*13 Temmuz 2010*
*Sabahattin ÖNKİBAR Yeniçağ Gazetesi* [email protected] Numan Kurtulmuş, Tayyip Bey'le anlaştı mı? Bizzat Numan Bey'den dinlemiştim. *Tayyip Erdoğan, 2007 seçimlerine gidilirken Numan Kurtulmuş ile bir araya gelmiş ve ona Başbakan Yardımcılığı, yani ikinci adamlığı önermişti. Numan Bey ise yapılan bu teklife tereddüt etmeksizin hayır demişti. *Yakın geçmişte yaşanan bu teklifi hatırlattıktan sonra gelelim bugünlere ve son yaşananlara? Önceki gün Saadet Partisi'nin kongresi vardı ve kongrede arbede çıktı. Numan Bey partideki Erbakancıları tasfiye adına meydan okuyunca bu geleneğin kongrelerinde hiç yaşanmayanlar yaşandı ve kavgalar çıktı. Perde gerisini bilmiyoruz ancak referandum sürecinde bu yaşananlar Saadet Partisi için hiç iyi olmadı, dahası o yaşananlar AKP'nin ekmeğine yağ sürdü. Kısa bir süre önce Numan Bey'le Ankara'da bir balıkçı lokantasında yediğimiz yemekte şunları söylediğimi hatırlıyorum: - "Erbakan Hoca için siyaset, Demirel ve Merhum Türkeş misali yaşam tarzıdır ve SP'ye olan ilgisini ona yorumlamanız gerekiyor. Çok yakın çevrenizin bile sizi Erbakan Hoca ile karşı karşıya getirmek istediğini biliyor ve bu tutumlarını sürdüreceklerini tahmin ediyorum. Haddim olmayarak size tavsiyem; Erbakan Hoca bazı noktalarda inatçılık yapsa bile tahammül göstermeniz ve onu saygıyla taşımanızdır. Böyle bir tutum aynı zamanda ahde vefanın gereğidir. Bu siyasi hareket Erbakan ve arkadaşları için çocukları gibidir, dolayısı ile onları çocuklarına şefkat göstermekten men etmeyiniz! Parti yönetimine Erbakan Hoca'nın birkaç yakınını almanız da sizden bir şey götürmez!" Numan Bey benim bu ifadelerime gülümseyerek, "Haklısınız zaten sizin söylediğiniz gibi yapıyoruz" karşılığını vermişti. Bu konuşmanın kısa sayılabilecek bir süre sonrasında, ne oldu da bu noktaya gelindi bilmiyorum. Numan Bey'in Erbakan Hoca ile arkadaşlarından bunalmış olması muhtemel, lakin referandum ve hatta seçim sathı mailine girildiği bir süreçte iplerin kopartılması SP'ye yaramayacaktır. Ortaya çıkan tablodan hareketle Başkent'in 'Sisler Bulvarı'nda dillendirilenler şunlardır: Birinci husus; Erbakan Hoca'nın Numan Kurtulmuş'a bazı konularda fren olduğu, örneğin Kürt meselesinde ona dur dediği iddiasıdır. Kürt ve diğer temel konularda ağırlık koyamamayı ve radikal bir şey önerememeyi Numan Bey kişiliksizlik olarak yorumluyor ve SP'nin oy olarak yerinde saymasını yani yükselememesini buna bağlıyor. Dolayısı ile Erbakan Hoca'ya meydan okumasını SP'nin fikirsel planda başka bir zemine oturması arzusu şeklinde yorumlayanlar var. Keza kongredeki meydan okumayı, rüştünü ya da liderliğini ispatı şeklinde sunanlar da var. Ancak en önemli iddia, Numan Kurtulmuş'un Tayyip Bey'le kapalı kapılar ardında anlaştığıdır. *Güya Tayyip Bey, Cumhurbaşkanı olduktan sonra AKP'yi Numan Bey'e teslim edeceğini taahhüt etmişmiş de, Numan Bey onun için Erbakan Hoca'ya meydan okumuşmuş! Kuşkusuz bu iddia, yakıştırma da olabilir ama Numan Bey'in yürümeye bile mecali olmayan Erbakan Hoca ile bu biçimde restleşmesi insana acaba mı dedirtiyor? Öyle ya aynı Tayyip Erdoğan 2007'de Numan Bey'e, AKP'ye gel dememiş miydi? * *Ülkücüleri 12 Eylül ile gazlayanlar ve Evren'e elçi önderenler!* Neymiş efendim referandum ile12 Eylül'den hesap sorulacakmış da, ülkücüler bu şekilde darbecilerden rövanş alacakmış! Kim söylüyor bunu? AKP ve yandaşları! Onlara göre Ülkücüler "salak ve sürü" ya, yiyecekler bunu öyle mi? *Utanmasalar referandumu ülkücüler için icat ettik bile diyecekler neredeyse! **Bre utanmazlar, 12 Eylül'ün önderlerini siz köşklerinizde ağırlamadınız mı? AKP'nin kuruluş günlerinde Kenan Evren'e askerle aramızı bulsun diye elçilik teklif etmediniz mi? (Bu haberi o dönem Star Gazetesinde yazmış ve tekzip almamıştım.) 12 Eylül döneminin Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç'ı bunun için Evren Paşa'ya göndermediniz mi? *Öyle ise bu riyakarlık niçin? Adamlar oy uğruna mukaddes dinimizi bile alet ederken, 12 Eylül'ü istismar etmiş bunda ne var diyorsunuz değil mi? Haklısınız ama ortada bariz bir yalan var. Nasıl mı? *Yahu bu referandum geçse bile 12 Eylül'den hesap sorulamaz, çünkü ortada zaman aşımı diye bir kavram var. *Bunu bilmelerine rağmen, utanmadan sıkılmadan hâlâ 12 Eylül istismarlarını yapıyorlar. *Bakın 12 Eylülcülerden hesap sormanın yolu vardı ancak bunu AKP engelledi! Nasıl mı? TBMM'deki Anayasa değişikliği görüşmelerinde CHP, 12 Eylülcüler zaman aşımından yararlanmasın ve hesap versinler diye bir önerge vermişti! Peki ne mi oldu o önerge? **AKP'nin oyları ile reddedildi! **Evet, AKP, 12 Eylülcülerin hesap vermesini oyları ile engellemiş oldu! *Hal bu iken şimdi 12 Eylül istismarını yapmaları ise AKP'nin bilinen riyakârlığı ya da ikiyüzlülüğünün sergilenmesinden ibarettir. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak olan referandumun temel amacı bellidir ve o da yargının ele geçirilmesidir. Evet, AKP bu referandum ile devletin yargısını da ele geçirmeye çalışıyor. Bu açık tabloyu sunduktan sonra gelelim BBP'nin takındığı tutuma? Açıklıkla söylüyorum, pek çok BBP'liden iyi tanıdığım merhum Muhsin Yazıcıoğlu yaşasaydı, AKP'ye kuyruk olmaz yani onun ardına takılmazdı. *Öyle, çünkü Muhsin Başkan, AKP kurulurken kendisine teklif edilen etkili bir Bakanlığı elinin tersi ile itmiş, hadi yolunuza demiştir! **Dolayısı ile o gün o tavrı takınan biri, soyut bir kandırmaya kendini kaptırıp AKP'ye payanda olmazdı! *Referandumda evet diyeceğini açıklayan BBP'li yöneticiler, 12 Eylül'den hesap sorma yutturmacısını bir tarafa bırakıp, hangi gerekçeyle böyle bir tercihe yöneldiklerini kamuoyunu ikna edecek biçimde ortaya koymak durumundadırlar. Yok, bunu yapmayıp, o kuru 12 Eylül yalanını bahane edip AKP'ye taşeron olurlarsa, bilsinler ki bunun ardında başka başka sebepler, örneğin kişisel menfaat elde etmek gibi şeyler aranacaktır. Muhsin Bey'in kemiklerini sızlatmayın, BBP'yi AKP'ye payanda yapmayın! -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
