01 Şubat 2011

Sabahattin ÖNKİBAR

[email protected]

MHP bunları mutlaka yapmalı...

1) Hedef seçmen kitlesini belirlemeli ve onlara göre mesajlar üretmeli.
2) Hedef seçmen kitlesi milliyetçi-muhafazakar camianın yanı sıra merkez sağ
seçmen ile ülkenin bölünmezliğinde hassas olan ulusalcı çevreler olmalı.
3) Halka kısa ve anlaşılır net mesajlar verilmeli.
4) MHP'nin üniterlikte ve ülkenin bölünmezliğinde yegane teminat olduğu
kitlelere ısrarla anlatılmalı.
5) Seçim yaklaştıkça AKP'nin medya üzerindeki baskısı tartışmasız
şiddetleneceğinden MHP halka ulaşmak için kendini destekleyen medya
imkanlarını geliştirmeli. Mutlaka bütün ülkeye yayın yapma imkanı olan bir
televizyon kanalına sahip olmalı.
6) Genel başkan bugünden itibaren sürekli ekranlarda olmalı ve gazetelere
röportajlar vermeli.
6) Seçimdeki hedeflerini sloganlaştırmalı ve somut projeler sunmalı.
7) "İşsizliği yenmek için hükümete ortak olduğumuz ilk 100 gün de 1000
fabrikayı faaliyete geçireceğiz..." benzeri net vaatlerde bulunmalı.
8) Üniversite sınavını kaldıracağını söylemeli.
9) Eğitimde dershane sistemine neşter atılacağını ifade etmeli.
10) Fakir ailelere yapılacak para yardımını rakam olarak bugünden açıklayıp
öne geçmeli.
11) Sağlıkta AKP'nin yaptıklarının ötesinde hizmetler için yine somut
vaatlerde bulunmalı.
12) Türkiye'yi sömüren Gümrük Birliği'nden çıkılacağını duyurmalı.
13) Dış politikada vizyon ortaya konulmalı ve Türk Cumhuriyetleriyle
ilişkilerden Kerkük'ün geleceği ve Kıbrıs'a kadar net mesajlar verilmeli.
14) Türkiye için tasarladığı mega projelerini tek tek açıklamalı ve "Güdülen
değil, hükmeden Türkiye" mesajını verip ufkunun genişliği ile toplumda
hayranlık uyandırmalı.
15) Ekonomide 'Milli Model' maddeler halinde ortaya konmalı.
16) Türkiye'nin yeni enerji vizyonu sergilenmeli.
17) En önemlisi halkın günlük sıkıntıları ile alakalı olarak kısa
sloganlarla net vaatlerde bulunulmalı.
18) Genel Başkan mutlaka pratikten gelen isimlerin de olduğu üretken bir
ekip kurmalı. Keza seçim sürecinde Genel Başkanın yanında günlük taktikleri
belirleyecek bir uzman ekiple iletişimciler bulunmalı.
19) Seçim öncesi mahalli anketler yaptırılıp yöresinde sevilen isimler
belirlenip bunlar aday yapılmalı.
20) Seçim öncesi imaj oluşturmak için büyük merkezlerde popüler muhafazakar
isimlerin yanı sıra mutlaka tanınan merkez sağ ve ulusalcı isimler de aday
yapılmalı.
21) 1968'den bugüne MHP ve Ülkü Ocaklarında bir şekilde ilişkisi olan
herkese ulaşılıp kucaklanmalı ve seferberlik ilan edilmeli.
22) Bugünden itibaren "Türkiye'deki Amerikan İslamı" tezi ısrarla işlenmeli
ve MHP'yi hedef alacak dinci gruplar bu şekilde etkisiz kılınmalı.
23) Tayyip Erdoğan, ABD-Barzani işbirlikçiliği ile ülkeyi ayrıştırmak,
padişahlık ve diktatörlük argümanları ile hedef alınmalı ve de ısrarla
ekranda tartışmaya davet edilmeli.
24) Mutlaka CHP ile arasına mesafe koymalı ve AKP ile CHP'yi özdeşleştirmeye
devam etmeli. Bu şekilde AKP'nin yapacağı kesin olan  "MHP'ye oy vermek
CHP'ye oy vermektir" propagandasının peşinen önüne geçilmeli.
25) Seçimin arifesinde AKP'nin kendisi için yaptıracağı operasyon,
dezenformasyon ve psikolojik taarruza şimdiden önlemler almalı ve AKP seçim
öncesi bizim için şunları şunları yapacak diye kamuoyunu uyararak karşı
psikolojik ortam hazırlamalı.
26) Muhafazakar Anadolu'ya İslami hassasiyetlerinin kuvvetle var olduğunu
hatırlatmak için Anı Harabeleri'nde Cuma namazı kılması misali her ilde
Güneydoğu şehitleri için geniş katılımlı mevlitler düzenlemeli.
27) AKP'nin TSK ile gizli bir işbirliği içinde olduğu, Yaşar Büyükanıt ve
Çevik Bir örnekleri verilerek ortaya konmalı.
28) Türkiye'yi ayrıştırmak için 'ABD ile Erdoğan MHP'yi Meclis'te
istemiyor' sloganı ısrarla seslendirilmeli.
29) Gençlere ve kadınlara hitap için sloganlar üretilmeli ve elektronik
medyada faaliyet için partide özel birim kurulmalı.

*Arınç, İslam'ın distribütörü mü?*
Şuraya bakar mısınız? Sanki mukaddes dinimiz bunlardan soruluyor!
Sanki onlara ilahi bir yetki ya da distribütörlük verilmiş? İslam için ne
derlerse ona boyun eğiliyor!
Olayı biliyorsunuz?
Malum Türkiye'de son yıllarda siyasetçiler, ezan okunurken miting alanında
iseler konuşmalarına ara veriyorlar. Bu tutumları toplumda dine saygı olarak
görülüyor.
Aaaa o ne?
Bülent Arınç birkaç gün önce ezan okunurken zerre tınmadı ve devam etti.
Medyaya bakıyorsunuz tık yok!
Peki, kazara böyle bir şeyi Kılıçdaroğlu ya da Bahçeli yapsa ne mi olurdu?
Malum dinci kanallar kıyameti koparır ve Kemal ile Devlet Bey'leri İslam'a
hakaret etmekle itham ederlerdi. Sadece o da değil. Muhtemeldir ki Tayyip
Erdoğan ve peşi sıra AKP güruhu da bu fırsatı kaçırmaz ve tıpkı Deniz
Baykal'ın kaset olayında olduğu gibi hemen hücuma geçerdi.
Görüldüğü gibi bizde fiilden ziyade fail önemli.
AKP'li yaparsa cihat, MHP ya da CHP'li yaparsa küfür!
Bülent Arınç ezan okunurken susmama gerekçesini şöyle açıkladı:
-Ben fetva aldım, ezan okunurken konuşulabilirmiş!
Peki, kimden almış bu fetvayı?
Üşenmedim Diyanet İşleri Başkanlığı'na telefon ettim.
Hayır, onların bu konuda hiçbir açıklaması olmamış!
Soruyorum o zaman o fetva makamı kim?
Devletin bir Bakanı Diyanet'in dışında bir din otoritesinin varlığını nasıl
terennüm edip onun doğruluğunu ilan eder?
Bu ülkede maalesef İslam'ın en temel kuralı olan faizi bile haram görmeyen
dinci gruplar olduğuna göre bu ezan fetvasını onlar ya da benzeri gruplar
verdi ise ne yapacağız?
En tuhafı, Bülent Arınç'ın bu konuda kendini doğal yetkili görmesi ve
söylediklerine kimselerin itiraz dahi edememesidir!
Sanki patent almış mübarek!
Vallahi pes!

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap