Kişisel Gelişim Rehberi Mevlana...

Büyük Gönül İnsanı Kişisel Gelişim Rehberi

Büyük gönül insanı Mevlana, başta Mesnevisi olmak üzere eskimez ve benzersiz
eserleri ile 8 asırdır insanlara, kendilerini tanımaları, eşsiz
potansiyellerini açığa çıkarmaları, hayatlarını değiştirmeleri ve
zenginleştirmeleri için kişisel gelişim ve ruhsal büyüme yolculuklarına
rehberlik etmektedir.
Mevlana eserlerinde günümüzde kişisel gelişim bağlamında ele alınan birçok
konuda güncelliğini hiç yitirmeyen çarpıcı görüş ve düşünceler ileri
sürmüştür. Bu yazıda, kişisel gelişimin en popüler konularından düşünce gücü
üzerine Mevlana'nın düşüncelerinden hareketle bazı değerlendirmelerimizi
paylaşmak isterim. İşte bu konuda Mevlana'nın ölümsüz eseri Mesnevi'den
birkaç değerli düşünce incisi:
* "Ey kardeş! Sen ancak bir düşünceden ibaretsin. Ondan başka neyin varsa,
kemiktir, ettir.Eğer düşüncen, manevi varlığın gül ise, sen de gül
bahçesisin; diken isen küllüğe atılacak odun gibisin."

* "Şu sonsuz, sayısız halka dikkatle bak, hepsi bir düşünceye dalmış,
yeryüzünde sel gibi akıp gitmekte."

* "Düşüncelerden sakın. İnsan gönlü ormana benzer; ormanda aslan gibi de,
yaban eşeği gibi de düşünceler bulunur."

* "Her gün bir eve nasıl bir misafir gelirse, senin gönül evine de her an
bir düşünce, aziz bir misafir gibi gelir, konar."

* "Ey benim canım efendim, sen düşünceyi, fikri bir adam farz et. Çünkü
insan, düşünceyle insan sayılır, değerlenir, canlanır."

* "İçimize doğan, bizi rahatsız eden şeytânî düşünceler, hayâller,
vesveseler kalbimize batan, görünmez dikenlerdir. Bu dikenler, bir kişiden
değil, binlerce kişiden gelip kalbimize batmaktadır."

Ne Düşünürseniz O Olursunuz!
Birçok kişisel gelişim kitabı, "Düşüncenin Gücü", "Olumlu Düşünmenin Gücü",
"Olumlu Yaşama", "Büyük Düşünmenin Büyüsü" gibi isimler taşır ya da bu
isimle bölümler içerir. Hayattaki her şey, gerçeğe dönüşmeden önce birisinin
zihninde bir düşünce, dilek, ümit veya hayal olarak filizlenmiştir.
Düşünceleri gönülde biten bitkiler olarak niteleyen Mevlana, düşüncenin
gücünü Mesnevi'de çok güçlü ve açık bir şekilde vurgular:
"Evlere, köşklere bak, bunlar da yapılmadan önce, mühendisin zihninde,
düşüncesinde birer masala benzerdi.
Hoşumuza gittiği için seyrettiğimiz, sofası düzgün, tavanı, kapısı uygun bir
şekilde yapılmış filan ev, mühendisin zihnindeydi.
Mühendisin zihnindeki o düşünce aletleri hazırladı. Ormanlardan kesilen
direkleri getirdi. Böylece ev yapılıp meydana çıktı.
Her sanatın, her hünerin aslı, temeli, mayası, hayalden, düşünceden başka
nedir ki?

Önce düşünce vardır. Sonra bu düşünce eyleme dönüşür. Dünyanın kuruluşunu
ezelden beri böyle bil.
Meyveler, önce gönül düşüncesinde tohum halindedir. Sonra meyve olarak
ortaya çıkar, görünür.
Sen bir işe girişip bir meyve fidanı dikince, sonunda meyvenin meydana
gelmesi yolunda ilk harfi okudun, yani ilk adımı attın."
Her düşünce, sonuca götüren bir araçtır. Işık gök gürültüsünden, düşünce de
eylemden önce gelir. İkbal'in söyleyişiyle, "Bak tefekkür işe yol gösterir.
Şimşek çakar, arkasından gök gürler"
Kafamızın içindeki "sohbet" hakkında bir fikir vermek için söyleyelim.
Dakikada 1200 kelimelik bir hızla düşünürüz. Diğer yandan, her gün
zihnimizden yaklaşık 60 bin düşünce geçer. Bunların %95'i de bir gün önce
düşündüklerimizin aynısıdır.
Zamanınızın büyük bölümünde neyi düşünürseniz, başınıza gelecek olan da
odur. Ne düşünüyorsanız o olacağınıza göre, bırakın düş gücünüz aşağıları
değil yukarıları seyretsin. Bakın Mevlana herkesi nasıl büyük düşünmeye
çağırıyor:"Eğer bir karınca Hz. Süleyman'ın derecesine ulaşmaya çalışırsa,
şaşma; onun isteğini hor görme! Sen ondaki himmete, gayrete, cesarete
imrenerek bak! Elinde, zenginlik ve yetenek olarak ne varsa, isteyerek,
düşünerek elde etmedin mi?

Beyin Negatifi Kabul Etmez
Olumlu düşünce hayatımızın yakıtıdır. Ancak, olumlu düşüncenin gücünü ve
etkisini gösterebilmesi için beynimizdeki engelleri, önyargıları ve
sınırları kaldırmak şarttır. Beynimiz negatifi kabul etmemektedir. Çünkü
bilinçaltı aklımızdaki her şey pozitiftir. Bembeyaz bir at düşünme cümlesini
duyduğunuzda aklınıza ne geliyor? Bembeyaz bir at, değil mi? Bu nedenledir
ki, Mevlana "Gerçekten de 'yapma, etme, görünme' demek isteği arttırır
sadece, başka şeye yaramaz." der.
Onun için anne-babalar çocuklarına, öğretmenler öğrencilerine 'yapma,
konuşma, koşma' derken aslında onların bilinçaltlarına 'yap, konuş, koş'
emirleri verdiklerini bilmeliler. En doğrusu, Mevlana'nın "Men edilen şeyi
yapmayan kimdir?" uyarısını hatırlayıp bunları, 'sessiz ol, sakin ol' gibi
olumlu ve "ma" eki içermeyen kelimelerle ifade etmektir.

Olaylara İyi Bak!
Mevlana'nın ifadesiyle "nasıl bakarsan öyle görürsün". Hayat bize derslerini
çeşitli şekillerde ve boyutlarda sunar. Olumlu dersler her zaman olumlu
durumlardan çıkarılmaz. Arabanızın lastiğinin patlaması, olumlu bir olay
değildir ama size kabullenme, sabır, plan yapmanın değeri, başka biri size
yardım etmişse yardım görme sevinci, teşekkür etmenin değeri, şükür gibi pek
çok dersler verebilir. Aynı olayı, stres ve sıkıntı yaratıcı dersler
çıkarmak için kullanabiliriz: "Aksilikler hep beni bulur, hayatımda her şey
ters gidiyor" gibi... Görüldüğü üzere, hayat okulunda size sunulan derslerden
ne öğreneceğinizi siz seçersiniz. Hatta Mevlana iyi bakışın bela diye
nitelendirilen durumlarda bile işe yaradığını söyler: "Bir adam belada safa
görürse, bela tatlılaşır. Hasta, iyileştiğini görünce ilaç, kendine hoş
gelir."
Yaşam aynı zamanda inatçı bir öğretmendir. Bir dersi öğrenilinceye kadar
tekrar tekrar anlatır. Davranışınızı değiştirmişseniz yaşam dersinizi
öğrendiğinizi anlar. Aksi halde, aynı dersi devam ettirir.

'Bunda da bir hayır vardır' anlayışıyla en kötü olayda bile, onun daha
ötesine bakabilmek, olumlu yanları ve dersleri bulabilmek için çalışmak
insanın gelişme ve büyümesinin anahtarıdır. Hayatınızdaki olayları olumlu
bir bakış açısı ile yorumlamayı, bunlardan gerekli dersleri çıkarmayı
öğrenmelisiniz. Olumlu şeyleri aradıkça ve olumlu şeylerin olacağına
inandıkça, önünüzde pek çok kapının açıldığını göreceksiniz. Dolayısıyla,
olayı değiştiremezsiniz, ama ona olan bakışınızı değiştirebilirsiniz. Olayı
kızgınlık veren, kötü bir olay yerine, komik ve size ileride aynı tip
olaylar karşısında nasıl tavır almanız gerektiğini öğreten ders verici bir
olay olarak yeniden çerçeveleyebilirsiniz.

Düşündüklerinizin, iç konuşmalarınızın, başkalarıyla konuştuklarınızın
sağlığınızla yakından ilgisi vardır. Örneğin, kendinizi kötü hissetmekten ne
kadar çok söz ederseniz, o kadar sık hastalanırsınız.
Bir an için dikkatinizi konuşmalarınıza verin. Genelde olumlu konuşmalar mı,
yoksa olumsuz, kötümser ve şikayet dolu sözler mi? Konuşmanız zihninizi
etkiler. Eğer sürekli işlerin kötüye gideceğini söyleyip duruyorsanız, bir
kâhin olmak için iyi bir fırsat yakalamışsınız demektir.

Bakın Mevlana ne der: "Kötüye yormak ve vehim yapmak insanı derdi yokken
bile hasta eder. Onun için olaylara iyi bak."
Düşünce yapınıza ve hayata bakışınıza göre, hayat deneyimleri sizi ya
yıpratır ya da parlatır. Olumsuz düşünen ve bakış açıları olumsuz olan
insanlar, daima 'niçin' diye sorarlar ve sorunları görürler. Fırsatlar
kapılarını çaldığında da tokmağın sesinden rahatsız olurlar. İyimser ve
olumlu insanlar ise 'nasıl' sorusunu sorarlar, daima çözüme odaklanırlar.

Zehirli Düşüncelerin Gücü
Zihniniz bir bahçeye benzer; olumlu düşünce, iç konuşma, hayal ve
telkinlerle onu beslerseniz başarı ve mutluluk sizin olacaktır. Endişe,
kaygı, ümitsizlik ve korku ile beslerseniz, bunlar adeta zehirli atıklar
gibi sonuç doğuracaktır. O yüzden, bir tek olumsuz düşüncenin zihninize
yerleşmesine izin verme lüksünüz yoktur. Zira, Mevlana'nın deyişiyle, "Sen
kötü düşünceyi zehirli tırnak gibi bil. Bu tırnak derinleştikçe canın yüzünü
tırmalar."

Negatif İç Sesinizi Dinlemeyin!
Olumsuzlukların zihninizi ve bilinçaltınızı etkilememesi konusunda çok
kararlı olun. Olumlu bir insan olmak istiyorsanız, olumlu insanları arayın,
onlarla dostluk geliştirin. Mevlana bir rubaisinde olumsuz, karamsar ve
kötümser kişilerle arkadaş olmama ve konuşmalarına kulak vermeme konusunda
insanı şöyle uyarır:
"Gamlı yoldaşlarla oturma dedim sana! Sakın hoş meşrepli neşeli dostların
yanından ayrılma. Bağa geldiğin zaman dikenlik tarafına gitme. Gülden,
yaseminden, sarmaşık gülden başkasıyla ilgilenme ."

Günümüzde çevreden beynimize dolan olumsuz ve zehirli söz ve görüntülere
televizyondan duyduklarımız ve izlediklerimiz de eklenmiştir. Bakın Sidney
J.Harris ne der: "Benim televizyona karşı olmam sadece programların düşük
kalitede oluşundan değil, ekranda gösterilenlerin izleyenlerin büyük
çoğunluğu üzerinde önemli etkiler bırakmasındandır. Bu, aklın korkunç bir
şekilde köleleşmesidir ve Aristo'nun bizi uzun yıllar önce uyardığı gibi "
Köleliğin en kötü yanı, sonunda kölelerin de ondan hoşlanmaya başlamasıdır."


Sabır Vitamini
Olumlu düşünmeyi sabırla pekiştirin. Brian Adams'ın dediği gibi, "Sabretme
sanatını öğrenin. Bu disiplini, bir hedefin sonucu konusunda
endişelendiğinizde, düşüncelerinize uygulayın. Sabırsızlık; endişe, korku,
cesaretsizlik ve başarısızlığı besler. Sabır; güven, kararlılık ve aklı
başında bir görüntü yaratır, ki bu insanı sonunda başarıya götürür." Bakın
Mevlana sabır sanatını uygulayan kişiye ne müjdeler verir:
* "Sabretmek insanın içini açar, gölünü ferahlandırır."

* "Eğer tamamıyla zorluklara daldınsa, daralıp kaldınsa sabret. Çünkü sabır
rahatlığın, genişliğin anahtarıdır."

* "Dileği, isteği sabır elde ettirir.

* "Tohum toprak içinde gizlendiği, zahmetlere katlandığı için bahçe yeşerir,
güzelleşir..."

* "Gam ve kederin anahtarı sabırdır."

* "Amaca sabırla varılır. Acele ile değil..."

Sonuç
Mevlâna eserlerini olgunluk dönemlerinde meydana getirmiş ve yılların
birikim, tecrübe ve mesajlarını çelişkiye düşmeden eserlerinde yansıtmıştır.
Belki de bu yüzdendir ki onun eserleri, düşünceleri yedi asrı aşkın bir süre
geçmesine rağmen, hâlâ güncelliğini yitirmemiştir.
Mevlânâ; bize hep mükemmel insan reçetesini sunar, güzel huylu, dürüst,
çalışkan, alçak gönüllü, hoşgörülü, kısaca örnek ve olgun insan olmanın
yollarını anlatır. Özellikle Mesnevî'nin; kendisiyle, yaratıcısıyla ve dış
dünyadaki bütün varlıklarla barışık, huzurlu ve mutlu insan olmanın tarifi
üzerine kurulduğu açıkça müşahede edilir.
O, eserlerinde sunduğu anlamlı fikirleriyle, insanı ve toplumu inceleyip
problemlerine çözüm sunan bir düşünür; psikolojik analizleri, olumlu telkin
ve ümit aşılayıcı sözleriyle bir yaşam koçu, aynı zamanda bilimsel konularla
ilgili olarak söylediği beyitleriyle de gizemli bir bilim adamı
hüviyetindedir.

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap