Rifat Serdaroglu <[email protected]>
08 Eylül 2011 08:46


*AFFET  YA  SEYDİ !...*

Başbakan Erdoğan'ın Kürt politikalarının mucidi,  İstanbul Belediyesindeki  yol
göstericisi,  Kürtçü-Bölücü Hadep adlı partinin Genel Başkan Yardımcısı ve
Öcalan'ın sözcüsü, AKP'nin televizyon yıldızı ve AKP Adıyaman Milletvekili
Mehmet Metiner, gene televizyonda idi.

Hangi televizyonda biliyor musunuz?
Deniz Feneri yolsuzluğu Almanya'da patlak verip, etrafı pis kokular sarınca,
bizim tarikatçı demokratlar tedbir almakta gecikmediler. Kanal 7 nin başına
gelecekleri bildiklerinden, bu kanalın tüm varlığını ve ekipmanlarını "*Ülke
TV"* diye bir kanala aktardılar. Moda tabirle yeni bir sayfa açtılar!...
Mehmet Metiner işte bu dışı yeni içi eski televizyonda idi.

AKP Milletvekili Metiner daha önce Başbakan Erdoğan için söylediği;
*Ben Tayyip Bey'in beyin kıvrımlarında neler dolaştığını iyi bilirim,
*Tayyip Erdoğan ile "Demokratik Türkiye" kurulamaz,
*Tayyip Bey geri ve antidemokratiktir, cesaretsizdir,
*Tayyip Bey'in entelektüel birikiminin, siyasal birikiminin yeterli olduğuna
inanmıyorum, sözleri ile ilgili olarak; "*Bin pişmanım, bin kere özür
dilerim*" dedi.

Metiner*, herkesin bir cahiliye dönemi olduğunu belirterek, "Benim de böyle
dönemim olmuştur. İnsan kırgınlık içinde hiç hazzetmediği, hoşlanmadığı ve
sonradan pişman olacağı sözler de söyleyebilir.  O sözleri yayınlandıktan
sonra okudum. Muhtemelen söylediğim sözlerdir. Çok rahatsız oldum. Sayın
Başbakanın böyle eleştirileri hiç hak etmediğini gördüm. Orada Başbakanın
şahsına karşı söylediğim  sözlerden dolayı bin pişmanım. Bin kere özür
dilerim..." *

Konuşmasının *devamında Hazreti Ömer'den örnek veren Metiner, cahiliye
döneminde söylenen sözlerden hesap sorulmaması gerektiğini söyledi !...*

Sizleri,  Erdoğan- Öcalan ve Kürtçülük-Bölücülük-İslam Cumhuriyeti  arasında
gidip gelen zavallı bir adamın zırvalarıyla meşgul etmek istemem. Fakat
sizlere bir anlayışı, demokrasi ile asla bağdaşmayan bir görüşü, adamlarının
Tayyip Erdoğan'ı nasıl gördüklerini bir kez daha, üstelik kendi ağızlarından
anlatmak istedim.

Başbakan Erdoğan'ın "*İşte benim beynim*" dediği danışmanı,
söylediklerini *"Cahiliye
Dönemi*" ile özdeşleştiriyor.
Cahiliye dönemi, İslam dininin  Hz. Peygamber  tarafından açıklandığı ve
bundan önceki zamanlara adını veren bir dönemdir. Cahiliye döneminde
insanlar  Allahın birliğini unutmuş, her türlü kötülüklerle uğraşır
olmuşlardı.  İslam dininin gelişi ve insanların İslamiyet'i kabul edip, dinî
kurallara göre yaşamalarıyla "*Saadet*" devrinin başlandığı söylenir.

Başbakan Erdoğan'ın beyni olan danışman milletvekili, AKP öncesini
"*Cahiliye Dönemi*" olarak vurguluyor ve AKP- Erdoğan iktidara  geldikten
sonra,  daha önceki söylediklerinin dikkate alınmamasını söylüyor. Danışman,
ifadesinde neredeyse Erdoğan'ı peygamber yerine koyuyor!...
Daha önce; "*Erdoğan'a dokunmak ibadettir"* , "*Herkes Erdoğan için günde
iki rekat namaz kılmalıdır"* diyen milletvekilleri görmüştük. Bu ve onlarca
benzeri sözler hiçbir zaman yalanlamayan, söyleyenleri cezalandırmayan
Başbakan Erdoğan bu sözlerden hoşlanmaktadır ve bu yüzden sesini
çıkarmamaktadır.

Şimdi beraberce bir kez daha bir gerçeğin altını çizelim;
"*Demokrasi benim için araçtır, amaç değil. Ona binerim ve istediğim
istasyona gelince inerim"*
*"Davam için gerekirse papaz elbisesi bile giyerim"*  diyen bu kafa sizce *
"Demokrat*" olabilir mi?...
Partisinde  "*Tek Adam*" yönetimi uygulayan, normal bir tartışmaya dahi izin
vermeyen, Tük Milletinin kaderini etkileyecek konularda dahi Bakanlarına,
Milletvekillerine danışmaya tenezzül etmeyen ve onları adam yerine koymayan
bu kafa "*Demokrat"* olabilir mi?...

Olmaz, olmaz, olmaz... Belki şaptan şeker olur ama, bu kafadan demokrat olmaz.

Özellikle AKP Milletvekillerine seslenmek istiyorum;
Sizlerin haberi olmadan alınan kararların sorumluluğunun sizde olmadığını
düşünürseniz, yanılırsınız. Sizler de,  alınan kararlardan müteselsil olarak
sorumlusunuz.  Çok merak ediyorum, TBMM toplandığında içinizden bir kişi
çıkıp ta "*Şu KHK ile alınan kararları bize de anlatır mısınız*" diyen
olacak mı?..
Bunları sormalısınız, Mehmet Metiner'e bir şey yapamayan Başbakan, size ne
yapabilir ki? Çok kızarsa sizde Metiner gibi televizyonlara çıkıp
ağlarsınız...
Affet Ya Seydi... Biz ettik sen etme, diye...

Sağlık ve başarı dileklerimle  08 Eylül 2011

RİFAR SERDAROĞLU
[email protected]
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap