*Rifat SERDAROĞLU* - İzmir - 06 Haziran 2010 Pazar
 ------------------------------

*Yolun sonu görünüyor (3)*



[image: Yolun sonu görünüyor (3)]

Bu başlıkla yazdığım üçüncü yazı bu. Bu isim,büyük  halk ozanı Musa
Eroğlu'nun şahane eserlerinden birinin adıdır. İnsanın kendisine biçilen
ömrün sonunda mutlaka tadacağı "ölüm" karşısındaki çaresizliğini çok usta
bir şekilde anlatır.



*Bu dünyanın direği yok,*

*Merhameti yüreği yok,*

*Kılavuzun gereği yok,*

*Yolun sonu görünüyor...*



Bu fani dünyada her şeyin bir sonu vardır. Sultan Süleyman'a bile kalmayan
dünya kime kalacak ki? Herkes geldiği gibi gidecek.

*"Ne Mutlu Türküm Diyene"* sözünün bazı yerlere yazılmasını
*"İlkellik"*sayan, Arapları Türklerden fazla seven bir Cumhurbaşkanı,
Demokrasi benim
için araçtır  amaç değil, davam için papaz elbisesi bile giyerim deyip,
Hamas'a poster olan Başbakan , 2001 yılında yazdığı *"Stratejik
Derinlik"*adlı kitabında  Irak'ın üçe bölünmesi gerektiğini söyleyen,
son olarak da
ellerinde binlerce vatan evladının kanı bulunan Barzani'ye *"Kak"* yani *
"ağabey"* diyen Dışişleri Bakanı ve Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk
ve yoksulluklarını  millete yaşatan, ülkenin borçlarını ikiye katlayan ve
tüm değerlerini yok pahasına satan AKP iktidarıyla son senemize girdik.



*Geçtim dünya üzerinden,*

*Ömür bir nefes derinden,*

*Bak feleğin çemberinden,*

*Yolun sonu görünüyor...*



8 seneye yaklaşan bu iktidar zamanında neler görmedik ki!

Biat  kültürüyle  cemaatlerde yetişen,din tüccarı sözüm ona  demokratları
mı, yürürlükteki Anayasa'nın 174. Maddesine göre yasaklanmış olan
tarikat-cemaat-tekkelerin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Bakanlıklarını
kendi aralarında pay ettiklerini mi,

Devletin en hassas kadrolarına  tarikat artığı, Lâik Cumhuriyet ve Atatürk
düşmanı militanların yerleştirilmesini mi,

Babalarından harçlık alan çocukların  medya patronu, gemileri olan armatör,
pırlantacı, rafineri sahibi, enerji yatırımcısı olmalarını mı,

Dolmuşa verecek parası olmayıp, AKP'li belediyelerde yaptırdıkları  imar
değişiklikleriyle dört çeker ciplerden inmeyenleri mi, Cami imamlığından,
bölünmüş yol müteahhidi  olanları mı,

Teröristi sınır kapısında karşılayan Genel Müdür ve Müsteşarı mı,

Adam başı 4 dakika yargılanma ile Teröristleri salıveren seyyar mahkemeleri
mi,

Teröristleri şeref tribünlerinde ağırlayan Belediye Başkanlarını mı,

İnsanların ne ile suçlandıklarını bilmeden, aylarca tutuklu kalmalarını mı,

Gizli tanık denen "terörist eskilerinin"  ifadeleriyle hapse atılan
Başsavcıları mı,

Apo denen eşkıyayı yakalayan kahramanların, komutanların, aydınların
sorgusuz sualsiz hapse atılmalarını mı,

Terörü Türkiye'nin her tarafına yayarız diyen hain milletvekillerini mi,
bunları duymazdan gelen ödlek Cumhuriyet Savcılarını mı,

Cennet vatanın en aziz bölgelerinden biri olan Güneydoğuda Apo posteri ve
PKK paçavralarını taşımanın serbest hale geldiğini mi,

Bana ne yazdan bahardan,

*Bana ne kardan borandan,*

*Aşağıdan yukarıdan, *

*Yolun sonu görünüyor...*



Başka milletlerin bir asırda göremeyecekleri travmaları 8 senede gördük.
Neler Görmedik ki,

*"Rabbim bize Cleveland dedi"* deyip şutlanan Kemal abiden, hazinemizi
teslim ettiğimiz İngiltere vatandaşına, *"Ali Dibo'yu"* yeniden yeşerten
bakanları mı,

Bu cemaat ve tarikat artıklarına yaranmak için, eşlerine türban taktırıp,
gizlice kafayı çeken yalaka iş adamlarını mı,

Davos'ta  parlayıp, Amerika'da Yahudi Lobisinin önünde el pençe duranları
mı,

Müslümanların verdiği sadaka paralarını dolandıran ve  Almanya'da suçunu
itiraf eden eş dost ve mücahit arkadaş ve akrabaları mı,

Arap yarımadasının zampara prenslerine İstanbul'un en güzel arazilerini
peşkeş çekilmesini mi,

Binlerce yıllık devlet geleneği olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
Cumhurbaşkanının koşar adım Arap kralının otel odasın gitmesini mi,

İHH denen örgüt tarafından kullanılan ve öne sürülerek yaralananlar için
hastaneye giden ama iki kilometre ötedeki, vatan savunması sırasında
yaralanan askerlerin yanına  dahi uğramayan Başbakanları mı,

Türk dış politikasının, ne olduğu bilinmeyen vakıflar tarafından
yönlendirilmesini mi,

Tüm bunları görmezden gelip ihanetin en büyüğünü yapan bürokratik yapı ve
medya kuruluşları mı,



*Neler gördük biz neler...*

*Azrail'in gelir kendi,*

*Ne ağa der ne efendi,*

*Sayılı günler tükendi,*

*Yolun sonu görünüyor...*



Yazmakla bitmez bu 8 yılda gördüğümüz çirkinlikler.  Ama başta söyledik, her
şeyin sonu geldiği gibi bunların da sonu geldi. Şimdi hem hesap verme, hem
de yıkılanları tamir etme dönemi geliyor.

Tayyip Bey ve AKP üst yönetimi hiç merak etmesinler. Bağımsız Türk Yargısı,
hiçbir etki altında kalmadan haklarında en doğru ve adil kararı verecektir.

Yıkılanların, kırılanların tamir edilmesi ve duran kalkınma hamlesinin
yeniden başlaması için Türkiye'nin usta tamircilere ihtiyacı var. Siyasetin
çileli yollarında yürümüş, tertemiz kalmış tecrübeli kişilerin önderliğinde,
yeni pırıl pırıl beyinlerle takviye edilmiş kadrolar hizmet için
beklemektedirler.



Partilere düşen görev bu insanları bünyelerine katmak için çaba
göstermeleridir. Ayrıca Tayyip Bey'in emriyle solu ve merkez sağı bölmek
için emir bekleyen ve servetlerinin hesabını dahi veremeyen Belediye ve
Amerika'da mal zenginleri  ile bay yüzde 10'ların oyununa gelmemek ve
bunların gerçek yüzlerini kamuoyuna bir daha anlatmak hepimizin görevi
olmalıdır...



En önemli görevimiz  PKK terör örgütünün, toprak ağaları ve aşiret
reislerinin  zulmü altında ezilen Kürt kökenli vatandaşlarımızı, din
tüccarları tarafından yıllardır sömürülmekte olan dindar vatandaşlarımızı bu
terör ve din tüccarlarının etkisinden kurtarıp onları kucaklamak olmalıdır.



Türkiye'de bu sevgiyi çoğaltacak ve tüm Türkiye'ye dalga dalga yayacak yüce
gönüllü o kadar çok halk adamı  var ki, partilerimiz kapılarını açsalar
hepsi koşarak gelecekler...








-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.


Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com/

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

<<image001.jpg>>

Cevap