Bülent Esinoğlu <[email protected]>
08 Temmuz 2011 23:28

Clinton Kalkanı Sokmaya Geliyor

Bülent ESİNOĞLU

15-16 Temmuz günlerinde, Amerikan Dışişleri Bakanı Clington Türkiye'ye
bir çalışma ziyareti yapacak.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu,  Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı ve
Türkiye Başbakanı ile görüşecek.
Görüşmede, Suriye ve Libya'nın görüşüleceği söylendi. Ancak asıl
konunun, Füze Kalkanı Projesi olduğu yabancı basında yer aldı.
Zaten Trabzon Kadırga yaylasında ve Mardin'de yerleri hazırlanan, Füze
Kalkanının sözleşmesinin imzalanması beklenmektedir.
Bildiğiniz gibi, Füze Kalkanının Türkiye'ye yerleştirileceğinin
konuşulduğu günlerde, Erdoğan, önce silahın kumandasının Türkiye'de
olacağını açıklamış, ancak, daha sonra NATO'dan yapılan açıklamada
kumandanın NATO'da olacağı belirtilmişti.
Gene bir hatırlatma daha yapayım. Amerika Füze Kalkanını Çek
Cumhuriyeti ve Romanya'ya koymayı planlamıştı. Hem Rusya'nın ağır
baskısı, hem de Almanya'nın bu silahları Avrupa'yı çok güvensiz hale
getireceği nedeniyle karşı çıkması sonucu, Silahların Türkiye'ye
konulması kararlaştırılmıştı.
Şimdi silahların Türkiye'ye yerleştirilmesinin son finali
gerçekleşecek gibi görünüyor.
Bu silahları Amerika İran için Türkiye'ye yerleştirmek istediğini
Rusya'ya bildirmiş, Ruslar da daha yakın olan Romanya'ya
konulmasındansa, Türkiye'ye konulmasını Amerika'ya önermişti. Ya da
hikâye bize böyle anlatılmıştı.
Amerika'nın Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirmek için bundan daha
iyi bir fırsatının olabileceği düşünülemez.
Nasılsa Türkiye ile Suriye'yi kolayca karşı karşıya getirdi. Şimdi
sıra İran'dadır.
Her ne kadar Rusya'nın, Silahların Trabzon'a konulmasına hala itirazı
devam ediyor olsa da, Amerika bu işte kararlı görünüyor.
Bir hatırlatmaya daha ihtiyaç var.
Amerika'nın talimatları gereğince, Erdoğan'ın Suriye'ye yapacağı
muhtemel bir saldırının gündeme geldiği günlerde, İran resmi
ağızlarından, ilk tepki gelmişti.
Ve denilmişti ki; Suriye'ye yapılacak bir saldırı halinde Türkiye'deki
Amerikan Üslerini vururuz.
Tabi şunu demek istemiyorum. Silahların yerleştirilmesinin hemen
ardından bir savaş olur.
Hayır, hemen savaş olmaz.
Şimdi Suriye ile olan ilişkilere benzer bir ilişki İran ile yaşanır.
Anlaşmazlıklar Batı kaynakları ve onların gizli servisleri eliyle
tırmandırılır.
Sonu ne olur ben de bilmiyorum. Ama iyi bir şey olmayacağını şimdiden
söylemek mümkündür.
Peki, biz, Amerika'nın çıkarları için tüm dünya ile kavgalı hale mi
geleceğiz?
Bir başka husus Türkiye'de genel seçimlerin bitmesini Amerika neden
bekledi? Acaba bu silahların konulması anlaşmaları seçimden önce
olsaydı, AKP seçimlerde bu sonucu alabilir miydi?
Önümüzdeki günlerin söylenecek yalanlarını bu günden açıklayayım.
Efendim bunlar silah değil, peki ne? Bunlar İran ve Rusya'yı gözetleme
radarları, dolayısı ile bize bir zararı olmaz.
Yalan. Onlarda biliyor ki bunlar silah ve tetiği de Amerika'dadır.
İran'ın istikrarsızlaştırılması, Türkiye'nin istikrarsızlaştırılmasıdır.
Aslında Amerika'nın derdi, Çin'in petrol yollarını kesmektir.
Peki, nerde Devlet, nerde bizim yöneticilerimiz derseniz. 12 Haziran
sandığından çıkardıklarımızı arıyorsunuz demektir.
Sandığı önümüze Amerika koymuştu, içinden de Amerika'nın Füze
kalkanının çıkacağı belliydi.
Bağımsızlık duygusu ne kadar da yakıcı değil mi?
23.7.2011, [email protected]

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap