---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Bülent Esinoğlu
<[email protected]<http://tr.mc275.mail.yahoo.com/mc/[email protected]>
>

*Birinci ve İkinci Müzakere Dönemi*

*Bülent ESİNOĞLU*

Ecevit'e meclis operasyonundan sonra, tarlaya ekilen AKP tohumu 2002 de
çimlendi. İlk icraatı, Amerika ile Irak'a girmek için Bir Mart Tezkeresini
Meclise getirmek oldu. Bu ilk fatura ödemesi idi. Güney Doğuya 65 Bin
Amerikan askeri yerleşecekti.

Türk milleti bu badireyi atlattı, ama beylerin Amerika hizmeti hız kesmedi.
Meclisten Irak harbine dâhil olmama kararı çıktı, ama AKP'nin kanun nizam ve
meclis kararı dinlemek gibi bir niyeti yoktu. İncirlikten Irak'a 4496 sorti
yapıldığını Vecdi Gönül Amerika ziyaretinde açıkladı.

Amerika'nın Türkiye'yi denetim altında tutması için Türkiye'nin AB kapısına
bağlanmasını istiyordu. Amerika yirmi yıldır aynı tespiti yapıyordu:
Türkiye'nin başını boş bırakırsan, Asya'ya kayar.

Türkiye'nin iç dinamiklerinin ve çıkarlarının Asya'da olduğunu herkesten
daha iyi Amerika biliyordu. Bunun için Türkiye'nin AB kapısına bağlanması,
onlar için akla yakın olanı idi. Böylece, içerdeki Batıcı liberaller, dinci
AKP'ye destek verirler hem de içerden kontrol edebilirlerdi.

Bu plan I.Müzakere dönemi olarak başladı. Batıcı holding medyasının( o zaman
mütareke basını diyorduk) AKP'ye desteği ile AKP hiçbir şey yapmadan, tüm
Cumhuriyet varlıklarını satışa çıkardı. Bir taraftan müzakereler devam
ediyor, öte yandan satışlar devam ediyordu.

Bu dönemin adı; Batı değerlerine bağlı kalarak demokratikleşme dönemi idi.
Propaganda böyle yapılmıştı.

Birinci dönemin sonunda, kendi değerlerinden uzaklaşıp, başkalarının
değerleri ile çürüyen devlet kurumları, her alanda zorlanmaya başladı.

Artık II. Müzakere dönemini başlatmanın zamanı gelmişti. Çünkü Ergenekon
Tertipleri ile ordu kendi derdine düşürüşmüş, aydınlar korkutulmuş,
zindanlara atılmıştı. Gerekçe gene aynıydı. Demokratikleşmek.

Aslında Batı Osmanlı'ya da aynı sistemi uygulaya gelmişti.

II. Müzakere sürecinin PKK ile sürdürüleceği anlaşılıyor. Ama aslında, bu
müzakere sürecinin içinde boylu boyuna Batı(Amerika) bulunacak.

Şimdi medyada yürütülen, *bu iş, bu ordu ile olmayacak,* *PKK ile* *masaya
oturalım dayatmaları, tamamen Batının dayatmalarıdır.*

Bu müzakere sürecinin, Batıdan gelen dayatmalarının başında, Ordunun
işlevinin sonlandırılması, Osmanlının son zamanlarındaki gibi, ordunun silah
bırakması ve silahlarını teslim etmesi isteniyor. (Profesyonel ordu talebi)

Osmanlı da o zaman irade koyamamıştı. Osmanlının başında devleti savunanlar
yoktu. Şimdi de yok.

*Batı ve PKK ile masaya oturmak demek, Batıya toprak vermek demektir*. Önce
Barzani'ye devlet bahşetmek, arkasında Türkiye'ye doğru genişlemesi
sağlamaktır.

Türk halkı bu duruma rıza gösteremez. Bunun Batının sandığı kadar kolay
olmadığını bilenler, Amerika Afganistan'da ölenlerini kimseye haber vermeden
gömüyor. Bizde öyle yapalım diyen Şamil Tayyar'dan öğreniyoruz. Aslında
cenaze törenlerini yasaklayalım fikri aslında Şamil'in değil, Batının
fikridir.

İradenin geri dönmesinden korkmaktadırlar.Zaten o irade bir geri dönerse...

24.6.2010, 
[email protected]<http://tr.mc275.mail.yahoo.com/mc/[email protected]>

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap