Kimden: Ece


 NEREDE O YÜREKLİ, YURTSEVER CUMHURİYET SAVCILARI? Ali ERALP26 Ağustos 2010


Atatürk'ün Adalet Bakanı *Mahmut Esat Bozkurt*, savcılara verilen "*Cumhuriyet
Savcısı*" unvanının isim babasıdır.

-Bir başbakan çıkıyor:
"*Ben Büyük Ortadoğu Projesinin eşbaşkanıyım, şimdi o görevi
yapıyorum..." *diyor.
*Ve bunu tam 34 yerde açıklıyor, tekrarlıyor...

Lozan'da doktora yaptıktan sonra yurda dönen değerli bilim adamı ve
politikacı, Atatürk tarafından 'Hukuk **Reformu yapmakla' *görevlendirilir.
Ata'nın huzurunda *'Hukuk Reformu*" tartışılırken Bozkurt, "*Cumhuriyet
Savcısı*" adı üzerine çok tepki alır ve sıkıştırılır:

Ona "*Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı diyorsun?" *diye sorarlar.

*Cumhuriyet Başbakanı,
Cumhuriyet Bakanı,
Cumhuriyet Müsteşarı,
Cumhuriyet Valisi,
Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da,
Neden Cumhuriyet Savcısı?
Savcılara neden bu imtiyaz?*
*

Atatürk, Bozkurt'a "Ne diyorsun?" der.
* Bozkurt'un cevabı çok net olur:
"*Çünkü öyle zaman olur ki, Cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan,
müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir. İşte o
hesabı soracak olan Cumhuriyet Savcısı'dır*."

Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder. "*Devam et Bozkurt*" der.

İşte şimdi, değerli devlet adamı Mahmut Esat Bozkurt'un sözünü ettiği o
dönemden geçiyoruz. "*Cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan,
müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sorulması gereken*" bir dönemi
yaşıyor, o dönemin tüm pisliklerine tanık oluyoruz. Hem de tartışmaya bile
gerek kalmayacak kadar açık, seçik bir "*ihanet dönemi*"nin tam
merkezindeyiz.

Bir başbakan çıkıyor:
"*Ben Büyük Ortadoğu Projesinin eşbaşkanıyım, şimdi o görevi
yapıyorum..." *diyor.
*Ve bunu tam 34 yerde açıklıyor, tekrarlıyor.*Peki, Başbakanın 34 yerde
"eşbaşkanı" olduğunu vurguladığı Büyük Ortadoğu Projesi nedir? Ne anlama
geliyor?
*
Çok özet ve net: Amerika'nın bir sömürü ve paylaşım programıdır. Ülkelerin
yer altı ve yerüstü zenginliklerini yağmalayarak, halkları etnik bölgelere
ayırıp, köleliye mahkûm eden bir projedir. Doğrudan devletlerin sınırlarını
değiştirmeyi hedeflemektedir. 24 ülkeyi kapsamaktadır ve içerisinde Türkiye
de vardır.
Bu Yenidünya düzeninin haritası ABD tarafından çizilmiş, Amerikan Silahlı
Kuvvetleri dergisinde yayınlanmıştır. Ayrıca 15 Eylül 2006'da Roma'da
yapılan bir NATO toplantısında subaylarımızın gözü önünde duvara da
asılmıştır. *

*
Bu haritaya göre vatanımız Kürt, Ermeni, Rum ve daha başka etnik bölgelere
ayrılmaktadır. Doğu, Güneydoğu bölgesi Kürtlere verilmekte, Diyarbakır
Kürdistan'ın başkenti yapılmaktadır. Bu gerçek daha sonra başbakan
tarafından 16 Şubat 2004 gecesi Kanal D ekranında da ortaya konmuştur.
Başbakan şunları söylemiştir: "Şu anda Amerika'nın da Büyük Ortadoğu Projesi
var ya Genişletilmiş Ortadoğu yani, bu proje içerisinde Diyarbakır'ı bir
merkez yapacağız. Bunu başarmamız lazım." *

Türkiye Anayasasına ve yasalarına göre bu bir suçtur. "*Anayasayı tebdil,
tağyir ve ilgaya teşebbüs suçudur. Deniz Gezmiş'ler işlemedikleri bir suçtan
yargılanıp, idama mahkûm olmuşlardı. Gerçekte Türkiye'nin bağımsızlığını,
bütünlüğünü onlar savunuyordu. Emperyalizme karşı canlarını ortaya koyarak
mücadele vermişlerdi. Ama şu anda işbaşında bulunan iktidar Türkiye'yi
bölme, parçalama girişiminde bulunmaktadır ve "Anayasayı tebdil, tağyir ve
ilgaya teşebbüs*" suçu işlemektedir.

*Bir zamanlar, 2 Nisan 2003 tarihinde Abdullah Gül de yine bu çerçevede ABD
Dışişleri Bakanı Colin Powell ile 2 sayfa, 9 maddelik gizli bir anlaşma
yapmıştı. Bunu da 24 Mayıs 2003 tarihli Vatan gazetesinde Sedat Sertoğlu'na
açıklamıştı.**

Bu suçlara ek olarak, geçenlerde iktidar terör örgütünün elebaşıları ile
Kandil'de, İmralı'da ateşkes pazarlığına girmiş, bir takım ödünler vererek,
suç dosyasını biraz daha kalınlaştırmıştı. Görünen o ki, ihanet giderek
derinleşmekte, netleşmektedir.
*
Ayrıca devlet daireleri şeriatçı bir örgüte teslim edilmiş bir durumdadır
bugün. Devlet, imamlar tarafından yönetilmektedir. Devletin yerini cemaat
almıştır. Ergenekon dahil tüm "*darbe*" tertiplerinin ve senaryolarının
altında bu örgütün parmağı vardır. Tüm dinlemeleri o yaptırmaktadır.

Eskişehir Emniyet Müdürü Hanifi Avcı "*Haliç'te Yaşayan Simonlar*" adlı
kitabında, gelinen boyutun korkunçluğunu ortaya koymuştur. Ama şu ana kadar
hükümet tarafından henüz hiçbir idari soruşturma, inceleme başlatılmamıştır.
Adli soruşturma da başlatılmamıştır.

Bütün bu işler olup biterken, yüce Atatürk'ün "*Cumhuriyeti koruma, kollama
görevi*"ni verdiği savcılar da ortalarda görünmüyor. Neredeler, ne
yapıyorlar, harekete geçmek için daha neyi bekliyorlar? Bilen yok!..

Cumhuriyet düşmanlarının her yanı veba gibi sarması, bebek katillerinin
Türkiye üzerinde söz sahibi olması, cemaatçilerin devleti teslim alması *Doğan
Öz'lerin, İlhan Cihaner'lerin azlığından, Zekeriya Öz'lerin, Osman
Şanal'ların çokluğundan kaynaklanmıyor mu sizce? Ne dersiniz?*Namuslu,
dürüst, Atatürkçü savcılar neden susuyorlar? Sustukça sıranın bir gün
kendilerine de geleceğini bilmiyorlar mı? Bu memlekette Cumhuriyeti
gerçekten koruyacak, kollayacak savcılar yok mu? Kalmadı mı?

*Nerede o yürekli, yurtsever Cumhuriyet Savcıları? Nerede o beyaz atlılar?
Ne zaman doğacaklar dağların doruklarından Mustafa Kemal'ler gibi... *
* *
ALİ ERALP/İLK KURŞUN






-- 

Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.


Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com/

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap