CHP'nin siyasetini kıyasıya eleştirmemiz gerekir...
Ama [içinde debelendiğimiz bu güç koşullarda] aynı zamanda CHP'nin
gönülden desteklenmesi gerekir!..
Çünkü o siyaseti sapmalardan koruyacak olan tek etkinlik, "iyi
niyetle" harmanlanmış olan nitelikli eleştirilerdir.
Çünkü CHP'yi iktidara taşımak, bugünün koşullarında benimsenmesi
gereken birinci önceliktir. Çünkü içine sürüklendiğimiz karanlık
ortamda CHP'yi iktidarı taşımak cabası, AKP'nin "deliğe süpürülmesi"
sürecine omuz vermek anlamına gelmektedir...
Bir yanımızda sağduyulu bir eleştiri işlevi, diğer yanımızda ise laf
değil, iş üreten nitelikli emeğimiz ile bu sürece tüm gücümüzle
katılmalıyız.
Ve bu bireysel emekleri, har vurup harman savurmadan birbiri ile
kenetleyecek olan milli birlik şuurumuzu derinleştirmeliyiz...
Aktif mücadele içinde daha derinleşecek olan bilincimizi, kitlesel bir
bayrak haline getirecek olan çalışma azmini her gün biraz daha
güçlendirmeliyiz...
Ahmet o makamdaymış, Mehmet bu koltuktaymış, şimdilik hoş verin... Ve
[hiç değilse] kısa bir süre için, yükseklere bakın... Bakın bakalım, ne
görüyorsunuz?
Bu gemi battığı zaman ortada ne koltuk kalacak, ne makam, ne cukka ve
ne de rozet...
Ama o gemiyi sağ salim şu fırtınadan kurtardık mıydı, canınızın
çektiği yere konun... İstediğiniz yere oturun, tüm koltuklar sizin
olsun!..
Ama sadece kısa bir süre için, önümüzdeki belirli bir dönemle sınırlı
olmak üzere, bırakın şu didişme bağımlılığınızı, erteleyin...
Biz bu sözlerin tümünü sadece size de fatura ediyor değiliz...
Sözümüz "meclisten içeri..." Ve akıl fikri, "köşeyi dönmek" olan tüm
politika esnafına yönelik...
Birleşmek için özveri gerekir.
Belirli bir amaca [ya da hedefe] ruhunu, ideallerini ve düşüncelerini
odaklayarak, özgüleyebilmek gerekir...
Bu noktada A partisinden olmak, B partisine eğilim duymuş olmak fark
etmez.
Mesele, siyaseti kişisel beklentilerin bir aracı olarak değil, "Vatan-
Millet-Sakarya" adına yapmaktır...
Nedense bu Vatan-Millet-Sakarya tekerlemesi bir süredir olumsuz bir
anlam yüklemesi içinde kullanılagelmektedir...
Sözünü ettiğimiz bu anlam yüklemesinde vatan, millet ve Sakarya
kavramlarının, hamasi birer söylem olarak ve aşağılanmak amacı ile
piyasaya sürüldüğünü görüyoruz.
Oysa aşağılanan tekerlemenin birinci kavramı "vatan"dır.
İkinci kavram, millet yani ulustur.
Üçüncü sırada ise, vatanın, tüm ulusun dayanışması ile kahramanca
savunulduğu Sakarya Savaşı yer almaktadır...
İşte bu üç değerli kavram, psikolojik savaş uzmanlarınca, birbirleri
ile ustaca birleştirilmiş ve bir aşağılama [hiç değilse basite alma]
hamlesi olarak Türk insanının zihnine kazınmak istenmiştir.
Oysa bu kavramlar bizleri birbirimize bağlayan temel öğelerdir.
Bu öğeleri yeniden ortaya çıkartmak, kirletilmiş bölümlerini
temizleyip, arıtmak ve [yeniden] mücadelemizin hedefleri haline
getirmek zorundayız.
İşte "yeni" CHP, içinden geçtiğimiz karanlık tünelin tozu dumanı
içinde etrafında birleşmemiz gereken böylesine bir arınma, birleşme ve
mücadele merkezidir.
Tam bağımsız laik Cumhuriyet'in mutfağında düşünce üreten, nispi
olarak küçük, ama nitelik olarak çok büyük bir başka siyasi partiye
gönül vermiş olsak da, içinde yaşadığımız koşulların bize gösterdiği
kısa vadeli hedef budur...

LÜTFEN "TIK"LAYINIZ:
www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap