1- Silopi'de "Barış" talebiyle yürümek isteyen gruba "izinsiz" olduğu gerekçesiyle polis müdahale ediyor, BDP milletvekili Cevahir Bayındır'ın kalçası kırıldı. Gazze'ye "barış" getirmek için yola çıkan "özgürlük filosuna" İsrail "izin vermeyeceği" gerekçesiyle saldırıyor, 9 ölü, onlarca yaralı var. Başka Başbakan olmak üzere İsrail'in faşizmine sert tepki gösterenler, Cevahir Bayındır'ın kalçasının kırılmasına yol açan müdahale şekillerinin arkasında kale gibi durmaktadır. Her türlü ikiyüzlülük ve çifte standarda karşı çıkılmalıdır. İsrail'in şiddetine karşı çıkanlar başka devletlerin uyguladığı şiddete de karşı çıkmalıdır.
2- "Şehit olmak için" yola çıkan, yola çıkmadan önce yakınlarıyla helalleşen "Özgürlük Filosu" yolcularına "yardım gönüllüsü" ve benzeri isimler takmak konuyu bulanıklaştırmaktan başka birşey değildir. Verilen demeçlere, yapılan konuşmalara, aktarılan tanıklıklara göre gemidekilerin akıllarındaki son şey bir kaç tır yardım malzemesini Gazze'e ulaştırmaktır. Gidenlerin ilk amacı İsrail'in koyduğu ambargoyu kırarak Gazze'yi özgürleştirmektir. Bu hareket son derece cesaret isteyen ve zülmün arkasında duran dünyaya karşı girişilmiş bir sivil itiatsızlık eylemidir. Gemide olanların hiç biri ile aynı dünya görüşünü paylaşmıyorum, şu koşullarda da hiç biri ile birlikte herhangi bir yolda yürümem. Ancak giriştikleri bu hareketle de çok büyük saygı duyuyorum. Gazze'nin özgürleşmesi talebi çok haklı bir taleptir ve bu talebi şiddete başvurmadan savunan herkes saygıyı hak eder. Gemiye İsrail'in gerçekleştirdiği oprasyona karşı gösterilen refleks tepkileri şiddet saymak ise haksızlıktır. Ve elbette ki bu tür bir sivil itiatsizlik eylemi için hiç kimseden izin almaya gerek yoktur. 3-Hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hem siyasetçilerin, hem de sokaktaki insanın tepkisinin temelinde olayın kendisinden çok İsrail yatmaktadır. Irkçılık ve Yahudi düşmanlığının bu tepkilerdeki payı maalesef çok büyüktür. Irkçılık ve Yahudi düşmanlığı son derece doğal bir meşru bir hakmış gibi ortaya konulmakta, İsrail Devletine değil Yahudi kökenlilere yönelik tarihin en büyük vahşetlerinden birini gerçekleştiren Hitler'e dahi övgüler düzülmektedir.Çok açıktır ki bu saldırıyı başka bir ülke düzenlemiş olsaydı benzer bir tepki ortaya konulmayacaktı. Nitekim daha 6 ay önce, yine aynı hedefe doğru amaçla yola çıkan aynı kalife Mısır'da saldırıya uğramıştı. Ve kimse sokaklara "Kahrolsun Mısır" diye fırlamamış, Mısır bayrakları yakılmamış, Mısırlıların kendilerine, dinlerine ve milliyetlerine lanet okunmamıştı. Ve dünyanın dört bir köşesinde ezenler ve ezilenler her an karşımıza çıktığı halde Sudan Devlet Başkanını bağrımıza basar, "Kahrolsun İsrail" diye bağırırız. 4- İHH hiç de eli armut toplayan yardım gönüllülerinden oluşayan bir topluluk değildir. Altı ay önce Mısır'da uğradıkları saldırı sırasında çıkan çatışmada 7 Mısır askerini rehin almışlardı ve bunu yapılan pazarlıklarda koz olarak kullanmışlardı. Gemide çekilen görüntüler İHH'nin yine aynı kozu elde etmek için uğraştığı, İsrail'in ise Mısır'ın durumuna düşmemek için karşısındakinin yaşam hakkını hiçe sayan yöntemlere başvurmuştur. 5-Son derece barışcıl talepler içeren eylem ve etkinliklere katılmak için yola çıkan kendi vatandaşlarının (bazı işçi memur işçi eylemlerinde Ankara veya İstanbul'a otobüsler sokulmuyor, yolda tespit edilenler geri çevriliyor veya siyasi partilerin etkinliklerine engel olunuyor) seyahat etme özgürlüklerini güvenlik ve benzeri nedenlerle hiç düşünmeden kısıtlayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin İsrail'in onca tehditine rağmen, müdahale beklentilerine rağmen herhangi bir önlem almamış olmasını aktarılanların ışında ihmal veya düşüncesizlik olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bu olayı iç politika malzemesi olarak kullanma ve oya tahvil etme durumunda olanların başından beri bu işin içinde olduğu açıkca ortadadır. 6-Dileyen sivil toplum örgütünün Türkiye'yi başka ülkelerle bu tür sorunlarla başbaşa bırakabildiği son derece demokratik ve özgür bir Türkiye'de mi yaşıyoruz gerçekten, yoksa bazı gruplar demokratik haklarını kullanmak için geri kalanlardan daha mı özgür? Biz şimdi farklı farklı gruplar oluşturup gemilere binip uluslararası sorunlara balıklama dalabilir miyiz, otur oturduğun yerde grubunun üyesi olarak mı kalacağız? 7-Saldırının kendisi üzücü, gündemin değişmiş olması son derece sevindiricidir. Neredeyse Kılıçdaroğlu kusmaya başlamıştık. Artık haber seyretmez hale gelmiştik kimimiz. Nasrettini Hoca'nın akrabası, bir taraftan Oğuz soyların, bir taraftan Peygamber ocağından gelme kimimizin devrişme, kimimizin Gandi dediği Kılıçdaroğlu'nun tüm rüzgarını yerle bir etti İsrail. Bu nedenle en çok CHP'lilerin İsraile kızgın olduğunu düşünüyorum. 8- A.Dilipak gibi bu işin teorisyenleri başta olmak üzere Gazze'ye özgürlük getirmek için yola çıkanlara "insan hakları savuncusu" demek, kendi ifade ettikleri gibi "Gazzedekiler Yahudi, onlara zülmedenler Müslüman olsa bile yine bu harekete girişirdik" diyenlerin, sokağa dökülenlerin samimiyetlerine kendilerinin dahi inandığını sanmıyorum. Ancak İsrail, türban, AKP'ye karşı girişilen darbe tezgahları gibi son derece kısıtlı ve herkes tarafından kolayca tahmin edilebilecek birkaç konuda "insan hakları savunucusu" kesilenler diğer başka bir çok konuda kör, sağır ve dilsiz olabiliyor. Köyleri yakılan - boşaltılan ve önemli bir kısmı Türkiye'nin sınırının hemen dışındaki bir toplama kampına sığınmak durumunda kalan insanlar, hukuk ve insanlık dışı yöntemlerle yargısız infazlarda yitip giden on binlerce kişiden birinin annesi / kardeşi / karısı / çocuğu her Cumartesi yakınlarını aramak için dayak yediğinde üç maymunu oynuyor bugün zulümden, insanlıktan bahsedenler. İnsanların tercihlerinin bulunması, bazı konularda daha duyarlı olması son derece normal. Vicdan parçalara bölünemeyeceğine göre, olaylara ve insanların aidiy etlerine göre ayarlanamayacağına göre çoğu konuda insanların acılarına sessiz kalanlar, kör - sağır - dilsiz olanların vicdani bir muhasebe sonucu Filistine destek verip İsrail'e karşı çıktıklarına inanmak mümkün değil. Ve ne yazık ki bu sadece belli bir gruba has bir özellik değil. 9- "Hangi devlet olsa İsrail'in yaptığını yapardı?" diyenler maalesef son derece haklı. Türkiye dahil olmak üzere bir çok ülke İsrail'in yaptığını en azından aynısını yapardı. Bu konuda peşpeşe sıralanabilecek sayısız örnek mevcut. Eğer gerçekten İsrail'in yaptıklarının bir vahşet olduğunu düşünüyorsak, eğer gerçekten İsrail'in terörist bir devlet olduğunu düşünüyorsak, benzer durumlarda benzer yollara başvurabilen diğer ülkeler İsrail'e benzemeye devam ettikçe, İsrail neden öteki devletler meşru olan uygulamalardan vazgeçsin ki? Ve neden İsraile meşru görmediğimiz "devlet terörünü" başkalarına hak görürüz. 10- Bir de "Hamas da bir terörist örgüttür" "Doğu Türkistan için neden böyle tepki göstermediniz" diye tepki gösteren "Dünya Türk Olsun"culara söylenebilecek tek bir laf vardır : Siz önce dönüpte içinde debelendiğiniz kan deryasına bakın. Dönün Dersim'e bakın, bugüne bakın sonra konuşun. * [email protected]* Mısır'dan konvoya SALDIRI 6 ocak 2010 Konvoyun başında bulunan *İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım* şunları söyledi: *"Mısır devleti Gazze'ye girecek ekibi iki parçaya bölmek istedi. Ariş'e ilk gelen grubu Gazze'ye göndermek istedi. Ancak biz buna karşı çıktık. Bunun üzerine Mısır devleti bağışlanmak üzere konvoyda bulunan 59 araca el koymak istedi, biz buna da karşı çıktık. Bir anda etrafımızı sardılar. Görüşmelere başladığımız bir anda bize saldırdılar. Üstümüze taş atmaya başladılar. Arkadaşlarımızdan 30'u yaralanırken 5 kişinin durumu ise şu an ciddiyetini koruyor. 7 arkadaşımızı gözaltına aldılar. Biz de bu saldırılara karşılık verdik. Biz de 7 tane Mısır askerini esir aldık. Yaralı olan 3 askeri bıraktık. Şu an elimizde üst düzey 4 tane Mısır askeri var. Arkadaşlarımıza karşılık bu askerleri serbest bırakabiliriz. İlk saldırıların ardından Mısır askeri hem denizden hem karadan etrafımızı kuşattı. Şu an abluka altındayız. Yeni bir saldırı gerçekleştirebilirler." http://www.on5yirmi5.com/genc/content.aspx?c=13460 * ** -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
