*02 Haziran 2010
                    Yeniçağ Gazetesi*


*Sabahattin ÖNKİBAR*

[email protected]

One minute balonunun patladığı gün...

Dün sanal bir meydan okuma ya da külhanbeyliğin teşhir olunduğu gündü!   Çok
değil 15 ay önce Davos'da atılan postanın kof olduğunu belgeleyen bir
tarihti.
Evet, dün partisinin grup toplantısında konuşmasını izlediğimiz Recep
Erdoğan açık denizde saldırıya uğrayan bir büyük ülkenin Başbakanı gibi
değil de, Fatih-Çarşamba'daki İmam Hatip'in münazarasında konuşan kifayetsiz
hamaset avcısı bir genç hüviyetindeydi.
Habire mugalâtalar yaptı ve çocukça tehditler savurdu!
Peki, netice mi?
Girin arşivime bakın, dünkü yazımda yazdığım gibi sonuç sıfır!
Uçup gidecek olan lafların ötesinde yeni ne bir karar ne bir adım!
Ama hakkını yemeyelim Başbakan önemli bir merhale kat etti!
Dün Recep Bey askerimize çuval geçirildiğinde ABD'ye nota verecek misiniz
sorusuna verdiği alaycı, *"Müzik notası mı, ne notası"  *gibi benzeri bir
şey söylemedi ki bu bile Erdoğan için önemli bir gelişmedir.
Öyle çünkü Recep Bey'in kabadayılığı ya yapaydır ya da Türkiye'deki yetim,
yoksul ve garipler için geçerlidir.
İş İsrail'e gelince ve konu ciddiye binince görüyorsunuz anında tornistan,
yani çark ediyor!
Sahi nerede o şanlı Davos kahramanımız!
Ortada Şimon Peres'in kuru lafları yok, gemimize açık saldırı ve de
kaybettiğimiz canlar var!
Ne yani Türkiye'ye alenen savaş ilanı olan bu saldırının Peres'in sözleri
kadar mı değeri yok?
*Varsa Peres'in karşısında güya celallenen Recep Bey dün laf etmenin ötesine
niye geçemedi ve radikal bir adım atamadı!
Deliğe süpürülmekten korktu değil mi?
Abraham Foksman'ların icazeti ile geldiği için, İsrail isterse geldiği gibi
gideceğini iyi biliyor da ondan değil mi?
*Dün bir kere daha görülmüştür ki rol yaparak, oynayarak ve toplumu manipüle
ederek Türkiye gibi bir ülke yönetilemiyor.
Kısa vadede yolunuza devam edersiniz lakin gün gelir bugünkü gibi açığa
çıkar ve batağa
saplanırsınız!
Açıklıkla söylüyorum, İsrail'in haydutluğuna zemin hazırlayan yine bu AKP
güruhudur!
Dürüst olalım, Gazze'ye konvoy insani yardım için değil, ambargoyu delmek
için gidiyordu, yani yardım kılıftı ve AKP bunu biliyordu.
Dahası, İsrail'in müdahale edeceği de günler öncesinden belliydi!
Hal bu iken AKP olayı Davos misali bir siyasi istismara çeviririm hesabıyla
müdahil olmadı, tersine konvoyun gidişine açık destek verdi.
Ama AKP'nin istismar hesabı var da başkalarının yok mu, bomba elde patladı
yani AKP hem kendini hem de Türkiye'yi rezil etti.
Sözün özü şudur:
*31 Mayıs gecesi Kasımpaşalı Recebimin balonlarının patlatıldığı gün olarak
tarihe geçmiştir*.
*TEZGÂH...*

*Ergenekon'da son dalga ve Emin Aslan*

Size medyaya yansıyan, fakat okumayanların mutlaka okuması için bizim de
hatırlatacağımız, dehşet bir sahneyi sunmak istiyorum. Emniyet
Teşkilatımızın haysiyet ve onur abidesi isimlerinden Eskişehir Emniyet
Müdürü Hanefi Avcı, uyuşturucu operasyonu bağlamında tutuklu olan Emniyet
Genel Müdür Yardımcısı Emin Aslan'la alakalı olarak mahkemeye şunları
söylüyor: "Malum uyuşturucu operasyonunu yöneten Ahmet bana, *"Emin Ağabey
masum, bizim gönderdiğimiz dosyada adı yoktu, savcılıkta eklenmiş dedi." *Evet,
bu sözler halen görevde olan bir Emniyet Müdürüne aittir ve Mahkemenin
huzurunda söylenmiştir... Peki, Emin Aslan niçin mi o listeye eklenmiş? Onu
da Emin Aslan'ın ağzından sunalım:  *"Hrant Dink cinayetinde sunulanın
tersine, korkunç tezgâhlar var. Ben tam onu aydınlatacaktım ki, birden
uyuşturucu tezgâhı ile içeri alındım..."* Soruyorum size, böyle bir
Türkiye'de sizler ve bizler nasıl güvende olabiliriz?... İşte bu atmosferde
bitmek tükenmek bilmeyen Ergenekon dalgalarına dün bir yenisi daha
eklendi...
Söyleyin nedir bunun adı?
*YİNE YENİDEN...   **
*
*"İyi şeyler" 6 şehit mi?*

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, malum 15 ay önce Kürt meselesinde iyi şeyler
olacak buyurmuş ve akabinde malum rezillikler yaşanmıştı. Ama heyhat o
Abdullah Gül şahit olunan onca alçaklığa rağmen hâlâ aynı görüşte, nitekim
çok değil 15 gün önce Kazakistan'a uçarken benzer ifadeleri kullandı yani
yine iyi şeyler olacak dedi... Ve olan oldu!.. Son 15 gün içinde 20'ye yakın
şehadet ki son olarak İskenderun'da PKK'ya 6 şehit verildi... Bu tabloya
şahit olduktan sonra Abdullah Gül'e, bu mu iyi şeyler demek geçiyor içimden!
Görülüyor ki Türkiye'nin sorunu sadece PKK değil, ona çapraz bakan
zihniyetlerin devlette sorumluluk almasıdır. Gül gibiler devlet yönetiminde
olduğu sürece PKK bitmez ve bitmeyecektir. AKP ve Gül gider, PKK da tıpkı
2002 misali sıfırlanır!
*AJİTASYON...*

*Askerlerimizi MOSSAD mı öldürttü?*

İsrail ve istihbarat örgütü MOSSAD'ın PKK ile ilişkisi sır değil. Gazeteniz
Yeniçağ'da bu bağlamda onlarca haber ve yorum yer almıştır. Ancak bu temel
olguya rağmen İskenderun'daki saldırının MOSSAD marifetiyle yapıldığını
söylemek kolay değil, çünkü şu gün için elde böyle bir delil yok. *Hayır, bu
tür bakışları sokaktaki vatandaş kanaat olarak seslendirebilir de devleti
yöneten  **AKP'nin ikinci adamı, yani Hüseyin Çelik bunu yapamaz. **Yaparsa
o zaman, sızlanacağına gereğini niye yapmıyorsun sorusuna muhatap olur. Öyle
ya İsrail seni ülkende vuruyorsa, yani askeri üssünü dolaylı olarak basıyor
ya da bastırtıyorsa, bu açık bir saldırı ve savaş sebebi değil
midir?..*Bize göre bu beyanın sebebi şudur: Hüseyin Çelik ve dinci
güruhun aslında
PKK diye bir dertleri yok; amaçları İsrail'in gemi saldırısı olayında geniş
halk desteğini almak için İskenderun'daki şehadet olayını kullanmak,
askerlerimizin katline İsrail'i dahil edip kitleleri ajite etmektir.

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap