nurullah aydın [email protected]


*Nurullah AYDIN*

*12 Mayıs 2011-ANKARA*

* *

*ULUSAL/MİLLİ EKONOMİ ÇÖKÜYOR MU?*



AKP;  9 yıllık icraatlarını, Alnımızın Ak ıyla 8.5 Yıl, isimli kitapta
toplayıp, her yere dağıttı. Ekonomi bölümünde, İhracatı tam 4 kat artırdık
şeklinde açıklama var. İthalat Rakamlarından hiç bahsedilmiyor. Tek kelime
yok. Yapılan hizmetler ve faaliyetler, bol görsel destekli mizanpajla
seçmenin bilgisini sunuluyor.



*2002'de neydi,  2010'da ne oldu?*

Aslında ihracat-ithalat rakamları hep birlikte analiz edilen, en temel
istatistikî veriler. Ekonomistlere göre, ihracat kadar ithalat da önemli.
İhracatta kırılan rekorları anlatıyorlar. Ama asıl rekor, ithalatta
kırılıyor. Fakat nedense, bundan hiç söz eden yok.



*Kitapta* çok büyük bir  yanlış var. İhracatı tam 4 kat artırdık diye büyük
puntolara başlık atılmış. Altına da, 2002 yılında 36 milyar dolar olan
ihracatı, tam 4 kat artırdık ve 2010 yılında 114 milyar dolara
yükselttik  ifadesi
eklenmiş. Basit bir bölme işlemi yapan, ihracatın 4 kat değil 3.1 kat
arttığını rahatça hesaplayabilir. Aradaki yanılma payı farkı 0,9. Tam bir
skandal.



Öncelikle AKP'nin kitapçığa almaya cesaret edemediği ithalat *rakamlar*ı,
8,5 yılda gelinen vahim tabloyu ortaya koyuyor. 2002 de 51.5 milyar dolar
olan toplam ithalat, 2010 da 185,5 milyar dolara yükselmiş. Yani 8,5 yılda
tam 3,6 kat artış yaşanmış. Yine 2009 a göre artış oranı ise yüzde 31,6. Bir
önceki yıl 140 milyar dolar ithalat yapılmış. Yani ithalatta, artış değil
adeta patlama olmuş. Özellikle son 4 yılda rekor üstüne rekor kırılmış.



*İthalatın* milli gelir içindeki payı 2002 de 22,4 iken, 2010 da 29,4 a
kadar yükseldi. İthalattaki patlama, her geçen yıl dış ticaret açığını
artırdı.  2002'de 15,4 milyar dolar olan Türkiye dış ticaret açığı, 2010
yılında 71. 5 milyar dolara ulaştı. Açıktaki hızlı büyüme, gelecek için
alarm sinyali veriyor.



DTM nin verilerine göre, yurtdışından 98 ana kalem başlığı altında binlerce
çeşit ürün ithal ediliyor. 28 ana sektörden 16 sında net ithalatçı konumunda
olan Türkiye, yabancı sermaye çekme bahanesi ve dışa açılım politikaları
sebebiyle son 8,5 yılda tamamen *ithalatçı ülke* konumuna düşürüldü.



Tamamen *ithalata bağımlı olan sektörlerin* başında hampetrol ve doğalgaz
geliyor. Pamukta, artık ithalata bağımlı bir ülkeyiz. Hayvancılıkta ise,
canlı hayvanla başlayan ithalat, kırmızı ete kadar dayandı. Tarım
ürünlerinde ise, her geçen gün çeşit sayısı artıyor. İthalat kalemleri
arasında şu ana kalemler var: Kimyasal madde ve ürünler, makine ve teçhizat,
kok kömürü ve petrol ürünleri, ana metal sanayisi, tıbbi aletler, optik,
saat, bilgi işlem makineleri, linyit, televizyon, telefon, elektrikli
aletler, kağıt ve ürünleri, ulaşım araçları, tarım ve hayvancılık, deri,
plak ve kaset, ağaç ürünleri.



Türkiye'nin ham petrol, akaryakıt, doğalgaz, petrol gibi enerji hammaddeleri
ithalatı, 2002 de 9,2 milyar dolar iken bu rakam 2010'de 38.5 milyar dolara
yükselmiş. İkinci sırada kazan, makine ve cihazlar var. Bu sektörde 8,1
milyar dolar ithalat, bugün 21,2 milyar dolara çıkmış.



En çok ithalatın yapıldığı sektörlerden *demir ve çelik*, üçüncü sırada
geliyor. 2002 de 2,9 milyar dolar olan bu sektördeki ithalat, geçtiğimiz yıl
16,1 milyar dolara ulaşmış. Elektrikli cihazların ithalatı ise, 8,5 yılda
4,3 milyar dolardan 14,6 milyar dolara fırlamış.



Kara taşıtları ithalatı, patlayan sektörler arasında bulunuyor. 8,5 yıl önce
2,3 milyar dolar olan bu sektördeki ithalat, şimdi 13,4 milyar dolara
ulaştı. Artık yollara, yabancı marka arabalar hakim oldu.



Yanlış politikalar, *hayvancılığı *bitirdi. Son 2 yıldır yaşanan hayvan
krizi nedeniyle, 2002 de sadece 15,9 milyon dolar gerçekleşen canlı hayvan
ithalatı, adeta patlama yaparak 333 milyon dolarlık seviyesine ulaştı. 51
bin dolar gibi neredeyse yok denecek miktarda az olan et ve sakatat ithalatı
ise fiyatları düşürmek için alınan kırmızı et ithalatı kararıyla 250 milyon
dolar seviyesine çıktı. Balık ve deniz ürünleri, ithalatı da 2002 ye göre
neredeyse 7 kat artarak 18,7 milyon dolardan 133 milyon dolara çıktı. Pamuk
üretiminde aslında iyi bir noktada olan Türkiye, IMF endeksli tarım
politikalarıyla pamuk üretimini kendi eliyle baltaladı. AKP iktidarının
yanlış politikaları nedeniyle 2002'de 1,2 milyar dolar olan pamuk ve pamuk
ipliği ithalatı, 2010'da 3,3 milyar dolar seviyesine ulaştı.



Siyasi parti liderleri, ekonomistler  nelerden bahsediyor?



*GünÜN SöZÜ*: Borçlu insan kişiliğini, borçlu devlet bağımsızlığını
kaybeder.

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Attachment: İTİHALAT ARTARKEN MİLLİ EKONOMİ ÇÖKÜYOR.docx
Description: application/vnd.openxmlformats-officedocument.wordprocessingml.document

Cevap