Kimden: KAAN
*PİŞKİNLİK Mİ, YOKSA NEDİR?* Televizyon yayınlarıyla sınırlı ilişkim arasında bazen denk geliverir. Altı-yedi ay önce de öyle oldu. TV 8'de gazetelerin ilk sayfalarına konu olan olayların yüksek sesle, yarı-şakalı anlatıldığı yayına telefonla bağlanan kişi ülkedeki sakat adalet uygulamalarına açıklık getirdi: *"Hiç kimse merak etmesin! Tanklar yollara inerse onların önüne ilk çıkan biz oluruz!"* İrkilmemek elde değildi. "Panzerler kapımıza dayandı onların önüne geçemeyecek misin?" diye bağırdım da beni duymadı. Duymasına gerek var mıydı? Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuş olan partinin milletvekili sokak ağzıyla geçiştirmemeliydi molla hukukunun darbelerini. Adaletin temeli, düşünce özgürlüğümüzün teminatı olan mahkemeleri siyasetçinin emrine veren değişikliklerin kabul edilmemesi için yollara düşen anti-tankçı Genel Başkan, bir kerecik olsun kapıya dayanan panzerlerden söz etmedi. Varsa yoksa Başbakan'ın mal varlığı! Sanki Cumhuriyet devletinin temelleri yıkılmıyordu da Başbakan'a af yasası çıkarılıyordu ve genel seçime gidiliyordu. Genel Başkan'ın da tek yanıtı vardı: kendisi başbakan olunca akan sular duracak, özgürlükler geri gelecekti. Oysa sorun bu denli hafif değildi. Anadolu'da yüzlerce yıllık Türk egemen devlet yıkılıyordu. Washington, Atina, Tahran, Brüksel, Riyad, Paris, Şam, Roma, Erivan, Londra, Bağdat, Moskova, Erbil, Amsterdam, Rabat bayram ediyor. Sanki 12 Eylül gecesi hiçbir şey olmadı. Bir spor karşılaşmasıydı, geldi geçti de Genel Başkan, Brüksel'in yolunu tuttu olmak için Başbakan! Oralarda "Siz Türkiye'deki yönetimin ne kötü olduğunu bilmiyorsunuz, durun ben size anlatayım" anlamında konuşup durdu. Ne hazin! O Avrupa yöneticileri senden benden daha derinden izlemiyorlar mı sanırsın değişimi? Değişim ve yıkım operasyonunu onlar yönetmediler mi? Genel Başkan'ın bu gerçeği bilmemesi olanaksız! O da asıl patronların desteğini almak için yarışa girmişe benziyor. Çektirdiği fotoğrafa bakmak yeter: Bir yanında Alman tankı C. Roth, öte yanında Amerikan yetiştirmesi C. Özdemir! * * ** Alman tankı Roth, Türkiye Cumhuriyetini zayıflatmak için Diyarbakır'dan-Bodrum'a, Lefkoşa'dan İstanbul'a koşturup durmadı mı, Ankara'nın göbeğinde elinde megafon halkı isyana çağırmadı mı? C. Özdemir, Bush'un örgütlerinde kurslardan geçtikten sonra Alman yeşillerinin vurucu elemanı olarak, adının Türkçe olmasından da yararlanarak Türkiye Cumhuriyeti'ni silkelemek için elinden geleni yapmadı mı? Sanki 12 Eylül gecesi Türkiye hiç değiştirilmemiş gibi davranıyor Genel Başkan! Panzerler kapıları kırıyor, Genel Başkan, genel seçime hazırlanıyor! Genel Seçim olacak mı? Olursa hangi düşünce özgürlüğü ortamında ve hangi yargıçların denetiminde seçime gidilecek? Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığını savunan kaç kişi panzerin altında kalacak? TBMM'de soru önergesi verip ev ödevini bitiren ilkokul öğrencisi gibi basına yakınıp durmak yeter mi? Yoksa Türkiye Cumhuriyeti'nin asli sahibi partinin yönetimi de mozaikten de mozaik mi? Onlar da, tıpkı generaller gibi, Türksüz federasyonu "demokratik açılıma devam" diye yutuyorlar da mozaikten kendilerine "etnik şeref" mi çıkarıyorlar? Oralarda Türklerin hiç hükmü kalmadı da 12 Eylül gecesinde üstümüze çöken karanlığı ayrımsayamıyorlar mı? Panzerlere karşı savunmasız kalanlara somut olarak "sabrın" dışında hemen şimdi ne öneriyorlar? Bu saldırı apaçık ortadayken, adalet kurumu iktidarın emrine girerken TBMM'de "dokunulmazlık zırhı" kalksa ne olur, kalkmasa ne olur? Genel Başkan ve ekibi bizi de kendileri gibi pişkin mi sanıyorlar? Yurttaşların, "Türklüğünü Amerika'da sorgulayan" Orhan Pamuk ve etnik kinini "gönül rahatlığıyla evet" diye yazarak örtmeye çalışan çöplüğün soytarısıkadar hükmü yok mu? *Mustafa Yıldırım * *29.09.2010* http://www.sozgazetesi.org/index.php?option=com_k2&view=item&id=372:pişkinlik-mi-yoksa-nedir?&Itemid=59<http://www.sozgazetesi.org/index.php?option=com_k2&view=item&id=372:pi%C5%9Fkinlik-mi-yoksa-nedir?&Itemid=59> __._,_.___ -- Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!'' anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır. Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar. http://ozkanbostanci.blogcu.com/ -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
