Kimden: Cenk Yarman

*Sabahattin ÖNKİBAR*

* *

*Tayyiban demokrasisinin umdeleri!*

1) Tayyiban demokrasisinin temel amacı hak ve özgürlükleri korumak değil,
Tayyip Erdoğan'ı, hükümetini ve AKP'yi savunup sahiplenmektir.
2) Tayyiban demokrasisinde Tayyip Erdoğan  eleştirilemez. Eleştirenler ya da
Rahmi Koç'un  "Tayyip Erdoğan'ın  bir milyar doları var" benzeri beyanını
haber yapanlar Silivri Cezaevine gönderilirler. (Kaynak: Başbakan'ın
sözleri.)
3) Tayyiban demokrasisinde Türk Silahlı Kuvvetlerine hücum edip karalamalar
yapmak en büyük özgürlük ibadetidir.
4) Tayyiban demokrasisinde Danıştay ve Yargıtay, özgürlüğün önündeki en
büyük iki engeldir.
5) Tayyiban demokrasisinde Abdullah Öcalan 40 bin kişinin ölümünden sorumlu
katil değil, devletle müzakereler yapan barış elçisidir!
6) Tayyiban demokrasisinde Osman Yıldırım misali kardeş katili ve  yeğenini
para ile satanların ifşaatları mübarek ve muteber ancak ABD Elçilerinin
gizli yazışmaları fitne ve dedikodudur.
7) Tayyiban demokrasisinde Tayyip Erdoğan ile hükümetini protesto amaçlı her
gösteri mel'un bir teşebbüstür ve tevessül edenler anında derdest edilir.
8) Tayyiban demokrasisinde Erdoğan'ın aleyhinde pankart açmanın cezası 14 ay
hapistir.
9) Tayyiban demokrasisinde Tayyip Erdoğan'ın konvoyuna laf etmenin cezası
sabaha kadar falakaya yatmak ve ertesinde devlet büyüklerine hakaretten
yargılanmaktır.
10) Tayyiban demokrasisinde basın sadece muhalefeti eleştirmekte hür ve
özgürdür.
11) Tayyiban demokrasisinde güvenlik güçleri muhaliflerin evine ve bürosuna
suç unsuru materyali koyup akabinde operasyonlar yapabilirler.
12) Tayyiban demokrasisinde karşıtlar kameralı bir grup devlet görevlisi
tarafından sürekli izlenirler ve suçu olmasa da itibarsızlaştırma
operasyonlarına tabi tutulurlar.
13) Tayyiban demokrasisinde muhalif gazeteciler çalıştıkları kurumlardan
derhal kovdurulurlar.
14) Tayyiban demokrasisinde aleyhte yayın yapan medya patronlarına ödemesi
mümkün olmayan vergi cezaları verilir.
15) Tayyiban demokrasisinde tarafsız kalan işadamları bile bertaraf
edilmekle tehdit edilirler.
16) Tayyiban demokrasisinde PKK'nın şehirleri savaş alanına çevirme
özgürlüğü varken, Türkiye'nin birliği için toprağa düşen Mehmetçiğin
cenazesinin kaldırılmasında, camilerin polis kordonuna alınması misali
engeller söz konusudur!
17) Tayyiban demokrasisinde karşıtlar için özel mahkemeler ihdas edilirken
yandaşlara ardı ardına aflar çıkarılır.
18) Tayyiban demokrasisinde suçları ne olduğu belli olmayan insanlar sadece
AKP karşıtı olduğu için yıllardır hapiste tutulurken, zekat hırsızlığı suçu
yargı kararı ve itirafla sabit olanlarla beraber hareket edenler
Başbakanlığın özel korumasına alınırlar.
19) Tayyiban demokrasisinde var olan hükümete muhtıra veren Yaşar Büyükanıt
ya da 28 Şubat ile 12 Eylül'ü yapanlar el üstünde tutulurken, özellikleri
AKP karşıtlığı olan aydın ve gazeteciler ihtilalcı diye sanık sandalyesine
oturtulur.
20) Tayyiban demokrasisinde iktidara mensup kadrolar asla yolsuzluk yapmaz
ve de bugünün sorgulanması yerine tarih hedefe oturtulur.
Sonuç: Soruyorum; Tayyiban demokrasisi faşizmin yeni versiyonu değil de
nedir?

*İKİ YIL GEÇTİ...**
Deniz Feneri ve darbecilerden hesap!..*
Dünyanın bilinen en ünlü propaganda uzmanı olan Hitler'in kurmayı Göbels'in
propaganda metodu şudur: Aynı şeyi kısa mesajlarla ısrarla gündemde tutmak
ve zihinlere oturtmak.. Eğer bunu yapmazsanız, çok önemli konularda bile
kitleleri etkileyemezsiniz.. Realite bu, lakin bizim muhalefet hiç oralı
değil.. Yahu bu Deniz Feneri işi neden dillendirilmez ve kitle vicdanına
sokulmaz? Ortada açıktan bir zekat hırsızlığı var ve onu yapanlar AKP'nin
yakın çevresi.. Hayır bu benim iddiam değil, yargı kararı.. Alman yargısının
hükmü ve dahası yargılanan sanıkların itirafları ortada.. Keza o sanıkların
Türkiye'deki irtibatları da biliniyor ama bizim muhalefet hiç oralı değil..
Efendim konu yargıda demeyin yargı sürecinin hızlanması için kamuoyu
oluşturmak gerekiyor. Aradan  iki yıla yakın zaman geçti, daha ortada
iddianame bile yok ki Ergenekon ve Balyoz türü soruşturmalarda süre bunun
üçte biri bile değildi... Aynı şekilde şu "Darbecilerden hesap soracağız"
taahhüdü niye görmezden gelinir... Muhalefet yapmak yerine aleme ve kumara
dalan muhalefet milletvekilleri deşifre edilip kapıya konmalıdır!

*SIRA SİZDE...**
CHP delegasyonu dikkat dikkat!
*Eyy CHP delegasyonu... Birkaç gün sonra Kurultay'da oy verecek olan CHP'nin
ey yurtsever, Atatürk sevdalısı delegeleri... "Her sabah  okullarda andımız
yerine Hrant Dink'in eşi Rakel Dink'in ifadeleri tekrarlanmalı" deyip
'Onuncu Yıl Marşı'nı aşağılayan Enver Aysever isimli malum şahsı CHP'den
kapı dışarı etme günü bugündür... Evet bu ülke ve Cumhuriyet için zerre bir
şey hisseden her CHP delegesi, nereden ve nasıl zuhur ettiği muamma olan bu
sözde gazeteciye çizik atmalı ve CHP'den kapı dışarı etmelidir. Sözde
gazeteci diyorum zira yılların gazetecisi ve 6 ayrı büyük medya grubunda
Ankara Temsilciliği yapmış biri olarak ben bu ismi tanımıyorum. Kamuoyu onu
muhabirlerine bile düzenli maaş veremeyen bir haber kanalında program yapma
sürecinde tanıdı, yani gazeteci olarak bilinen bir çizgisi ve geçmişi yok
ama buna karşın kendini allame diye yutturmaya çalışıyor ve aklınca Mustafa
Kemal'in partisine yön vermeye çalışıyor... Merhum Ecevit'in deyimi ile
"Haddini bildirin" bu adama!

*ORALI DEĞİLLER...*
*Muhalefet ekonomiyi niye gündeme getirmez!*
Muhalefet galiba iktidar olmaya talip değil... Niye mi?.. Bakın bu ülke
insanının siyasi tercihini belirleyen temel unsur, kavram  tartışmaları ve
hatta yolsuzluk bile değil, ekonomi yani evine giren paradır... Evet halkın
temel gündemi geçinememektir ama ne hikmetse bizim muhalefetin gündeminde
ekonomi hiç yok.. Bakın cari açık konusunda AKP ve Tayyip Erdoğan bile korku
çağrıştıran sözleri ederken muhalefet hiç oralı değil... Bu tablo karşısında
bazen, yoksa muhalefet iktidar olmak istemiyor mu diye düşünmüyor değilim..
AKP iktidara geleli beri ülke borcu 214 milyar dolardan 560 küsur milyar
dolara çıkmış, özelleştirmeden gelen onlarca milyarın nereye harcandığı
belli değil, gerçek işsizlik yüzde 30'lara dayanmış, üniversite bitirip iş
bulamayan gençler çıldırmak üzere, üretim stop etmiş, KOBİ'ler çökmüş,
emekli perişan, işçi-memur bedbaht, esnaf temelli yok olmuş ama buna karşın
bizim muhalefet AKP'nin tayin ettiği gündemin ardından sürükleniyor...
Yazık!..

*http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=16024 *



-- 

Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.


Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

Cumhuriyet, kökü erdeme dayalı bir idaredir.
Cumhuriyet erdemli ve namuslu insanlar yetiştirir.
Sultanlık korkuya, tehdide dayalı olduğu için
korkak, alçak, sefil, rezil insanlar yetiştirir.
Aradaki fark bundan ibarettir"


*Mustafa Kemal ATATÜRK*

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap