Rifat Serdaroglu <[email protected]>
 04 Haziran 2011 07:37

* *

*BİR  DEVLET  BÖYLE  ÇÖKER*

Bir Devletin başına, hırsı  aklından üstte olan birini getirirseniz ve o
kişi bilerek kanunları çiğnerse, görevleri yasaları uygulamak olanlar da,
yapılan yasa ihlallerini, korktukları için görmezden gelirlerse ve
görevlerini yapmazlarsa, işte o zaman "*tuz kokar*" yani *devlet çökmeye
başlar*...

**Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Görevleri; Madde:4*
"Bizzat veya Cumhuriyet Başsavcı Başyardımcısı, Cumhuriyet Başsavcı
yardımcıları marifetiyle siyasi partilerin tüzük ve programlarını ve
kurucularının hukuki durumlarının  Anayasa ve kanun hükümlerine uygunluğunu,
kuruluşlarını takiben ve öncelikle denetlemek, faaliyetlerini takip etmek,
gerektiğinde siyasi parti, siyasi parti üyesi veya kuruluşu hakkında
mahallinde denetleme, inceleme ve soruşturma yapmak, yaptırmak...

**Siyasi Partiler Kanunu; Md:84-86-87*
"*Siyasi Partiler*, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne
çıkarmak ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini korumak amacını güden(
*Anayasa Md* *174 sinde açıkça yazılan kanunlar*) hükümlerine aykırı amaç
güdemezler ve faaliyette bulunamazlar."
*"Siyasi Partiler*, Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik  niteliğinin
değiştirilmesi ve halifeliğin yeniden kurulması amacını güdemez ve bu amaca
yönelik faaliyetlerde bulunamazlar."
"*Siyasi Partiler*, Devletin sosyal veya ekonomik veya siyasi veya hukuki
temel düzenini, kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak amacıyla veya
siyasi amaçla veya siyasi menfaat temin ve tesis eylemek maksadıyla dini
veya dini hissiyatı veya dince mukaddes tanınan şeyleri alet ederek her ne
suretle olursa olsun *propaganda yapamaz, istismar edemez veya kötüye
kullanamazlar*..."

*Şimdi soralım*; Türkiye'de , Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı denen bir
makam var mı? Orada görevleri Cumhuriyeti korumak olan çok sayıda savcı var
mı? Bunlar devletten maaş alıyorlar mı? Bunlar AKP hükümetinin değil de,
Türk Devletinin görevlileri değil mi? Her Siyasi Partinin yasalara uymasını
bunlar kontrol etmeyecekler mi?
O halde, seçimleri kaybederse  Yüce Divan korkusu şimdiden  yüreğine düşmüş
Eşbaşkan, hangi cesaretle böyle konuşabiliyor? Anayasa ve yasalarımız
herkesi bağlıyor da AKP Genel Başkanını  bağlamıyor mu?

Eşbaşkan-Başbakan Erdoğan'ın  Trabzon- Diyarbakır-Isparta konuşmaları doğal
olarak terbiye dışı  ve yasa ihlalleri ile dolu idi!...
* Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına "Eşkıya" dedi.
*Bunların dini "Zerdüşt" dedi,
*Bunların kökeni  "Alevidir" deyip, halka yuhalattı.
*Camileri ahıra çevirdiler, dedi.
*İlmihal Kitaplarını toplattılar, dedi.
*Bunlar Ezanı Türkçe okuttular, dedi.
*İmam Hatiplere düşmanlık yapıyorlar, dedi.
*Hacı Sait Camii İmamının öldürülmesinden girdi,  Ahmedi Hani'den Şeyh
Mutahhar'a,  Nurettin Zengi'den  İbrahim Gülşeni'ye kadar dolaştı, en son
Diyarbakır'daki 41 Sahabe'den çıktı...

*Cemaat ve Tarikatlar aralarında bakanlıkları paylaştılar ve devletin tüm
kadrolarına yerleştiler.
*Tarikat ve Cemaatler, binlerce dönüm arazilerde özel kasabalar kuruyorlar.
Cübbeleriyle,sarıklarıyla, çok eşli yaşamlarıyla, sakal ve asalarıyla Devrim
Kanunlarıyla alay ediyorlar. Bir kuruş vergi vermedikleri halde, milyonlarca
dolarla oynuyorlar.
*Diyanet İşleri Başkanlığından habersiz, kaçak Kuran Kurslarında on binlerce
çocuk, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı olarak zehirleniyor, T.C Devletinin
Kaymakamları utanmadan koltuklarında oturuyor.
*Devlet, Gıda Bankacılığı yetkisi verdiği dernekler(Deniz Feneri-İHH)
tarafından Trilyonlarca lira soyuluyor, bu aziz milletin vergilerinden
maaşlarını alan Maliye Bakanlığı Denetim elemanları İngiltere Vatandaşı
Bakanlarının korkusuna  mesleki bilgilerini, kariyerlerini paspas yapıp
üzerlerine basıyorlar.
*İstanbul Büyükşehir Başkanı Kadir Topbaş'ın İmar Danışmanı ve Deniz
Otobüsleri Yönetim Kurulu Üyesi  olan Fethi Turgut'un evine hırsız giriyor,
iki büyük kasayı ağırlıklarından dolayı kaldıramayan hırsızlar, küçük kasayı
çalıyorlar. Hırsızlar para paylaşımında birbirine girince olay ortaya
çıkıyor.  Küçücük kasadan; 950 Bin Dolar+280 Bin Avro+200 Bin TL+2 Kilo
Altın çıkıyor. Türkiye Cumhuriyetinde, binlerce savcı, on binlerce denetim
elemanı;
"*Gel bakalım arkadaş, bu parayı nereden buldun, soygunculuk mu yaptın,
hırsızlık mı yaptın"* diye soramıyor!...
Garip bir esnaf, fiş kesmedi diye başına gelmedik kalmıyor, ondan sonra
"*Aynı Sudan İçmişiz Biz*" ha, haydi size  "Osman Baydemir'in dediğinden"...

Bu yazdıklarım, olanların binde biri bile değildir. Demokratik bir
ülkede,  haysiyetli
denetim elemanlarının ve  bağımsız yargının olduğu bu suçları işleyenler,
kanunlarda yazan cezalara en kısa sürede çarptırılırlar.

Yazının başında  dediğim gibi, devlet bu şekilde yönetilir ve devlet
görevlileri yasaları uygulamaktan çekinirlerse, bu devletin çökmesi
kaçınılmazdır. Hele ülkeyi, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin
değerini bilmeyen siyasetçiler yönetiyorsa..

Çaresiz değiliz. Çare biziz, çare Türk Milletidir. Bu karabasandan
kurtulmanın yolu 12 Haziran'da açılacaktır. Çevremizdeki herkesi sandığa
götürmeli, oy kullandırmalıyız. Oylarımızın bölünmesini de
engellemeliyiz.  Kimsenin
şahsi çıkarı, Türkiye'nin çıkarının önünde olamaz...

Sağlık ve başarı dileklerimle  04 Haziran 2011

RİFAT SERDAROĞLU
[email protected]
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap