*Bu ülkenin babanızdan ya da dedenizden kalan bir miras olmadığını,
çocuklarınızdan ya da torunlarınızdan aldığınız bir emanet olduğunu
unutmayın.
Ve de
emanete ihanet etmeyin...*


    *12 Haziran Seçimlerinde Neden MHP Desteklenmelidir? - 1*



*Prof. Dr. Ümit OZDAĞ - 20 Ocak 2011*

*
 ***

Bir kısmı kendilerini "eskiden ben de ülkücü idim" veya "ben hâlâ ülkücüyüm
ancak MHP artık ülkücü değil" diyen veya 2002'den bu yana samimi AKP'li olan
yurttaşlarımız, 12 Haziran seçimleri öncesinde MHP'ye yönelik sert
eleştiriler getiriyorlar.  Anlaşılan bu arkadaşlar 12 Haziran seçimlerinde
MHP'ye oy vermeyi düşünmüyorlar. Olabilir. Ben 12 Haziran seçimlerinde neden
MHP'ye oy vermeyi düşündüğümü anlatayım. Onlar da belki bu tespitler
üzerinden 12 Haziran'da ne yapacakları konusunda tekrar düşünürler.

12 Haziran seçimlerinde oyumu belirlerken öncelikle AKP'nin iktidar olması
durumunda neler olacağını düşünerek oy vereceğim. AKP tekrar iktidar olursa
anayasayı değiştirecek. Yeni Anayasadan "Türk milleti" tanımı çıkarılacak,
giriş bölümü çıkarılacak ve ilk 3 madde değiştirilecek veya içeriği
boşaltılacak. Anayasa Mahkemesi üyelerinin yeni yemininden "Türk milleti"
kavramını çıkaran AKP anayasa içinde birçok kez açıkladığı tavrını tekrar
ortaya koydu. (bkz.Yeniçağ  6 Aralık 2010, Ümit Özdağ, "AKP Haziran 2011
Seçimlerini Kazanır İse Türk Milletine Ne Olacak? ve 13 Ocak 2011, "Türk
Milletinin Tasfiyesi Seçimden Önce Başladı")

12 Haziran seçimlerinde AKP kazanır ise genel af çıkarılacak ve A. Öcalan
dahil bütün terör örgütü üyeleri serbest kalacaktır. (bkz.Yeniçağ,17 Ocak
2011, Ümit Özdağ, "Öcalan ile gerçekten protokol imzalandı mı?")

Habur'da PKK'lılar için düzenlenen törenler sırasında yapılan yargılamaları
unutmayın. PKK'lılar "biz Öcalan'ın emri ile geldik" demelerine rağmen
serbest bırakılmışlardı. Üstelik, PKK'lıları "germemesi" için yargılamaların
yapıldığı dershanedeki Türk bayrağı ve Atatürk resmi indirilmişti.

12 Haziran'da AKP iktidara gelir ise halen K. Irak'a eğitim için yolladığı
kadrolar Türkiye'ye dönecek ve önce Kürtçe seçmeli ders olacak sonra Kürtçe
eğitime geçilecek. (bkz. Taraf gazetesi 24 Aralık 2010)

12 Haziran seçimlerinde AKP kazanır ise AKP Hükümeti haklı olarak bunu A.
Öcalan ile yapılan pazarlıkların halk tarafından desteklendiği sonucunu
çıkaracak ve Öcalan'ın serbest kalması süreci ile PKK'nın "demokratik
özerklik" çözüm önerisi görüşülerek bir ara çözümde buluşulacak. Bu çözüm,
millî ve üniter devleti parçalayacak yerine bir adem-i
merkeziyetçiliğe/eyalet sistemine ve etnikçiliğe dayalı bir Türkiye kuracak.
Böyle bir Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü uzun süre koruması mümkün
olmayacak. Kırılganlaşacak olan Türkiye'ye dış müdahaleler daha kolay hale
gelecek. Türkiye bir "Türk Kerbelâsına", bir kardeş kavgasına sürüklenecek.

12 Haziran seçimlerinde AKP tekrar iktidara gelir ise Türkiye başkanlık
sistemine doğru ilerleyecek. 23 Nisan bayramında çocuk başbakana görevi
devrederken  "artık astığın astık, kestiğin kestik" diyerek kendisini nasıl
konumlandırdığını gören ve 1990'larda "demokrasi sadece bir araçtır" diyerek
demokratik düzene aslında inanmadığını ortaya koyan Erdoğan başkan olacak.
Bu değişim parlamenter demokratik kültürü yeni yeni oluşturmaya başlamış
olan ülkemizde daha da güçlü bir baskı rejimi oluşturacak.

12 Eylül referandumu ile gerçekleşen yasama ve yürütmenin yargı aleyhine
genişlemesinin sonuçları belirginleşmeye başladı.  Yeni HSKY'nın yapmış
olduğu atamalar çok çarpıcı. Balyoz, Ergenekon gibi davalarda tutuklama
yapmayan hâkimler teker teker görevden alınıyor. Bu atamalar esasen
Anayasanın  "hâkimler anayasa, yasalar ve vicdanlarına göre karar verirler
ve bağımsızdırlar" şeklindeki hükmünün çiğnenmesidir. AKP iktidarı artık
hâkimlerin hükümetin istediklerini tutuklamasını istiyor. Öte yandan
iktidarı zan altında bırakan Deniz Feneri davası ilerlemiyor. AKP bir daha
iktidara gelir ise herhangi bir AKP'li ile davası olan bir vatandaşın ne
kadar haklı olsa da o davayı kazanma şansı olmayacak.

AKP tekrar iktidara gelir ise Cumhuriyet tarihi boyunca toplam 221 milyar
Dolar olan iç ve dış borçlarımız nasıl sekiz senede 508 milyar Dolar'a
yükselmiş ise aynı hızla yükselmeye devam edecek. AKP iktidarı, dünyanın en
yüksek faizlerini ödeyerek ve ancak sıcak para ile finanse ettiği bu borçlar
bir süre sonra finanse edilemez hale gelecek ve Türk ekonomisi çökecek. Türk
ekonomisi rekabet gücünü kaybederek bir montaj sanayii haline geliyor. Yeni
yatırımların olmadığı bir ortamda işsizlik ağırlaşarak devam edecek.

AKP iktidara gelir ise K. Irak'taki PKK'yı koruyan Barzani'ye  "ağabey"
demeye devam edilecek. Ermeniler kucaklanır iken Türkiye'nin en yakın dostu
Azerbaycan arkadan vurulacak. Anadolu'nun her yerinde kiliseler açılmaya
devam edilecek. İsrail'e bir yandan  "One Minute"  denilirken öte yandan
Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlı arazi İsrail firmalarına verilecek.

Bu tür tespitleri artırmak mümkün. Şimdi,  "Bütün bunlar AKP'ye oy vermemek
için gerekçeler ancak MHP'ye oy vermek için değil"  diyebilirsiniz. Siz önce
AKP'ye oy vermenizin nelere mal olacağını düşünün ondan sonra neden MHP'ye
oy vereceğinizi konuşuruz. Ancak küçük bir ipucu vereyim. MHP, AKP'nin bütün
bu planlarını bozacak. Başka hiçbir şey yapmasa dahi bu başlı başına büyük
bir iştir. Türkiye'nin parçalanması ve bölünmesi sürecinin durdurulmasıdır.
Son dileğim lütfen makale içinde atıfta bulunduğum makaleleri internetten
bularak okuyun. Sonra biraz düşünün. Elim kırılsaydı demeyin. Babanızdan
aldığınız ülkeyi oğlunuza aktarabilmek istiyorsanız elinizi vicdanınıza
koyun

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap