Kimden: BİLGİ NOTU


 *Bir Sıkıyönetime Doğru mu? /* *OKTAY AKBAL*

Yaşantımın neredeyse yarısı sıkıyönetimlerde, olağanüstü hallerde geçti
desem, hiç de yalan olmaz.

Alışık olduğumuz bir durumdu bizim kuşaklar için...

Oysa o günlerde şimdiki gibi korkunç olaylar, başkaldırmalar, her gün kalkan
şehit cenazeleri, sınır karakollarına kanlı baskınlar yoktu.

Yine de hükümetler gerektiği için böyle kararlar alırlardı. Kimi zaman
yıllar sürerdi. Hiç de fazla dert etmezdik. İstemezdik, hoşlanmazdık ama
katlanırdık. Bir kez daha mı o günlere döneceğiz?

*Sekiz yıllık bir iktidarın hiçbir devlet deneyimi, yaşantısı, bilgisi,
görgüsü olmayan bir kadronun yönetimiyle bugünlere geldik... Ne yapacağını
bilmez görünen, ama gerçekte ta çocuk yaşından beri arzuladığı bir İslam
devleti kurmak hayalindekilerle sonunda bir çıkmaza saplandık! Açılımlar
dediler, Kürt mü, ulus mu, birlik mi, sonra daha başka açılımlar, hepsi
sonuçsuz kalan işler...*

Üç ayda 46 şehit, sekiz yılda kim bilir daha yüzlercesi...

Ama onlar hâlâ yerlerinde oturuyorlar. Kendilerini övmeyi sürdürüyorlar!
Hiçbir sıkıntıları yok! Dış politikada tam bir çıkmazdalar. AB dediler,
sonra vazgeçtiler. ABD ile içli dışlı olmaya kalktılar, yirmi kere ABD
Başkanı'nın huzuruna gittiler. Ne elde ettiler, memleket için mi, kendileri
için mi?

***

Bıçak kemiğe dayandı, kemikler erimeye başladı. AKP hükümeti hâlâ işbaşında.
"Ölmek güzeldir" demek onlarda, "Askerin işi yan gelip yatmak değildir" sözü
dillerinde. Bir tek asker cenazesinde gördük mü Başbakan olan kişiyi? Gelse
de etrafında otuz kırk eli silahlı adamla gelirdi... Bin kişilik koruma ordusu
hangi liderde var? Her gün polis sayısı kat kat arttırılıyor. Hep
Tayyip'leri ve kadrosunu düşmandan korumak için... Oysa düşman ortada, orda,
sınırlarda, sınır ötesinde. Ama önce kendileri... Halkımız, askerimiz
umurlarında mı?

***

Hangi ülkede yıllarca orduda görev yapmış generaller tutuklanıp hapislerde
yatırılmıştır. Hatta görevdekiler bile savcıların, yargıçların karşısında
hesap vermeye çağrılmıştır.

Askerle alay eden Bülent Bey'in dediğini unutmayalım: "Biz bu generallerle
savaşa girdiğimizi düşündükçe korkuyorum..."

Kaçınılmaz bir gerçek varsa, o da AKP hükümetinin bir an önce görevden
ayrılmasıdır.

CUMHURİYET






-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.


Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com/

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap