Rifat Serdaroglu <[email protected]>
30 Temmuz 2011 09:38


*ORDUYA  GEREK  VAR MI?  YA  İMAMIN ORDUSUNA !...*

Dünyanın hiçbir yerinde,  iktidar olan parti ve onun mensuplarının kendi
milli ordularına bu kadar düşman oldukları bir ülke yoktur.  Türk Silahlı
Kuvvetlerinin kahraman komutanları,  cemaatin polisleri ve ABD' li
istihbarat elemanlarının müşterek yaptıkları dijital tuzaklarla hapse
atıldılar.
65 yaşını geçmiş, emekli olmuş generaller de, olmayan darbelerin sorumlusu
olarak cezaevlerine tıkıldılar. AKP Hükümetinin Başbakan Yardımcısı;
"*Komutanlar
karşımızda topuk selamı veriyor*" , "*otur oturduğun yerde, sen benim
memurumsun*" diye kin kusarcasına, kendi ordusunun komutanlarına hakaret
edebiliyor. Bununla da kalmayıp, bir operasyonda şehitler veren birliklerin
komutanları suçlanıp, başka yere atanabiliyor. Ayrıca bir AKP Milletvekili,
*"Çin'de 190 General var, bizde ise 340 General var. Bunlar Ankara'da
oturup, keyif çatıyorlar" *diyebiliyor ve partisinden hiçbir ses çıkmıyor...

AKP, Cumhuriyetin kuruluş değerlerine açıkça karşı olduğunu söyleyen
bir "*Cemaatler
Birliğidir."*
Bunu biliyoruz. İyi kötü kafası çalışan ve AKP üst yönetiminde bulunan
kişilerin son 15-20 yıllık konuşmalarını dikkatle izleyenler de AKP'nin
gitmek istedikleri yolun sonunu tahmin edebiliyorlar.
Genelkurmay Başkanı ve üç Kuvvet Komutanının "*emekliliklerini isteyerek*"
istifa etmelerini, *"Demokrasinin Zaferi"* olarak yorumlayan "*Cemaat
Baykuşlarını*" televizyonlarda hayretle izledik. Sanki bizimle savaşan,
düşman ordusunun Generallerinden kurtulmuştuk !...

Türk tarihinde ilk kez olan böylesi önemli bir olayın içyüzünü tahmin
etmemize rağmen, net olarak bilmiyoruz.

Bu işin aktörleri olan, Cumhurbaşkanı-Başbakan- Genelkurmay Başkanı, hepsi
Türk Milleti adına görev yapan kişilerdir. Bulundukları makamlar, ne
Kayseri'de Abdullah Gül'ün babasının atölyesidir, ne Başbakan Erdoğan'ın
İETT Futbol Takımındaki mevkisidir, ne de Orgeneral Koşaner'in babasının
çiftliğidir.
Madem ki bu olaylar, demokrasimizin gelişme işaretleri olarak takdim
edilmektedir, o zaman demokrasinin en önemli şartı olan "*Açıklık"* gereği
her şeyi Türk Milletine anlatmak zorundadırlar...

İşin asli sahibi Türk Milletidir, ve hiçbir şey ondan gizlenmemelidir. Daha
önce benzeri olayları yaşadık. Hilmi Özkök, Ergenekon Savcıları ile köfte
yedi, kenara çekildi. Tribün Paşası Büyükanıt, Başbakan Erdoğan ile sanki
Kasımpaşa İmam Hatip Lisesi açılışı için program yapar gibi, sarayda
konuştular ve ne konuştuklarını Türk Milleti bilmiyor.  İlker Başbuğ, esti
yağdı, emekli olunca sesi kesildi. Koşaner Paşa ise, emekliliğini istedi ve
çekildi..

*1.Soru şudur;*
Neler oluyor beyler? Sizler kendinizi ne zannediyorsunuz? Hanginiz Türk
Milletinden üstünsünüz ki, bizlere bir açıklamayı çok görüyorsunuz?..

*2.Soru şudur;*
Yeni Komutan Özel; Sizce, Komutanınız Koşaner Paşa ve Kuvvet Komutanlarınızı
emekliliklerini isteyecek hale getiren iddialar, birer kuruntu mudur?
Hapis'te yatan (170 Muvazzaf, 250 Emekli General-Amiral-Subay-Astsubay ve
Uzman Çavuş) silah arkadaşlarınızın suçlu olduklarına inanıyor musunuz?  Ege
Ordu Komutanınız için de "*Yakalama"* emri çıkarılmış, yarın sizin içinde
böyle bir karar çıkarılmayacağının garantisini peşin peşin birinden aldınız
mı?

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, en azından beni kimsenin enayi yerine
koymaya hakkı yoktur.
Ben bilmek istiyorum;
*Atatürk'ün Ordusunun yerini, İmamın Ordusu mu alıyor? *

Ülkemin bir bölümünde, bir avuç sapık "*Demokratik Özerklik*" adı altında
bölünme girişiminde bulunuyor. Teröristbaşı, İmralı'dan hem örgütünü
yönetiyor, hem de AKP Hükümetine yol haritası veriyor. Türk Ordusunun
rütbelileri, yurt içinde PKK tarafından kaçırılıyorlar ve günlerdir
bulunamıyorlar. Vatan evlatları, PKK katilleri tarafından toplu olarak şehit
ediliyor, suçlu yine Türk Subayları gösteriliyor!..  Barzani ve ABD destekli
bir kalkışma hareketinin provaları yapılıyor. Ülkenin her yerinde Türk
Bayrağı yerine, terör örgütünün paçavraları asılıyor. Güneydoğu bölgesinde
PKK militanları yol kontrolü yapacak hale gelmişler, tam da bu ortamda Türk
Ordusunun Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları emekliliklerini isteyip,
çekip gidiyorlar...

Dün gece bir dostum aradı ve bana; "*Kapalı Poker bilir misin*" diye sordu.
Bilmediğimi söyledim, anlattı. 4 kişi ile, 7'li den başlayan kağıtlarla
oynanır dedi. Eğer oynayacak dördüncü kişi yoksa, 7'liler desteden çıkarılır
ve oyuna öyle devam edilirmiş...
İyi de, bunu bana neden anlatıyorsun diye sordum? Genelkurmay Başkanı ve
Kuvvet Komutanlarını oyundan çıkarsınlar, onlar olmadan da devam ederler,
nasılsa diye cevap verdi...

Siz ne dersiniz, Atatürk'ün  Ordusuna gerek var mı?  Yoksa Ahmet Şık'ın
dediği *"İmamın Ordusu*" yeter mi?...

Sağlık ve başarı dileklerimle  30 Temmuz 2011

RİFAT SERDAROĞLU
[email protected]
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap