İlginç bir araştırma ve bir yazı. Araştırma bana çok mantıklı geldi
değerlendirmeniz dileğiyle...
* **Vatan Gazetesi**
**02.11.2010*
*Şişmanlıkta tüm tabuları yıkan kitap*
*B**eslenme** uzmanı Zoe Harcombe, obezite konusunda şimdiye kadar
bilinenlerin tümünü çürüten bir kitap yazdı
*
Dünyanın en saygın eğitim kurumlarından birisi olan Cambridge
Üniversitesi'nde obezite araştırmaları yapan *beslenme* uzmanı Zoe Harcombe,
beslenme ve kilo verme hakkında şimdiye kadar bilinenlerin tümünü çürüten
bir kitap yazdı. 'Obezite salgını' isimli kitapta, lifli gıdaların
söylendiği gibi yararlı olmadığı, diyet otoritelerinin tavsiyelerinin de
gerçeği yansıtmadığını öne sürüyor. İşte çok tartışılacak kitapta yer alan
satır başları:
*Tavsiyeler değişti şişmanlık patladı*
Harcombe'ye göre obezite sorunu, bizim yaşam tarzımızla değil, ne
yediğimizle alakalı. 70'li yıllara kadar İngiltere'de obez insanların nüfusa
oranı yüzde 2 civarındaydı. Ancak 2000'e gelindiğinde bu oran yüzde 25'e
çıktı. Bunun sebebi, 1983 yılında diyet tavsiyelerini değiştirdi ve obezite
şaha kalktı. Eski diyet tavsiyesi un ve hububat üzerine kuruluydu bunları
yiyenler şişmanlar, en fazla şişmanlatan ise şekerli gıdalardı. Büyüklerimiz
bize ciğer, yumurta gibi şeyleri yememizi, sebzelere tereyağı koymamızı
telkin ederlerdi. Şimdi "U" dönüşü yaptık.
*Karbonhidrat ve nişastayı kesmeyin*
Harcombe'a göre karbonhidrat ve nişastalı yiyecekler vücutta glikoza
dönüştürülür. Bu süreç sayesinde vücut insülin salgılar. İnsülin bilindiği
gibi vücudun yağ deposunu çalıştıran ana aktörlerden birisidir.
Karbonhidratı kesmek vücuttaki yağları yakmanın da önünü tıkar.
*Fazla kalori yakmak işe yaramaz*
Bu kadar basit olsaydı günde 500 kalori alarak haftada yarım kilo zayıflamak
mümkün olurdu. Ancak *insan normal yemek alışkanlığının dışına çıktığında
yani daha az gıda aldığında vücudun "kıtlık" mekanizması devreye giriyor ve
aldığımız gıdanın bir kısmı enerji olarak depolanıyor.* *Yani az kalori
almak vücudun daha az kalori yakması anlamına geliyor*. *Kilo vermek için
önce vücutta yağ yakımına imkân veren ortamı yaratmaktır. Bu durum da kalori
alımını düşürmeden karbonhidrat alımını sınırlamaktan geçiyor. Bunun için de
et, balık, yumurta ve sebze gibi gerçek besinlere ihtiyacımız var.
*
*Aşırı spor kilo verdirmez*
Denemeye bile kalkmayın. Fazla egzersiz acıkmanıza ve daha fazla yemek
yemenize neden olur. Eğer egzersiz yaparak kalori yakıp yağlarınızdan
kurtulacağınızı sanıyorsanız bir kere daha düşünün. Harcombe'a göre, *aşırı
spor yapmak vücuda daha fazla zarar verir. Acıkıp normalden daha fazla
karbonhidrat ihtiyacı duyarsınız.
*
*Yağlar zararlı değildir*
Gerçek yağlar bizim için zararlı değildir. İşlenmemiş hayvansal yağların 100
gramında 2.3 gram doymamış, 1.5 gram da doymuş yağ bulunmaktadır. *Yağ
vücudumuzdaki her bir hücre için hayati öneme sahiptir. Bu olmasa yağda
çözülen A, D ve E vitaminlerini vücudumuz yeteri derecede ememez. Böylece
görme, kemik dayanıklılığı, ruh sağlığı, kanser, damar tıkanıklığı ve kalp
sorunları yaşarız. *Gerçek yağ almazsak vücudumuz hayati derecede önem
taşıyan vitaminlerin hiç birini absorbe edemez.
*Doymuş yağ-kalp ilişkisi*
Harcombe'nin araştırmalarına göre doymuş yağın tek başına kalp hastalığına
neden olduğunu gösterir bir tane bile bilimsel veri yok.
*Lifli gıda tezi yanlış*
30 yıldır lifli gıdaların tokluk hissi vererek sindirim sistemini
çalıştırdığı söyleniyor. Ancak Harcombe'a göre bu doğru bir fikir değil.
Sindirim sisteminin sürekli çalışmasının vücudumuzu temizlediği söyleniyor.
Ancak vücut için gerekli olan mineraller, yediklerimiz bağırsaklarımızda
iken vücudumuz tarafından absorbe ediliyor. Lifli gıdalarda ise mineraller
vücuttan hızla atılıyor.
*Zayıflamak isteyen meyve yemesin*
*Kilo vermek isteyenler kesinlikle meyveden uzak durmalı*. İçindeki şekerler
vücudumuzda yağ olarak kalır. *Günde 5 öğün meyve ve sebze olgusu Amerikalı
meyve ve sebze firmalarının pazarlama kampanyasıdır.* *Meyve ve kanser
oluşumu arasında hiç bir bağlantı bulunamamıştır.
*
*Sebzeleri tereyağı ile yiyin*
Harcombe'a göre sebzeler vücut için çok yararlı. Ancak tereyağı ile
alındığında. Tereyağı bu gıdalardaki vitaminin vücut tarafından emilmesini
sağlar. Ancak meyvelerde bulunan şeker, karaciğeri yorar ve vücutta yağ
olarak birikir. Şeker ancak et, balık yumurta ve süt mamulleri sayesinde
vücuttan atılır. Etteki vitamin ve mineraller meyvelerdeki vitamin ve
minerallerden çok daha iyidir.
*Kolesterol kötü bir şey değil** -* Harcombe buna kesinlikle karşı çıkıyor.
Ona göre yüksek kolesterol kötü bir şey değil. Tansiyon verileri 1.79 metre
insanlar için hesaplanmıştır. Aslında bunun 1.65 boyundaki insanlar olarak
hesaplanması gerekir. Ayrıca, Ancel Keys'in yaptığı araştırmalara göre
*kolesterol
içeren hiç bir "gerçek" gıda vücuttaki kolesterol oranının yükselmesine
neden olmaz*. Rafine edilen karbonhidratlar trigliserid oranının yükselterek
kolesterole yol açar.
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected].
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.