İngiltere'nin eski Başbakanı Tony Blair ilginç bir tespit yapıyor ve
yazmış olduğu kitabında açıklıyor:
-       Tayip Erdoğan ve zamanın Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, "anlaşması
en kolay" Türk politikacılarıydı...
Kimdir bu Mr. Tony?..
ABD emperyalizminin Batı Avrupa şube başkanı...
Kim belirler ekselanslarının konuşmalarındaki esasları?..
ABD genel merkezi!..
Bu bağlamda ne buyuruyor emperyalizmin şube başkanı?..
-       En kolay politikacılar Tayip Erdoğan ile Abdullah gül'dü...
Peki içinde yaşanılan süreçte durum nasıl?..
O kadarını Mr. Tony bilemez; çünkü artık Başbakan değildir; şube
başkanlığından azledilmiştir ve sadece dinleme ve izleme konumundadır.
Ama önemli bir döneme tanıklık etmesi bakımından Mr. Tony'nin yazdığı
kitaptaki "itiraf"ları önemlidir.
Bu aynı kitapta Recep ve Abdullah Beylerin siyasi konumlarını ve
kişilik özelliklerini belirlemiş olması da değerli bir tarihi
tespittir...
Eğer emperyalizmin merkezinde görev yapan kişiler sizi "kolay" lokma
olarak görüyorlarsa, o lokmayı çiğneyip yutmak istemeleri doğaldır...
Eğer siz onların iştihalarına davetiye çıkartıp, sofrayı onların
istedikleri gibi kuruyorsanız, masanın başköşesine yerleşmek
istemeleri tabiidir...
Ancak Türk halkının bu noktada anlaması gereken gerçek, bu sofrada yer
alan "mama"ların kime ait, kimin malı olduğunu bilmek ve kimlerin
midesine gitmek üzere servis edilmekte olduğunu görüp, kavramaktır...
Türkiye'nin temel müesseseleri, en kıymetli maddi kaynakları ve
stratejik önem taşıyan merkez kuruluşları hep bu kolay lokma olmanın
sonucunda emperyalizmin işkembesine gönderilmiştir...
Tekel fabrikaları üç kuruşa satılmış, sonra bu üç kuruşluk koskoca
tesis, beş dakika sonra 300 kuruşa alıcı bulmuştur!..
Türkiye'nin güvenliğinin en önemli araçlarından birisi olan iletişim
ağı yabancıların egemenliğine geçmiştir.
Türkiye, bir yabancı devlet doğal gaz muslukları kapattığında soğuktan
tir-tir titreyecek ve sanayi tesislerini durduracak bir çaresizliğin
içine itilmiştir...
Başta Kıbrıs olmak üzere tüm stratejik kırmızı-çizgilerimizin üstü
çizilmek ve yok edilmek istenmiştir.
Adına "açılım" denilen dış patentli bir politika [BOB Projesi]
sonucunda emperyalizmin Güneydoğu'daki emellerine yağdanlık
olunmuştur...
İşte bütün bunlar ve çok sayıdaki benzerleri, Mr. Tony'nin deyimi ile,
"kolay lokma" olmanın Türkiye Cumhuriyeti üzerine örttüğü karanlık
örtünün unsurlarıdır...
İşte Türkiye halkı, 12 Eylül günü önüne konacak olan Anaya
değişikliğine "Hayır," dediğinde sözünü ettiğimiz bu örtü aralanacak
ve ülkenin "makus talihi"ni değiştirme umudu tekrar yeşerecek ve
toplum yüzünü aydınlığa döndürmüş olacaktır...
Mesele; CHP, MHP, DSP ve İ.P.'nin öne çıkması, yarışı kazanması ya da
Türkiye'nin gündeminde boy göstermesi sorunu değildir...
Mesele, karanlıktan aydınlığa çıkacak olan yolda oluşturulması şart
olan "Milli Mutabakat"ın ilk adımının atılmasıdır...
Mesele, birliktir, beraberliktir; Cumhuriyettir, bağımsızlıktır ve
sonuç olarak hukuk devletidir...

LÜTFEN "TIK"LAYINIZ:
www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com










-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap