Bülent Esinoğlu [email protected]
 09 Aralık 2010 19:50


*Yeni Osmanlıcılık BOP'un Türkçe Adıdır*

*Bülent ESİNOĞLU*



Çok uluslu şirketler, devletimizin tüm yetkilerini kendi mutlak
hâkimiyetlerine transfer edebilmeleri için, Anayasa değişikliğini zorunlu
görüyorlar. İşgal ve bölünmenin meşrulaştırılmasına Türk halkını da ortak
ederek, Büyük Ortadoğu Projesini tamamlamak istiyorlar.



Amerika ve Avrupa ile gizli veya açık işbirlikçiler artıkça, Kurtuluş
Savaşının maddi manevi kazanımları eridikçe, yurtseverlerde endişe ve
hassasiyet büyüyor.



*Hiçbir kurtuluş sandıktan çıkan oylar ile gerçekleşmemiştir.* Sandığı hangi
kuvvet önünüze koymuşsa, sandıktan o kuvvet çıkar. Sandık yansız bir şey
değildir.



Kurtuluş Savaşından önce, bir oylama yapılsa, Kurtuluş Savaşı yapalım
diyenler sandıktan çıkabilirler miydi? O gün oylama yapılsa, sandıktan bu
günkü Vahdettinler çıkardı.



Kafayı sandığa takanlar, ülkenin bölünme tehlikesi karşında, halkın
duyarsızlığından endişe ediyorlar. Bölünme bu kadar elle tutulur, gözle
görülür hale geldiği halde, halk nasıl olurda ilgisiz olur diye...



Endişeler elbette haklıdır.



Ancak, işgale karşı direnenlerin, namuslu aydınların hiçbir zaman
akılarından çıkarmayacakları bir husus var. O da, kurtuluşun zahmetsiz ve
mücadelesiz elde edilemeyecek olmasıdır.



Malta zindanlarındaki aydınlar ile Silivri tutsaklarının aynı yolun yolcusu
olduğunu hatırdan çıkarmamak, bu işin zahmetli ve engebeler ile dolu
olduğunun farkında olmak gerek.



Bu farkındalık, yurtseverleri daha akıllı olmaya, daha dikkatli olmaya ve
mücadelenin geneline zarar vermemeyi sağlar.



*Çünkü bu mücadele biz ile başlayıp bizle biten bir şey değildir*. Birey
olarak sadece bizim katkılarımız olur. Kurtuluş ve bağımsızlık, hemen,
yarın, çabucak elde edilebilecek bir şey değildir.



Bağımsızlık mücadelesinin uzun meşakkatli bir yol olduğu gerçeği, önceden
verilen bağımsızlık savaşlarından çıkarılan derslerde vardır.



Evet, *Yeni Osmanlıcılık, Kurtuluş Savaşından intikam almanın stratejisinin
adıdır.*



ABD ve Avrupa ile birlikte hareket ederek, Türkiye'nin kazanabileceği hiçbir
şeyin olmadığını tarih bize öğretti. Ama kaybedeceği çok şey vardır. Belki
de, vatan topraklarının önemli bir bölümü...



Yeniçağ Gazetesinin çok değerli yazarı *Hasan Demir*, Türk halkının
bölünmeye karşı ilgisizliğinden dehşete kapılmış ve bunu anlatan bir yazı
yazmış.



Hasan Demir'in yazısında çok doğrular var. Hainlerin destekçilerinin
çoğaldığı dorusunun yanında, bir başka doğru daha vardır. Bu ülke bu gün de
kahramanlar yetiştirmektedir.



*Öncüler ve aydınlar görevini yapmıyorsa, halktan bölünmeye karşı hassas
olmasını bekleyemeyiz.*



Halktan endişe etmek yerine, ona önderlik etmeyen aydınları, bilim
insanlarını eleştirmenin daha doğru olduğunu düşünmeliyiz, derim.

Asıl soruya tekrar dönelim, Kurtuluş Savaşının intikamını alabilirler mi?
Mücadele edersek, aydınlarımızı mücadeleye katarsak imkânsız.

9.12.2010, [email protected]

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap