Yıl 1930’dur.
Cumhuriyet rejimine karşı ilk irticai kalkışma olan Dersim isyanı yeni
bastırılmış, emperyalist güçler tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti
topraklarında yeni yeni gedikler açma peşindedirler.
Derken, 23 Aralık sabaha karşı Derviş Mehmet adındaki bir kişinin
önderliğindeki silahlı irtica güçleri Menemen’de şeriat ilan etmeye
kalkışmaktadırlar.
Askeri müfrezenin başında olaya müdahale eden yedek subay Asteğmen
Kubilay ve Hasan ve Şevki adındaki iki mahalle bekçisi ayaklanan bu
grup tarafından vahşice öldürülür.
Ancak ayaklanma, yetişen askeri birlikler tarafından şiddetle
bastırılır. Derviş Mehmet vurularak öldürülür. Kaçanlar yakalanır ve
haklarında hemen kovuşturma başlatılır.
Ardından toplanan bakanlar kurulu, Menemen ilçesi ile Manisa ve
Balıkesir merkez ilçelerinde bir ay süre ile sıkıyönetim ilan
edilmesine karar verir.
Acilen oluşturulan sıkıyönetim mahkemesi, 105 sanığı 15 Ocak 1931”de
yargılamaya başlar. Duruşmalar, 25 Ocak’ta tümü ile sona erer… Ve
sonuç olarak 105 sanıktan;
       37’si için ölüm cezası,
       20’sine bir yıl
       14’üne üç yıl,
       6’sına 15 yıl,
       1’ine 12,5 yıl hapis cezası verilir…  27 sanık beraat eder.
Sıkıyönetim, 28 Şubat 1931”de Manisa ve Balıkesir”den, 8 Mart 1931'de
de Menemen’den kaldırılır...
Askerliğini yedek subay olarak yapan Kubilay sadece 24 yaşında ve bir
Cumhuriyet öğretmeni…
Onu katleden irtica elebaşısı Derviş Mehmet ise, Nakşibendî tarikatına
bağlı bir Cumhuriyet düşmanı…
Birisi, Cumhuriyet devrimlerini savunmayı asli görevi olarak
benimsemiş Türk Silahlı Kuvvetleri’nin genç bir subayı…
Ötekisi Cumhuriyet rejimini yıkmayı ve yerine emperyalizmin
işbirlikçisi padişahı geri getirmeyi kafasına koymuş olan karanlık
güçlerin bir piyonu…
Piyon Türk ordusunun genç subayını katlediyor.
Cumhuriyetin ordusu isyanı bastırıyor.
Cumhuriyet’in hukuku bu kişilere gereken cezayı derhal veriyor; mesele
kapanıyor.
Hayır kapanmıyor!..
Erteleniyor.
Bugünün Türkiye’sinde Derviş Mehmet’in akrabaları en üst kademelerde
siyaset yapmaktadırlar.
Bugün Türk siyasetini yönlendiren birçok kişi, Derviş Mehmet ile aynı
tarikatının üyesidirler…
İrtica halen emperyalist güçlerin en önemli silahlarından birisi
olarak piyasadaki işlevini keyifle sürdürmektedir.
Ve irtica tehdidi, devletin en üst “güvenlik kurulu” tarafından bir
tehdit olmaktan resmen çıkartılmış bulunmaktadır.
Bugünün Kubilayları mı?..
Onlar o günlerde olduğundan daha çokturlar; ama farklı konumdadırlar…
Kimileri faili meçhul cinayetlerin kurbanı olarak toprağın altındadır.
Kimileri zindanlarda “Malta sürgünleri”ni yaşamaktadır…
Peki irtica nerededir?.. Hangi boyuttadır?..
İrtica, makyaja tabi tutulmuştur.
Yumuşatılmıştır… Ilımlı bir hale sokulmuştur…
İrtica milli eğitime sızmış, medyayı abluka altına almış, halkın
tümünün kafasını ortaçağ karanlığına doğru devşirmek için dış desteği
de arkasına alarak, bayrağını bu memleketin orta yerine dikmiştir…
İrtica bugün sanık sandalyesinde değil, avukat kürsüsündedir…
İşte bizler, Cumhuriyet ordusunun dış destekli irtica tarafından
katledilen 24 yaşındaki genç asteğmenini bu koşullarda anıyoruz.
Ve onun hayatı pahasına koruduğu Cumhuriyet değerlerini ve tam
bağımsızlık meşalesini elimizde tutmaya çalışıyoruz.
Geldiğimiz yer ve bulunduğumuz konum hazindir…
Acıklıdır. Utanç vericidir.
Seni anarken söyleyebileceğimiz söz sadece şu kadardır:
-       Toprağın bol olsun Cumhuriyetimizin genç bekçisi, aziz kahraman!..
Başka ne diyebiliriz ki?..

LÜTFEN “TIK”LAYINIZ:
www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap