Bülent Esinoğlu [email protected]
 24 Ağustos 2010 20:27

  *Her Halde Köyün Muhtarı Görüştü!*

*Bülent ESİNOĞLU*

Biliyorsunuz, Kandil Dağının tepesinden "biz devlet ile görüştük, anlaştık"
açıklaması geldiğinden beri iktidar şaşkın.

RTE görüşen şerefsizdir, Başbakan'a inanmıyorsunuz Karayılan'a inanıyorsunuz
diyor. Biz sana nasıl inanalım. Bizim sana inanmamız için geçmişte bizi
inandıracak işler yapmış olman gerekir. Mesela BOP eşbaşkanı olduğunu 34
yerde halka açıkladın, sonra ben eşbaşkan değilim dedin biz sana nasıl
inanalım.

Biz görüşmedik dedikten iki gün sonra devletin organları görüştü dedin. Şu
anda devletin Başbakanı değil misin?

Devlet, devlet deyip duruyorlardı, bu gün de devletin kim olduğunu Gül'den
öğrenmiş olduk. Gül "terörle mücadele sadece silahla olmaz, bazen de başka
yollar kullanılır" dedi. Görüşmelerin mücadelenin bir yöntemi gibi verdi.
Yani görüşüldüğünü ve işin içinde olduğunu ima ediyor.

Böylece, PKK ile görüşmeden doğan sıkıntı ikiye bölünmüş oldu. Yani RTE'nin
referandum sürecinde rahatlatılmasını sağlamış oldu. Buda, görüşme işinden
doğan sıkıntının, halka hazmettirilmesi yollarından birisi olsa gerek.

Biz görüşmedik, devlet görüştü demek, ordu görüşüyor demektir. Peki, siz
değil miydiniz, PKK ile görüşüyorlar, PKK'yı yönetiyorlar diye generalleri
Silivri'ye tıkan?

İyi ki, Ordunun Ergenekon kanadı görüştü demediler.

İktidar ve Gül öyle zor durumdalar ki, PKK'dan gelecek 3-5 oya muhtaç
oldular.

Hem Gül'ün, hem de RTE'nin söylediklerinden PKK ile pazarlık içinde
olduklarını anlamamak için geri zekâlı olmak gerek.

Pazarlığın temel maddesinin demokratik özerklik olduğu hususu birazdan
anlatacağım sebepten daha iyi anlaşılacaktır.

RTE, 2011 yılında Anayasayı tümden değiştireceklerini, 12 Eylül'de oylanacak
olanların sadece bir başlangıç olduğunu açıkça söyledi. Siz referandumda
evet derseniz biz Anayasanın tümünü değiştiririz dedi. BDP(pkk) ise Anayasa
değişikliklerinin kendilerinin istediği değişiklikler olmadığını, olsaydı
destekleyeceklerini söyledi. Yani eğer şimdi bize söz verirseniz, biz evet
deriz. Ama daha sonraki Anayasa değişikliklerinde bizim demokratik özerklik
talepleri yer almalıdır. Her iki tarafın yaptığı açıklamaların perde
arkasında bunlar var. Şimdiki boykot açıklamaları pazarlığı güçlendirmek
içindir.

Tayyip şunu biliyor: 8 Mayıs 1991 tarihinde Anavatan iktidarı döneminde
yasalaşan 3723 sayılı yasada, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı vardır.
Bir sonraki aşamada bu yasayı Anayasa hükmü haline getirerek bölünmeyi
yasallaştırmış olacaktır. PKK'ya verilen söz budur.

Tam biz bunları konuşur ve tüylerimiz diken olurken, Birinci Ordu Komutanı
Orgeneral Hasan Iğsız sanık olarak, dört saattir ifade veriyordu.

Takunyalı Führer kitabı için yazarını dört yıldır hapiste tutan gladyo
bakalım, Hanefi Avcı'ya ne yapacak? Bakalım referandumdan sonra da
Führer'lik yapacak mı?

24.8.2010, [email protected]

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap