İlk adım, gerçeği görmek ve idrak etmekten geçiyor...
Eğer ülkenin içinde bulunduğu durumu ve bu durumu yaratan koşulları
göremiyorsanız, koy-verin gitsin; batsın bu Dünya...
Tüm doğal kaynaklarımızın, Cumhuriyetin kurumlarının, bankaların,
madenlerin ve hatta topraklarımızın yabancıların eline geçmesinin
ardındaki (asıl) tehlikeyi algılayamıyorsanız... Çevirin magazin
derginizin sayfalarını, izleyin mütareke medyasının renkli-camlarını,
seyreyleyin kuş bakışı, kuşlardan azade...
Ama...
[Diyelim ki] gerçeği görüp, algılıyor ve bilincinizin terazisinde
tartıp, sindiriyorsunuz...
Bu nokta çok önemli... İşte ikinci adım!..
Atın o adımı: Ve birleşin!..
Nasıl mı?
Dilerseniz bir siyasi partide, dilemezseniz, bir demokratik kitle
örgütünde... Ama, mutlaka bir yerlerde, bir takım insanlarla; sizler
gibi olan, sizlerle ortak bir paydada yer alan "diğer" insanlara ile
birleşin... Mutlaka birleşin!
Çünkü, bu ülkeyi savunmanın, emperyalizmin kültürel, ekonomik, siyasi
ve askeri saldırısına karşı durabilmenin başka bir yolu ve yordamı
mevcut değil...
Bu gerçeği bilmek, görmek, idrak etmek ve zihinlerimize çakmak
zorundayız.
Zihinlerimize çakmak da yeterli değil... Gereklerini derhal [ve hemen
şimdiden başlayarak] yerine getirmek zorundayız.
İçinde bulunulan süreçte, Türkiye'nin yurtsever güçlerinin gündemi
budur...
-       Emperyalizme karşı Atatürk ilkelerinin kulvarı içinde en geniş halk
cephesinin yaratılması ve örgütlenmesi!..
İşte sorun budur... Görev budur...  Sorumluluk budur!..
Gündemimiz, planımız, stratejimiz sözünü ettiğimiz bu çerçevenin içini
doldurmaktan ibarettir.
Mutlaka siyasal nitelikli örgütlenmedir gerekli olan...
Her Atatürkçü yurtsever kişi, kendi bireysel dünyasının içindeki
yalnızlığından kendisini kurtarmalı ve halkın bağrında kendi işlevini
yeniden keşfetmelidir. Kişilerin tek tek güçsüzlüğünden, toplumun
kolektif eylemine yönelmeli; çoğulun gücü ile birleşmelidir...
Emperyalizme karşı ülkenin bağımsızlığını savunan her yurttaş, laik
Cumhuriyeti korumanın tek yolunun, emperyalist saldırıya karşı
yürütülecek topyekun bir mücadele ile mümkün olabileceğini
kavramalıdır. Bu mücadelenin bir örgütlenme meselesi ile "bir ve aynı
şey" olduğunu anlamalı ve gününün gündemine bu gerçeği egemen
kılmalıdır...
Ve çalışmalı, çalışmalı ve yine çalışmalıdır.
Bu çalışma bir bilinçlenme ve örgütlenme çalışmasıdır.
Örgütlenerek bilinçlenme... Bilinçlenerek, örgütlenme...
Bilinçlenmeyi yaygınlaştırmak için örgütlenme...
Bilincin doğrularını hayata geçirmek için örgütlenme...
Yani örgütlenme...
Her yönde, her planda, her doğrultuda örgütlenme...
Doğruların tartışılması ve yaratıcı düşünceye kaynak oluşturması için
örgütlenme... Yaratıcı düşüncenin ülke yararına kullanılması için,
örgütlenme...
Ve yine örgütlenme!
Evet, sözünü ettiğimiz o derecede bir örgütlenme seferberlidir ki, o
noktada tavuğun mu yumurtadan, yumurtanın mı tavuktan çıktığı
birbirine karışmaktadır...
Bilinçlenme, güçlenme, birleşme ve başarıya ulaşma kavramları,
örgütlenme çemberin etrafında birbirinden ayrılması mümkün olmayan
halkalar oluşturacaklardır...
Kopması, koparılması mümkün olmayan halkalar...
Bilincimizi işte o halkaların oluşması yönünde seferber edip, tıpkı
Samsun'dan, Amasya'ya, oradan Erzurum, Sivas ve derken Ankara'ya
ulaşır gibi...
Birleşerek, örgütlenerek, güçlenerek, genişleyerek ve genleşerek...
Laik Cumhuriyet'in yeniden tesis etmek için, milletin egemenliğini ve
ülkemizin bağımsızlığını yenibaştan kurabilmek için... Hep beraber!
Ör/ güt/ len/ mek!...
Çünkü başka bir yolu yok, yordamı yok, yöntemi yok...
Varsa siz söyleyin, bırakalım örgütlenmeyi, sizin söylediğiniz
yapalım.
Çünkü artık bu ülkenin beklemeye, sorunları üzerinde geviş getirmeye
tahammülü yok...


LÜTFEN "TIK"LAYINIZ:
www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap