nın sırtına vurulan görev budur.
Şimdi görebiliyor musunuz, Hitler bıyığının altından tebessüm eden kimdir?

CHP, SARIGÜL AÇIKLAMASIYLA SENARYODA KENDİSİNE VERİLEN ROLE GİRDİ

Baykal'ın ve CHP'nin "savaşa" hazır olmadığı görüldü. Newsweek, "Ordu Yenildi" 
diye başlık atıyordu. Washington Post, aynı başlığı kendi üslubuyla yineledi. 
Arkasından Wall Street Journal, Türkiye'de Kansız İç Savaş Oluyor" diye yazdı.

CHP, bu "savaş" tahlillerine gözlerini kapamıştır; hatta ABD'nin AKP'den 
vazgeçtiği ve bu kez de CHP'nin elinden tutacağı hayalleri CHP çevrelerinde çok 
konuşulmakta ve yazılmaktadır.

CHP, "savaşa" hazır olmadığı için, Baykal operasyonunu şaşkınlıkla karşıladı. 
Gazeteciler, CHP'nin çaresizlik içinde olduğunu yazdılar. CHP'ye dost görünme 
taklidi yapanların, bu "çaresizliği" küçük düşürücü ifadelerle dillendirme 
gayretleri gözden kaçmadı.

CHP'nin "refleksi" bilinçsizdi; düşünülmemiş ve tartılmamıştı. O nedenle CHP 
yönetimi, ne yazık ki, Baykal operasyonunda kendisine verilen role girdi. 

CHP SARSINTILARI GÖĞÜSLEYECEK BİR ÖNDERLİK VE ÖRGÜTLENMEYE SAHİP DEĞİL

CHP merkez yöneticilerinin masanın arkasına dizilip, Mustafa Sarıgül'ü Baykal'a 
yönelik suikastın azmettiricisi diye suçlamaları, hem kocaman bir ayıptır; hem 
de oyuna gelmektir. Zaten Baykal operasyonunu kurgulayanlar, suikast 
ihbarlarıyla bakışların Sarıgül'e dönmesini de ayarlamışlar. CHP yönetimi o 
kurgunun içine düşmemeliydi.

İşçi Partisi'ne kırk yıldır yapılanları, sistemin CHP'si göğüsleyebilir miydi? 
Bırakalım kırk yılı, son iki yılda İşçi Partisi'ne yöneltilen saldırı 
karşısında acaba CHP ne olurdu?

Bugün CHP, tatlısu partisidir: Atatürk'ün İstiklâl Savaşı'nda "ateşle 
imtihan"dan geçen devrimci örgütlenme mirasından yoksundur. Büyük sarsıntıların 
yaşandığı krizlere dayanabilecek bir yönetime ve örgütlenmeye sahip değil. CHP, 
önümüzdeki hesaplaşma döneminde Cumhuriyet güçlerine önderlik edebilecek 
nitelikleri taşımıyor. Bunu öğrenebilmek için yeni tecrübeler gerekiyor mu?

BAYKAL OPERASYONUNDA HOLDİNG BASININININ GÖREVİ

Holding basını, Fethullahçıdan Neoliberaline cümleten Baykal kasetlerinin 
reklâmını yaptı. Sözümona hepsi de özel hayata pek "saygılı" idi. Ama "haber 
değeri tartışılmaz" imiş. Aynı basının Türkiye için en hayatî haberlerde hiçbir 
değer bulmadığı da biliniyor. Eğer Abdullah Gül veya Tayip Erdoğan hakkında bir 
kaset olsaydı, hiçbiri vermezdi. Çünkü IV. Henry'nin böyle bir fermanı yok. 

Basının Gladyo'dan kurgulanan rolü, ikinci gün daha açık olarak ortaya çıktı. 
Hepsi, Sarıgül'ün Baykal'a suikast tertiplediği iddiasını yine başlık üstüne 
oturtmuşlardı. Dahası, "Baykal kasetlerini internetten kaldırttığı" 
başlıklarıyla Tayip Erdoğan'ın faziletleri üzerine haber yarışının startı da 
verilmişti. Bu yarışta en öne fırlayan Hürriyet, Tayip Erdoğan'ın "MİT'e bul 
emri" verdiğini tepeden ilan ediyordu. Bu manşete Hürriyet'in başyazarı bile 
inanmıyor ve parmağıyla failleri gösteriyordu (9 Mayıs 2010). 

Sarıgül'ü suçlayan suikast iddiasını bu kadar ciddiye alan basın, işini 
yapıyordu. Hepsi de bilmezler mi, Sarıgül Baykal'a suikast tertiplemez. 
Bilirler. Ama Gladyo'nun perdeleme mangası işini kim yapacak? Gazeteci olmayan 
gazeteciler, Baykal operasyonundaki görevlerini yaparken, BOP Eşbaşkanlığı da 
kim vurduya getirdiği hasmının katilini araştırmak gibi.

"FAİLİ MEÇHUL" DİZİSİNE BİR YENİSİ

Her faili meçhulde böyle olur.
Önce lanetleyiciler fırlar ortaya. "Alçaklık" başlıkları atılır.
Sonra "faili bulun" çığlıkları yükselir.
En çok bağrınlar, aslında o alçakların ve faillerin kapıkullarıdır.
Onlar da bilirler ki, halkın bir devrimle elkoymasına kadar fail falan 
bulunmayacaktır. Çünkü fail, başında tacı ve elindeki altın topuzlu asasıyla 
Gladyo'nun tahtında oturmaktadır. 
Deniz Baykal operasyonunun da "faili meçhul" kalacağını şimdiden 
söyleyebiliriz. Deniz Baykal'ın kendisinin faili teşhis etmiş olması en büyük 
kazançtır. 

İŞÇİ PARTİSİ'NİN DEVRİMCİ GÖREVİ: "O MERKEZ"İ GÖSTERMEYE DEVAM

Her faili meçhul olayında, İşçi Partisi'nin failin yakasına yapışma görevi 
vardır. Nasıl Eşbaşkan, "Biz Büyük Büyük Ortadoğu Projesinde bir görevi 
yapıyoruz" der, İşçi Partisi'nin görevi de, 1971'den beri o merkezin yakasına 
yapışmaktır. Biz yine aynı devrimci görevi yapıyoruz:

OLGULAR MEYDANDA

1. Baykal operasyonu, Ergenekon, Poyraz, Kafes, Balyoz, Erzurum Ergenekon 
dizisinin devamıdır. ABD, Kuzey Irak'taki Kukla Devleti resmileştirme ve 
Türkiye'ye doğru genişletme planı gereği, Türkiye'de Ordu'nun, İşçi 
Partisi'nin, bütün millî güçlerin ve CHP'nin direncini kırmak için bu 
operasyonları sırayla yürütüyor.

2. ABD, bu planı ancak faşizme yönelerek ve Tayip Erdoğan-Abdullah Gül 
iktidarıyla sürdürebileceğini saptamıştır. Bu konuda gözükara gitmektedir ve 
devam edecektir. ABD'nin Tayip Erdoğan'ı "deliğe süpürerek" Büyük Ortadoğu 
Projesi mührünü CHP'ye vereceği söylentileri bile ABD tarafından 
üretilmektedir. Bu sayede hem BOP Eşbaşkanı'nın deliğe süpürülme korkusu 
depreştirilmekte, hem de mühür almak isteyenler denetlenmekte ve ABD 
emperyalizmine karşı mücadele zaafa uğratılmaktadır. 

3. Baykal kasetlerini dolaşıma sokan ve kampanyayı yürüten, Fethullahçı Gladyo 
diye anılan yeraltı örgütlenmesidir. Baykal, AKP "Kendi Derin Devletini 
kuruyor" diyerek bu örgütlenmeye işaret etmişti. İşçi Partisi, bu örgütlenmenin 
merkezini, faaliyetini, geçmişini, geleceğini, ayrıntısına kadar ortaya koydu. 
Duruşmalarda bütün kanıtlarıyla anlatıldı; kitapları yazıldı. 

Yavuz Donat, 2003 yılında, "Bu gizli merkezin Meclise yürüyüş mesafesine 
faaliyet gösterdiğini" yazdı. Sabah gazetesinin manşetten verdiği o tarihî 
haberde, kurulan gizli merkezin, "doğrudan başbakana bağlı olduğu, operasyonel 
görevlerinin bulunduğu, bütün iç güvenlik birimlerinin bu organizasyonun içinde 
çalıştıkları" belirtiliyordu. Merkezin aslında beş yıllık bir tecrübe 
birikimine sahip olduğu da vurgulanıyordu (Sabah, 11 Temmuz 2003). Beş yıl 
önce, yani 1998, Fethullahçı Gladyo'nun örgütlenmesini şekillendirdiği tarih! 

Tayyip Erdoğan yönetiminin Ordu içinde istihbarat toplayan gizli bir örgütlenme 
girişimi de, akaryakıt kaçakçılığıyla ilgili telefon dinlemelerine takılarak 
mahkeme dosyalarında bulunuyor. Ergenekon Davası dosyasında bulunan mahkeme 
kararıyla kaydedilmiş, yasal kanıt değerindeki dinleme tutanaklarına geçmiş bir 
Bolu toplantısı var. 11 Nisan 2004 tarihinde yapılan O toplantıda "Recep Tayyip 
Erdoğan adına" katıldığı dinleme tutanaklarında yazılı Cüneyt Zapsu ve kardeşi, 
E. Korgeneral Altay Tokat ve ekibi ile buluşuyor. Bu toplantıda, "Recep Tayip 
Erdoğan adına" E. Korg. Altay Tokat'a "TSK'yı izleyecek bir gizli istihbarat 
örgütü kurması" öneriliyor ve "Kendisine Gizli Ödenek'ten üç beşyüz falan 
miktarda para tahsis" edileceği" vaat ediliyor. Hepsi yasal dinleme 
tutanaklarında. "300-500 milyon lira", bütçede 2005 yılından sonra örtülü 
ödeneğe ayrılan artışla tam örtüşmektedir! Aynı dinleme tutanaklarında, E. 
Korg. Altay Tokat'ın Bolu toplantısından sonra bu önemli konuyu Recep Tayyip 
Erdoğan ve Abdullah Gül ile görüştüğü bilgisi de yer alıyor. Özel hayat 
meraklısı basınımız, yasal dinleme tutanaklarındaki bu gizli örgütlenme 
haberine niçin iltifat etmiyor? Recep Tayip Erdoğanların yasa dışı gizli 
örgütlenme girişimlerinin kanıtı olan bu yasal dinleme tutanaklarını basınımıza 
da bir kez daha vermeye hazırız.

Gizili örgütlenmeye ilişkin bulgular, Fethullahçı Gladyo merkezinde, 35 kişilik 
ABD'li personelin çalıştığı gerçeğine kadar uzanıyor. İçişleri Bakanı'na 
soruldu inkar edemedi. Zaten Gizli merkezin faaliyeti ortadadır: Ergenekon 
operasyonunun her aşamasında ortaya saçılan uydurma belgeler, ıslak imzalı 
kağıt parçaları, olmayan bombalar, 25 cm derinliğe gömülen yepyeni bombalar, 
Poyraz, Balyoz, Kafes planları, imal edilmiş özel hayat görüntüleri, artık 
göklere tırmanan yalanlar ve dolanlar; O tertip merkezinin faaliyetini bütün 
kanıtlarıyla ortaya seriyor. Faaliyetin kendisi somut kanıttır.

4. Baykal operasyonunun failleri iktidarın denetlediği örgütlenmelerde, Emniyet 
ve MİT içindeki F tipi örgütte aramak gerekir" diyenler doğru izi 
sürmektedirler.

5. Bu yaşananlar, Wall Street Journal'in deyişiyle "Kansız bir iç savaş" tır. 
ABD, Türkiye'yi ve Türk Ordusu'nu savaşmadan yenme stratejisini uygulamaktadır. 
Türkiye, savaşmadan yenilgiyi kabul edecek bir ülke değildir. ABD, kendi 
tercihine göre, savaşarak veya savaşmadan yenilecektir.

6. Türkiye tarihinde böyle bir ihbar ve korku ortamı Abdülhamit döneminde bile 
yaratılamamıştır. Seçmen iradesinin bu kadar baskı altına alındığı 
uygulamaların eşine dünyada bile az rastlanır. İktidar ve hapisane seçenekleri 
ile karşı karşıya bulunan BOP Eşbaşkanlığı, önümüzdeki seçim sürecinde her 
türlü hile ve tertip ve şiddete başvurmaya devam edecektir. Türkiye'de özgür 
bir seçim yapılabilmesi için, Tayyip Erdoğan iktidarına son verilmesi ve Dürüst 
Seçim hükümeti kurulması şarttır.
 

http://www.ip.org.tr/lib/pages/detay.asp?goster=haberdetay&idhaber=2444

 

 




-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!'' 
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle 
kalacaktır.


Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com/

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.




Windows Live Hotmail: Arkadaşlarınız Facebook'taki güncellemelerinizi doğrudan 
Hotmail(R)'den görür.




-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.


-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!'' 
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle 
kalacaktır.


Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com/


-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
                                          
_________________________________________________________________
Windows Live: Arkadaşlarınız size e-posta gönderdiklerinde Flickr, Twitter ve 
Digg'deki hareketlerinizi görürler.
http://www.microsoft.com/windows/windowslive/see-it-in-action/social-network-basics.aspx?ocid=PID23461::T:WLMTAGL:ON:WL:tr-tr:SI_SB_3:092010

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap