**
*SÜHEYL BATUM*
Yüksek Seçim Kurulu'na Çağrı
Evet bu yazı ile, *Yüksek Seçim Kurulu*'na; başkanı ve üyelerine seslenmek
istiyorum. Ve anayasa ile yasalarda yazılı olan haklarımı *"**korumalarını
ve çok dikkat etmelerini**" *rica ediyorum.
*Sayın başkan ve üyeler*, sizler Türkiye'nin yüksek mahkemelerinden gelen
yargıçlarsınız. Sizler, Türkiye'nin içinde bulunduğu tüm koşullara karşın ve
hiç kuşkusuz *"**yasama ve yürütmede toplanan iktidar gücüne**"
*karşı, *"**yargı
gücünü**" *ve *"**hukuku**" *temsil ediyorsunuz. Ve özellikle de çok önemli
sonuçları olan bir *"**halkoylaması**" *aşamasında çok önemli *bir rolünüz
ve işleviniz* var.
12 Eylül'de bir oylama yapacağız. Ve bu çok önemli oylamanın *dürüst ve eşit
biçimde, partiler arasında hakkaniyete *uyularak yapılıp yapılamayacağı,
tamamen size kalmış durumda.
Üstelik bugün işiniz ve işleviniz, hiç kuşkusuz biraz daha zor. Çünkü
iktidardaki parti, 12 Eylül yaklaştıkça, *"**hayır**" *oylarının önde
gittiğini görüyor. Yani Türk milletinin, artık kendisine giydirilen *"**
elbiseyi**" *çıkarıp atacağını görüyor. Ve *sinirleri tamamen bozulmuş*durumda.
Bu sinir ile, bugüne kadar bin bir zorlukla elde edilmiş *"**demokrasi,
eşitlik, seçimlerin dürüstlüğü**" *yönündeki ilkelerden, kurallardan
hiçbirine önem vermemeye; acımasızca, hoyratça, açıkça çiğnemeye başladı.
Eskiden de öyleydi hiç kuşkusuz, ama bu kez, daha da farklı. Bu yönde,
hiçbir ilkeyi, ahlaki değeri tanımıyor. İşte, *YSK**'**nin değerli üyeleri*,
sizin anayasal göreviniz, işleviniz, bu nedenle çok önemli. Ya bunları
koruyacaksınız. Ya da gözlerinizin önünde, tüm kural, ilke ve değerler yok
olacak. Tercih ve yetki sizlerin, değerli üyeler, tamamen sizlerin.
*Çok değerli başkan ve üyeler*, lütfen *televizyon yayınlarına* bir bakın.
Eşitlik mi görüyorsunuz, taraflar arasında eşitlik var mı? Yoksa (belki
baskı ile, belki isteyerek, bilemem ama), eşitliğin, dürüstlüğün hoyratça,
tamamı ile yok edildiği, *tek taraflı yayınlar* mı görüyorsunuz?
Bakın tarafsız(!) haber kanallarına, yayınlar kesilip Başbakan'ın tüm
propaganda konuşmaları, artık *naklen yayımlanıyor*. *Tümü ile ve diğer
yayınlar kesilip*. O kanalların patronları, ekonomik çıkarları için ya da
korku nedeniyle, bunu haklı görebilir, bizleri de *"**haber veriyoruz**" *diye
inandırmaya çalışabilir. Ama değerli yargıçlar, *sizler? Sizin göreviniz ve
işleviniz*?
*Değerli yargıçlar*, sözüm ona en tarafsız(!) haber kanallarında, her gün
bir bakanın, günde iki saat konuştuğu, sözüm ona haber programları(!)
izliyorsunuz. Açıkça "*evet*" propagandasının yapıldığı yayınlar
görüyorsunuz. Her gün, hiç durmadan, bıkmadan, usanmadan ... Haydi onlar,
bunu korku ve baskı ile yapıyor ya da isteyerek yapıyor. Pekiyi sayın
yargıçlar, sizler? *Ya eşitlik*?
Sayın yargıçlar, *devlet televizyonuna da bakın*. Dünyada hiçbir demokratik
ülkede görmeyeceğiniz bir uygulamayı görüyorsunuz. Aynı tür adamlar, iktidar
aydınları, inanılması güç bir yanlılık ve sözüm ona *"**tarafsız, eşit
yayınlar.**" *Ve kararlarınıza rağmen TRT aynı yayınlara ve
"*yanlılığa*"kaygısızca devam ediyor. Pekiyi
*sayın üyeler*, ya yasalar, ya eşitlik, dürüstlük ilkeleri?
Elimde *valilerin* fütursuzca yaptığı işlere ilişkin örnekler var.
Örneğin *Eskişehir
valisinin genelgesi*. *"**Başbakan geliyor, tüm memurlar, tüm görevliler
mitinge katılın**" *diyen. Amirlere de buna nezaret ettiren. Haydi *"**onlar
devletin değil, iktidarın valisi!**" **Pekiyi ya yasalar, ya eşitlik*?
Dedim ya, hiçbir ilkeyi, hiçbir değeri, hiçbir ahlaki kuralı, engel kabul
etmiyorlar diye ... *Fatih Altaylı*'nın yazısını okuyun. *"**Hayır**" *oyu
vermek istediğini söyleyen sanatçıları, propagandadan sorumlu bakan aramış,
tümünü. Ne demiş, ne söylemiş, tehdit mi etmiş, bilemem, ama o konuşmadan
sonra Habertürk'e "*daha ihtiyatlı(!) konuşmuşlar*." Sakın bir bakan, karşı
oy verecek olanları arar mı, *"**daha ihtiyatlı konuşmalarını sağlar
mı**" *demeyin.
İşte yapar, yapıyor. Hiçbir kural, ilke, değer tanımıyor. Ama *diğer tarafta
* da *"**bu iş için yetkilendirilmiş YSK var, sizler varsınız.
Halkoylamasının eşitliği, dürüstlüğü yönünde ilkeler, kurallar, uygulamalar
var.**"*
*Değerli başkan ve üyeler, *bir tarafta oyunun çalınacağından, hile
yapılacağından (belki haklı, belki haksız) endişeli milyonlar var. Diğer
tarafta her gün duydukları, *"**evet**'**e de, evet mührü basılıyor, hayır**
'**a da**"** türünde tartışmalar*. Endişeler var. Gördüğümüz korkunç
uygulamalar var.
Ve diğer tarafta da sizler varsınız. Her tür endişeyi, her tür tartışmayı,
her tür korkuyu, her tür haksızlığı gidermek yetkisine sahip olan yargıçlar.
Lütfen yetkilerinizi *"**şeklen**" *kullanıyor gibi yapmakla yetinmeyin.
Karşınızda *"**iktidar gücünü sonuna kadar kullanarak, baskı yapan, eşitliği
bozan, her yolu mubah gören bir anlayış ve kişiler, kurumlar**" *var. Her
gün gördüğünüz gerçekler var. Televizyon yayınları var. Eşitliğin,
dürüstlüğün açıkça ayaklar altına alınması var.
Öbür tarafta da buna *"**engel olabilecek**", *yetkisini "*şeklen
kullanıyormuş gibi yapan*" değil, sonuna kadar kullanabilecek ve "*gerçek
eşitliği, dürüstlüğü sağlayacak*" sizler varsınız. Bunu yapacağınıza
inanıyoruz. Çünkü sizler hukukçusunuz, yargıçsınız. Ve bunun için varsınız.

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap