*Füze Kalkanında Asıl Hedef İran değil, Türkiye'dir!... * ** *Füze Kalkanı dedikleri şey, sadece manyetik şemsiye değildir,* aynı zamanda *kurulduğu bölge halkına yöneltilmiş bir manyetik şiddet silahıdır.*
Halkımız bu bilgilerden mahrumdur. Gökyüzünden gelen manyetik şiddeti kim bilecek? Evinin içinde bile ne kadar manyetik şiddet altında olduğunu bilmiyor halkımız. Diyorum ki; bir tansiyon ölçen alet gibi, manyetik şiddet ölçen bir alet icat edilse, evlerimizde bir tane elektrikli alet tutmayız. *Füze Kalkanı* hakkında bildiğimiz, bunun bir *manyetik savunma silahı *olduğudur. *Batının manyetik manyakları kafaya koymuş*tur, *bize bu en pahalı teknolojiyi satacaklar. * *Trabzon'da, Kadırga yaylasına da üssü kuracaklar. * Başladılar bile. İşte *o yaylada, manyetik şiddeti en yüksek baş vericiler kuruldu* bile. İşler *üç yıldan beri devam ediyor. * Ancak, *parlamento kararı henüz alınmamış*tır. O yüzden mecburen gündeme getirildi. *Başbakanımız, eş başkanı olduğu BOP savaş projesine hayır diyemez.* Adım adım işler yürütülüyor. *Hükümet önce sözü veriyor, halkın elinden tarım alanları alınıp ormana dahil ediliyor, orman işletme yasaları değiştiriliyor, yaylalar yabancılara işletmeye açılıyor... * *Yayla turizmi diye; yabancıların geliş gidişleri normalleştiriliyor, Telekom yabancılara veriliyor, yaylalara, dağlara tepelere oteller ve baz istasyonları dikiliyor... * Dikilen her direkle birlikte, halkımız bilmiyor ki *yediğimiz manyetik dayağın şiddeti artıyor. * *Sadece* biz *insanlar değil, bitkiler ve hayvanlar bu şiddetten zarar görüyor. * Direğin altındaki *meyveler kuruyor. * İşte *arılar da ölüyor, kovanlar SOS veriyor. * *Duyargalarla çalışan tüm uçucular ve sürüngenler, aynı tehlike altındadır. * Manyetik şiddete maruz kaldığı için *arılar yön duygusunu kaybediyor, yuvasız kalıyor* ve işte sonuçlar ortada. Trabzon çevresinde *binlerce petek arısız kaldı, kovanlar ölüyor.* Arı demek,* ''nebatat''* demektir; *Karadeniz'i dünyada birinci yapan flora demektir; ilk tıp kitabı Lokman Hekim'in yazıldığı yer demektir; bu florayla beslenen sağlıklı bir genetiğe sahip olmuş insanlar demektir... * *Doğu Karadeniz* demek, *Kafkas Arısı* demektir! Geçen hafta, *Ayder Yaylası* arıcılarının basın açıklaması basında yer aldı; *bu yıl üretim yarı yarıya düştü. * Nedeni bilinmiyormuş gibi; *''Devlet* *yetkilileri duysun, nedeni araştırılsın''* diyorlar. Bilmediklerinden değil, sorumluları rahatsız etmemek için *''araştırılsın''*diyorlar. Görecekleri *muhtemel ekstra şiddetten korkmuş* gibi. *Bugün arıya olan, yarın çocuklarımızadır;* yakında gazetelerde *''evinin yerini unutan çocuklar, kaybolan çocuklar''* başlıklı haberler okuyacağız. Düşünebiliyor musunuz; biz şimdi *Füze Kalkancı Amerikan Yahudi lobisinin isteğine uyarak, Kadırga Yaylasında Füze Kalkanı Üssü* kuracağız. *İran'la hiç savaş çıkmasa bile, o manyetik şemsiye orada kaldığı sürece; biz nebatatımızdan, arılarımızdan ve nesillerimizden olacağız. * *Askeri boyutu daha da vahimdir,* onu burada anlatmayacağım. Anlıyorum ki *bir taşla birkaç kuş vuruyor Amerika. * *Bence asıl hedef; İran değil, Türkiye'dir! * *Bağdat-Mardin-Rize otoyolu,* adı da *''sevgi yolu''*; *bu üssün tali yoludur. * *Bağdat'tan çekiliyormuş gibi yapıp, Karadeniz'e kadar yerleşecek Amerikan Ordusu.* *Bu yolla,* bir de *Başbakan Erdoğan'ın himayelerinde kurulmakta olan BOP Kürdistanı'nı da korumaya almış olacaklar.* *Samsun-Artvin arasında;* yayladan yaylaya dağlardan geçecek olan*''safari'' * yolunun altındaki neden de, *Kadırga Füze Üssü*'dür. *Bu yol da, o üssün tali yoludur. * *Dağlar ve yaylalar halkın geçişine kapanacak, emperyalist Amerikan ordusunun emrine verilecektir. * Görünen plan budur. *Denizden de bir yol açılıyor Kadırga'ya; Beşikdüzü Şalpazarı, Sisdağı hattında devam eden, tır geçebilen yollar açılıyor...* *''Du bakali ne olacak...''* diye diye, *peşinden gelen erkeğe evinin içine kadar girme fırsatı veren saf kız fıkrasına döndü* bu iş. Hani, Karadenizliler uyanık idi... O eskidenmiş. Şimdi, *Yahudi kipasıyla giyilen bir başörtüsü icad ettiler, altı kipa üstü eşarp, adına türban dedikleri bir örtü,* ninemin dediği gibi, *''mok kebre, yok kebre''*, başka laf yok! *Manyetik şiddet silahı, türbandan içeri girmez mi kardeşim?* Kesilsin türban tartışması. *Gündemimiz, meclisten Füze Kalkanına HAYIR çıkartmak olsun.* *Kadırga yaylasına kurulmuş olan manyetik şiddet dağıtıcı baş(z) istasyonları hakkında ve bu üs için devam eden tali yol yapımları hakkında halkımızı bilgilendirelim. * Başımıza örülen tuzakları gösterelim. Çünkü* farkında olmak, düşmanı bertaraf etmenin ilk şartıdır.* *Arılarımızı ve nesillerimizi manyetik şiddetten kurtarmak ve korumak, birinci işimiz olsun. * Başımızdakilerden medet ummayalım. *Ne türban, ne cübbe, ne sarık ne fes, bizi uykudan uyandırmaz.* Bizleri kurtaracak olan, yalnızca kendi aklımız ve kendi ellerimizdir. Küçük bir öneri: *Beynimizi teknoloji tarikatının esiri olmaktan kurtararak özgür olmaya başlayalım. * Her telefon ettiğinizde o istasyondan çevrenize manyetik şiddet yaydığınızı hatırlayın. Elimizdeki cep telefonlarını kırıp, baz istasyon direklerinin dibine atalım. *Emperyalist şirketler, hiç çalışmayan istasyonu kendileri gelip kaldıracaktır. * İşte böyle, beynimiz özgürleştiği zaman ellerimiz bizi kurtarır! *Bütün milletvekillerini asli görevlerine davet edelim; emperyalistlere değil, ona oy verenlere hizmet yemini ettiklerini onlara hatırlatalım. * *4 Kasım 2010* *Cüneyt ŞAŞMAZ* http://cesuryorum.blogspot.com/ -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
