Bir ülkede taşlar yerine oturmamışsa, her gün yeni bir krizin ve her olay yeni bir sorunun kaynağını oluşturur... Bir ülkenin temel esasları yerinden oynatılmışsa, hiç kimse yarınların nelere gebe olduğunu sağlıklı bir biçimde öngöremez; tahmin edemez... Medya gözünü ve kulağını CHP'ye çevirmiş sürekli olarak kriz törpülemektedir. Başbakan, ellerini ovuşturarak CHP'yi didikleyerek yeni yeni yapay gündemler oluşturmanın fırsatlarını kollamaktadır. CHP, her kafadan çıkan farklı sesleri halka, birbiri ile uyumlu bir koro[ymuş] gibi sunup, yutturmaya çalışmaktadır... Ve bu arada ülkede üretim düşmekte, yoksulluk artmakta, reel sektör çökmekte ve iflaslar kol gezmektedir... Ama... Her nasıl oluyorsa, Türk parası değerini korumakta; Dolar ve Avro düşüşünü sürdürmekte; [ve fakat] borsa yükselmesine devam etmektedir. Türkiye'nin dışarıya olan borcu her gün daha daha katlanmakta; ama, kredi notu sürekli yükselmektedir... Önceleri bir Anayasa kitapçığının birilerinin kafasına fırlatılması bu ülkeye devalüasyonu getirmiş... Ve derken, koskoca bir Hükümet'in tepe taklak yıkılmasına neden olmuştu... Bugün, o Anayasa kitapçığının temel esasları zıngırdıyor; çıt yok!.. Bir zamanlar, herhangi bir Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun ceketinden bir düğme kopartılması ciddi bir saygısızlık ve hatta suç olarak algılanır; bunu yapanlar kınanır ve hapislere atılırdı... Ama bugün, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en önde gelen generalleri, üst düzey komutanları, teröre karşı canını siper etmiş en vefakâr evlatları terörist suçlaması ile zindanlara atılabilmektedir. Ama ortalıkta yine bir küçük "çıt" bile yoktur... Bütün bu çok önemli sorunlar Türkiye'nin gündeminde ısrarla yoktur; inatla yoktur!.. Çünkü, büyük ölçüde teslim alınmış olan medyanın gündemine bu gerçek sorunlar sokulmamaktadır. Türkiye bir hukuk felaketinin içinde debelenmekte ve bir hukuksuzluk uçurumuna doğru sürüklenmektedir; ama... Türkiye'nin yapay gündemi "türban" ile meşguldür. Türban tartışması siyasetin Çin Seddi'ni oluşturmakta; Türkiye'nin ekonomisi, ulusal çıkarları, savunma stratejisi ve dış bağımlılık sorunları gündemdeki yerlerini alamamaktadırlar... Neymiş efendim?.. CHP'de türban krizi yaşanıyormuş... Daha daha neymiş? CHP'de resepsiyon krizi patlamış!.. Ne varmış resepsiyon krizinin kaynağında? - Türban!.. Bir ülkede muhalefeti gerçekten temsil etmek, o ülkenin parlamentosunda çoğunluk iskemlelerine sahip olmakla ölçülemez... TBMM'de, sizden sonra gelen siyasi partiden biraz daha fazla "parmak" sayısına sahip olabilirsiniz. Önemli olan bu değildir... Önemli ve değerli olan, o ülkede toplumsal muhalefetin lideri olabilmektir; halkın sözcüsü ve temsilcisi niteliğini kazanabilmektir!.. O ülkede yaşayan halkın sorunlarına gerçekçi çözümler üreten ve bu çözümleri en geniş şekli ile halkın bilincine aktararak, güçlü bir halk yapılanması yaratan örgüttür gerçekten muhalefetin lideri... Çünkü bu konudaki liderlik, muhalefet etmekten değil; çözüm üretmekten geçer... Toplumsal muhalefetin lideri olmak, ülkenin geleceğini belirleyecek olan bir güç ve yapılanmaya sahip olmak ve nitelikli bir düşünce önderliğine sahip olmakla koşuttur... Ötesi boştur... Naylondur; görüntüdür, vitrindir... Devamını mı istiyorsunuz?.. O zaman söyleyelim: - Tümü ile zahiridir ve oldukça da "ticari"dir!.. İnanmıyorsanız, şöyle bir çevirin gözlerinizi Ankara'ya, bakın bakalım ne görüyorsunuz?..
LÜTFEN "TIK"LAYINIZ: www.soruyusormak.com www.dnm-ler.com www.kitlecizgisi.com -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
