"Mizah, gerçeğin tam anlamı ile kavranmasından doğar," diyor ünlü bir
düşünür...
Gerçeği anlamaya başladığınızda, gülümsemeye başlarsınız.
Mizah, kendi gerçeğimizle nesnel gerçekliğin karşılaşmasından meydana
gelen şaşkınlıktan oluşur...
-       "Saçma"nın soykırımı, evet!..
Saçma ile hemhal olmadan [gerçek anlamda] yaşayamazsınız.
Saçmanın derinliğinde yüzebilmek, insanın ulaşabileceği üst düzey bir
yüksekliktir.
Zihnimizle gülümser, ruhumuzla anlarız.
Böyle bir bütünlük içinde aklın egemenliğini, yaşamınızın pusulası
kılabiliyorsanız, geriye bir tek zamanı doğru kullanmak kalıyor...
Çünkü zamanı arıtmadan hiçbir yere ulaşamaz, hiçbir işi
bitiremezsiniz.
Bir "düş"ünce molasında bu türden şeylere kafa yorar, zihninize ve
ruhunuza söz geçirebilirseniz, yolunuz açık olsun...
Gerçek tektir; tekrarlanamaz!
Yazmak, lafazanlık değildir.
Cümle, günce, söylence filan gibi şeylerle gönül eğlendirmek hiç
değildir...
"Kemal'in askerleri" yollara dökülmüşken evde oturmanın marifet
olmadığı gibi...
İşte yaşadığımız son birkaç gün, bu türden esintileri organize ederek
"yola koyma" uğraşı ile gelip, geçti...
Yollar meydanlara açılıyor, görüyoruz... Meydanlar yaylalara...
Ovanın sonunda bayır var: yukarı değil, aşağıya doğru, ovalara...
Ovanın sonunda bir ova daha, o ovanın dibinde bir bayır daha...
Büyüyoruz, görmüyor musunuz?..
Şen ola ülkem, şen ola...

[email protected]

LÜTFEN "TIK"LAYINIZ:
www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap