Rifat Serdaroglu [email protected]
 27 Haziran 2011 07:42

*ALTLIK*

*Altlık*; Asıl olaydan önce yapılan hazırlıkların genel adıdır. Bu
hazırlıkların amacı, çıkabilecek karşı sesleri önceden belirleyip sindirmek,
mümkünse yok etmek, esas meselenin elde edilmesi için önceden yol açmak ve
kamuoyu oluşturmaktır.

AKP Hükümeti 2005 yılından beri İmralı'da Öcalan ile bir seri görüşmeler
yaptı. Bu görüşmeler ışığında Öcalan, 15 Ağustos 2009'da  bir yol haritasını
AKP Hükümetine verdi. Seçimden önce bu görüşmelerin ve varılan anlaşmanın
üzerini örten, milletten saklayan ve tamamen *"Milliyetçi*" bir söyleme
bürünen Başbakan Erdoğan, özellikle Karadeniz-İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da
ki milliyetçi oyları yeniden alıp istediğine ulaşınca, Öcalan ile varılan
anlaşmayı gerçekleştirmek için çalışmalara başladı. Bunun için yazının
başlığı yaptığımız "*Altlıkçıları*" kullanmaya başladı.

Böyle durumlarda öncelikle  kullanıma hazır, "*çakaralmaz
eskitüfekler"*derhal devreye girerler.
*Bunlar;*
*Yöneticileri içinde; "İshak Alaton-Can Paker-Kemal Derviş-Osman
Kavala-Ethem Sancak-Cüneyt Zapsu-Etyen Mahçupyan gibi T.C Devleti-Türk
Milleti hakkındaki düşünceleri bilinen ve "*Bana Türk demeyin, bana Türk
derseniz utanırım*" diyenlerin de bulunduğu, Soros destekli meşhur TESEV
adlı vakıf,
**Kod Adı "Osman Öğretmen*" olan ve ömrünün önemli bir kısmını
Şam-Maalule-Golan-Reşadiye-Bekaa-Trablusşam-Bourj al Brajne gibi terör
kamplarında geçiren ve ne hikmetse her ayrıldığı kampın ertesi gün İsrail
tarafından bombalandığı, Mossad'ın çok sempatik bulduğu Cengiz Çandar,
**F.Gülen cemaatinin sözcüsü*, Zaman Gazetesi Başyazarı ve Yalova İlimizin
sakinlerinden Hüseyin Gülerce...
Daha sonra ise sırasıyla Müsiad camiası, Tuskon  isimli Cemaatin sermaye
kuruluşu, Cemaatin Hukukçular Birliği ve paralarının kaynağı belli olmayan
Sivil Toplum Kuruluşlarının gazetelere verecekleri ilanlar gelecek.

Altlıkçı ekibin tetikçiliği görevini bu kez Cengiz Çandar üstlendi.  6 ay
çalışarak, 103 sayfalık bir rapor hazırlamış.  Cumhurbaşkanı'ndan-Murat
Karayılan'a, Beşir Atalay'dan-Zübeyir Aydar'a, Efgan Ala'dan- Muzaffer
Ayata'ya, Neçirvan Barzani'den-Ömer Çelik'e kadar "*Kürtçülük-Bölücülük*"
konusunda görüşleri hemen hemen birbirinin aynısı olan kişilerle röportajlar
yapmış ve kendi ifadesiyle "*Kürt Sorunu'nun çözümüne ilişkin hiç kimsenin
bugüne dek aklına gelmemiş hiçbir öneriyi sunmayan*" bu rapor ortaya çıkmış...
Osman Öğretmen kod adlı yazarın çözüm için önerdikleri şunlar;

*Raporu hazırlayan kişi; Türkiye Hükümeti'nin,  PKK olgusunu *"terörizm*" ,
PKK'nın kendisini "*terör örgütü"* ve mensuplarını *"teröristler*" olarak
tanıması  yerine, durumu bir "*Kürt İsyanı*" olarak görmesini,  çözüm için
ilk ve en önemli adım olarak görmekte ve şöyle devam etmektedir;  Cumhuriyet
tarihinde 29 Kürt İsyanından bahsedilmektedir,   halbuki Kürt siyasi
çevreleri  Cumhuriyet  tarihinde  4 adet isyan kabul etmektedirler. Bu
isyanlar ise;
*1925 Şeyh Sait İsyanı-1929 Ağrı Dağı İsyanı- 1938 Dersim İsyanı- 1984 PKK
İsyanı !...(Sayfa:18)*

*Raporu hazırlayan kişi;  PKK'nın yaptığı *terör  faaliyetlerinin ve
uyuşturucu kaçakçılığının* "İsyan" tanımı ile çelişmediğini, tam tersine
isyan araçları içinde sayıldıklarını savunmaktadır. !. (Sayfa: 19-20)

*Raporu hazırlayan kişi; Halen devletin elinde de "*atılması gereken pratik
adımlar*" ya da "*eylem planı*"  diye nitelendirilebilecek, bir başka
deyimle her ne kadar Habur  sonrası rafa kaldırılmış olsa da bir çeşit "*yol
haritası*" bulunmaktadır, demektedir. (Sayfa: 84)

*Raporu hazırlayan kişi; Taraflar  (*Devlet ve PKK*) arasında çözüm yönünde
yol alınabilmesi için öncelikle bir güven ortamı yaratılması gerekmektedir,
demekte ve  bunun ön koşulu olarak da,  KCK davasından tutuklu bulunan
sanıkların, başta seçilmiş Belediye Başkanları olmak üzere büyük bölümünün
serbest bırakılmalarının sağlanması ve davanın düşürülmesini görmektedir.
(Sayfa: 84)

*Raporu hazırlayan kişi; Güven ortamının sağlanması ve sürdürebilir olması
ancak silahların sustuğu ve susturulduğu bir ortamda mümkün olabilir, bu
nedenle PKK'nın "*eylemsizlik*" halinin sürekli kılınması gerekmektedir
görüşünü savunmaktadır. Ancak PKK'nın "*eylemsizlik*" halinin konsolide
edilmesi ise, Silahlı Kuvvetler başta olmak üzere, güvenlik kuvvetlerinin
PKK'nın silahlı unsurlarına yönelik operasyonlarının durdurulması da
gerekmektedir, demektedir...  (Sayfa: 86)

* Raporu yazan kişi; "*Dağdan İniş'i*" özendirecek şekilde meşru ve yasal
zeminde siyaset yapılmasının önünün gerçekten açık olduğunun en anlamlı
göstergesi, Kürtlerin TBMM de en geniş, adil ve gerçekçi temsilinin mümkün
kılınmasıyla olabileceğini, ve "*Türkiye'nin İç Barışı*" ve  "*PKK'nın
Türkiyelileşmesi'nin*" sağlanabilmesi için seçim barajının % 10'un altına
çekilmesini zorunlu kılmaktadır, demektedir..(Sayfa: 87)

*Raporu hazırlayan kişi; Yeni bir Anayasa'nın hazırlanması ve yeni
anayasa'da yeni bir vatandaşlık tanımı yapılmasını, aynı şekilde *ana dilde
eğitim ve öğretim* konusunun tatminkar bir çözüme kavuşturulmasını
istemektedir. (Sayfa: 87)

*Raporu hazırlayan kişi; Yeni Anayasa yapımıyla başlayacak yeni hukuki
düzenlemeler, Kürtlere Türkiye'de yeni bir *"Statü*" kazandırmayı amaç
edinmeli ve bu statü'nün "*Demokratik Özerklikten*" , "*Yerel Yönetimlerin
yetkilerinin güçlendirileceği*" ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde
kendilerini yönetebilme konumunda bulunmalarının kastedildiğinin
anlaşılmasını istemektedir..(Sayfa:87)

*Raporu hazırlayan kişi;  Abdullah  Öcalan'ın çözüm için değerlendirilmesi
gereken, çözümün "*Partner'i*" rolünü üstlenecek çok önemli bir "*Siyasi
Aktör"* olduğunun kabulünü dağdan iniş'in  sağlanabilmesi için kaçınılmaz
görmekte ve Öcalan'ın tutukluluk şartlarında yapılacak yeni düzenlemenin,
orta vadede Öcalan'ın serbest bırakılmasına kadar uzanan bir düzlemde ele
alınmasını önermektedir. (Sayfa:88)

*Raporu hazırlayan kişi; Nihai toplumsal bir barış için yapılacak "*Aşamalı
Affın*" sadece PKK'lıları değil, PKK'dan kopmuş ve ayrılmış olmakla birlikte
PKK eylemlerinden ötürü cezai kovuşturmaya uğrayan ve yurt dışında yaşamak
zorunda kalan binlerce kişiyi de kapsaması gerektiğini söylemekte, yalnız *
"Af"* kelimesinin toplumda infial yaratacağından kullanılmamasını, yerine "*
Aşama"* kelimesinin kullanılmasını tavsiye etmektedir. (Sayfa: 89)

Milli Devlete, Üniter Yapıya her zaman karşı çıkan ve "*Millet"* kavramı
yerine "*Ümmet"* kavramını benimseyen CIA destekli cemaatin sözcülerinden
Hüseyin Gülerce ise konuya desteğini 24 Haziran'da Zaman Gazetesinde
yayınlanan yazısında şöyle vermektedir;

*Seçimler, sonunda huzur içinde yapıldı ama şimdi de Diyarbakır'dan bağımsız
seçilen Hatip Dicle'nin, milletvekilliğinin YSK tarafından düşürülmesini
tartışıyoruz...

*Kürt meselesi ne zaman barış yoluyla çözülmek istense karşımıza derin
provokasyonlar çıkıyor. Vesayet sistemi, köşeye sıkıştıkça, terör ve şiddet
üzerinden huruç hareketleri deniyor...

*Bugün Ergenekon davası sürerken açığa çıkan belgeler, bilgiler asıl
yapılması gerekenin; Ergenekon-PKK- Terör Örgütleri ilişkilerini açığa
çıkarmak olduğunu anlatıyor. Ergenekon-PKK bağlantısı açığa çıkarılmadan,
derin devletin Kürt meselesindeki rolü deşifre edilmeden Kürt sorunu asla
çözülemez.
Ortada Ergenekonvari bir tezgah var. Şiddet ve tehdit diline pek meraklı bir
siyasi örgüte, adeta sokağa dökülün, silaha sarılın,dağı işaret eden bir
tezgah bu, diyor...

Sizlere  sadece, kod adı "Osman Öğretmen" olan Cengiz Çandar ve Cemaatin
sözcüsü Hüseyin Gülerce'nin yazılarının özetini asıllarına sadık kalarak
aktarmaya çalıştım. Sinirlerinizin elverdiği ölçüde okumanızı ve Türkiye'nin
nasıl bir ihanet şebekesi tarafından kuşatıldığını anlamaya çalışmanızı rica
ediyorum.
Yarın bu konudaki görüşlerimi sizlerle paylaşacağım.

Sağlık ve başarı dileklerimle  27 Haziran 2011

RİFAT SERDAROĞLU
[email protected]
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap