Rifat Serdaroglu [email protected]
 27 Nisan 2011 07:51


*YÜZSÜZLÜK*

AKP İktidarı ile beraber  neredeyse tüm değerlerimiz çürümeye başladı.  Her
gün, insanı hayretlere düşüren olayları yaşıyoruz. Hele devlet yönetiminde o
kadar acayip olaylarla karşılaşıyor, o kadar ucube devlet adamları görüyoruz
ki, insanın inanası gelmiyor... Yüzsüzlük çeşit çeşit..

*Bekri Mustafa imam olmuş. Her cenaze namazını kıldırdıktan sonra, tabutun
kapağını aralayıp, bir şeyler fısıldıyormuş. Bu günlerce böyle devam etmiş.
Cemaat merak içindeymiş. İçlerinden biri dayanamayıp sormuş; "Hocam, cenaze
namazından sonra tabutun kapağını aralayıp mevta'ya ne söylüyorsun, diye
sormuş?  Bekri Mustafa cevap vermiş; "Diyorum ki; öbür taraftakilere selam
söyle, bu dünyanın halini merek ederlerse, Bekri Mustafa İmam oldu de,
gerisini onlar anlar!..."*

Dinimizin de, aklımızın da gereği "*emaneti veya işi"* ehline yani *"bilene*"
vermektir.  Sizlere  sorumlu makamlarda bulunan kişilerden üç tanesinin
yaptıklarını anlatacağım. Bakalım dinimizin ve aklımızın emrini yerine
getirdik mi, getiremedik mi?...,

**Bülent Arınç  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı;*
Eski Manisalı yeni Bursalı Bülent Bey geçenlerde Amerika'ya gitti.
Seyahatinin sonunda yaptığı basın toplantısında, gazeteci Yılmaz
Polat;   "Fethullah
Gülen ile görüştünüz mü" diye sordu.
Bu soruya demokrasiyi hazmetmiş bir siyasetçinin vereceği cevaplar bellidir;
Cevap şıkları şöyle olabilir: a) Bu soruya cevap vermek istemiyorum
b) Görüşmedim  c) Görüştüm..
Bülent Bey neler dedi;  "*Ben size bugün ne yaptığınızı, hangi sokaktan
geçtiğinizi veya kiminle görüşüp çayını içtiğinizi soruyor muyum? Sen
Türkiye'ye gel de ben sana nerelere uğrayıp uğramadığını soracağım.
İzlettirip senin bütün açıklarını ortaya çıkarttıracağım!.."*
(Bülent Bey'in bu sözlerini başta tecrübeli ve saygın gazeteci Savaş Süzal
olmak üzere çok sayıda gazeteci  de teypten  dinlediklerini söylediler.)

**26 Nisan 2011 tarihli Hürriyet Gazetesinden bir fotoğraf:**
*Hendek Kaymakamı Mustafa Aydın, kendisini ziyarete gelen AKP Milletvekili
adaylarına objektiflerin önünde "*nazar boncuğu*" takıyor.  *"Nazar değmesin
tosunlarıma*" der gibi bir de fotoğrafçılara poz veriyor. Nazar boncuğu
taktıklarından biri ise Şaban Dişli(!).

**26 Nisan 2011 tarihli  İzmir Yeni Asır Gazetesinden bir fotoğraf:*
İzmirlileri  aptal zanneden ithal aday eski Ulaştırma Bakanı İnali Yıldırım
ortada. Sağında Devletin Valisi, solunda AKP'nin en önemli müteahhitlerinden
İbrahim Çeçen.  İzmir'deki Ağrılılar gecesinde seçim çalışması
yapıyorlar!...

Kendiliğinden gelişmiş ve basına yansımış  üç olaydan herhangi biri,
gelişmiş batı demokrasilerinden  birinde yaşansaydı, o olayın müsebbipleri
derhal görevlerinden ayrılıp, yargı önünde hesap veriyor olurlardı.  Demokratik
bilince sahip kamuoyu da bu olaylar sonuçlanıncaya kadar ayağa kalkardı.
**Başbakan Yardımcısı Bursalı Bülent Bey*, gazeteciyi açıkça tehdit ediyor
ve onu devletin güvenlik güçlerine izlettirip, hesap sormakla korkutmak
istiyor. Sanki, izlettirme emrini verdiği polisler devletin polisi değil de,
Menemen'de Kubilay'ın kafasını kesen  Derviş  Mehmet'in  adamları !.. Bir
kimse  de kalkıp, "Bülent Bey  sen kendini ne zannediyorsun, ne hakla özel
işlerin için devletin polislerini kullanabileceğini düşünebiliyorsun"  diye
sormuyorsa, kabahati kendimizde aramamız gerekir. Demek ki emaneti yanlış
adama vermişiz!...

*İkinci olayda devletten maaş alan, tarafsız ve yansız olması gereken
Kaymakam efendi, AKP'li adaylara nazar boncuğu takıyor ve açıkça taraf
olduğunu hem ilçedeki devlet görevlilerine hem de tüm ilçeye  ilan etmiş
oluyor. Bir Allahın kulu da çıkıp, a benim sepet kafalı Kaymakamım, sen
kendini ne sanıyorsun, sen devlet memuru musun  yoksa AKP İlçe Başkanı
mısın?  Nazar boncuğu taktığın Şaban Dişli, aracılık yapıp 1 Milyon TL  rüşvet
aldığı için AKP Genel Başkan Yardımcılığından atılan biridir. Ortak mısın
onunla,  diye sormuyor!.. Adam da pişkince koltuğunda oturmaya devam ediyor
ve "Vali" olmayı bekliyor...

*Üçüncü olay ise, İzmir'e  hizmet vaat edip İzmirlilerin oyunu almak isteyen
eski bakan İnali Yıldırım. Cebinde hizmetler, İzmirliye diyor ki, "ver oyu,
al hizmeti."  İnali Yıldırım bilmiyor ki, İzmirlinin politikada en cahili,
gömlek cebinden on tane İnali çıkarır. Esas çirkin olan her gittiği  yere
zorla İzmir Valisini de götürüp adamcağızı zora sokmasıdır.  Diğer ayıbı da,
ilk iktidar değişikliğinde tüm ihaleleri incelemeye alınacak olan
yandaş-candaş bir müteahhidi, Pazar sepeti gibi kolunda taşımasıdır.

Bu Bekri Mustafalara  hadlerini bildirmezsek, demokratik tepkimizi gösterip
bunları alaşağı etmezsek, bunların yüzsüzlüklerinden şikayet etmeye hakkımız
olamaz.
12 Haziran 2011 de sandığa gideceğiz, gitmeyenleri götüreceğiz ve emaneti
ehline ve namuslusuna vereceğiz..

Sağlık ve başarı dileklerimle   27 Nisan 2011

RİFAT SERDAROĞLU
[email protected]
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap