Bülent Esinoğlu <[email protected]>
18 Eylül 2011 12:03


* *

*Stratejide Mezhep mi, Enik Çatışma mı Önceliklidir?*



Bülent ESİNOĞLU



Emperyalizmin ulusları ele geçirmede temel üç silahı vardır. Stratejik önem
sırasına göre söylersek; mezhep çatışması, etnik çatışma ve ateşli
silahlardır.

Emperyalizm, Haçlı saldırılarının kibarlaştırılmış sosyolojik adı
olduğundan, içinde dini unsur taşımıyormuş gibi görünür. Oysa emperyalizmin
felsefi alt yapısı, DNA'sı, Batının Haçlı ideolojisinden kaynaklanır.

Bu teorik girişten sonra, Amerika'nın neden mezhep çatışmalarını öncelikli
ele aldığının uygulamasını yapalım.

Amerikan resmi organları tarafından açıklandı. Füze Kalkanı İsrail'i de
koruyacak.

İçeride Amerika adına kamuoyu imalatçıları başlamıştı bağırmaya, İsrail'in
kendi füze kalkanı var. Füze Kalkanının İsrail'i koruyacağı yalanını
Ergenekoncular söylüyor, İP söylüyor diye...

Amerikan resmi organlarının açıklamasından sonra, Akit Gazetesinin köşe
yazarları şunu söylemeye başladılar.

"Açılımları Erdoğan'a öneren Düşünce Kuruluşları Erdoğan'ı tongaya düşürmeye
çalışıyorlar."

Tabi Akit Gazetesi yandaş gazetelerin dışında bir yayın organı değil. Demeğe
çalıştığı; Erdoğan iyi de, düşünce kuruluşları kötü. Amerika'yı temize
çıkarma düşüncesi.

Ancak Füze Kalkanı ve MİT-PKK görüşmesi, %50'lik kamuoyu içinde çatlak
yarattığı kesin.

Suriye'ye saldırı niyetleri, Alevi Sünni çatışmasını amaçlayan söylemler,
belli bir kesimi rahatsız etmeye başladı.

Bir taraftan Suriye'nin iç istikrarını bozarak, İsrail'e doğrudan hizmet
yapan Eşbaşkan, öte yandan, sanki İsrail ile savaş varmış gibi söylem
tutturmaktadır.

Yani içerde ve dışarıda Sünni kesime seslenmek, Sünni kesimi örgütlemek.

Tekrar uygulamaya dönelim.

Türkiye NATO'nun içinde, OECD'nin içinde, Gümrük Birliğinin içinde, Dünya
Bankasının içinde, Büyük Ortadoğu Projesinin içindedir.

Erdoğan, Irak'taki Amerikan askeri için dua edip, ölmesin diyecek kadar
Amerika'nın içindedir.

Bu durumda, Türkiye İsrail'le, yani Amerika ile savaş içinde olacak.

Büyük bir sahtekârlık yaşıyoruz.

Amerika izin vermezse, tuvalete dahi gidemeyecek bir yönetim, İsrail'e kafa
tutacak.

Değerli yurtseverler, hiç Kafanız karışmasın, 19 Eylül'de Eşbaşkan
Amerika'ya gidecek.

Senede bir iki kere Amerika'ya gitmezse, böyle karışıklar oluyor.

Obama'dan gerekli dersleri ve talimatları alıp geldikten sonra, İsrail ile
ilgili söylemleri değişecektir.

Geldikten sonra, daha çok Arap ülkelerindeki Sünni çoğunluk üzerine söylem
geliştirecektir.

Amerika orada dururken, bunun İsrail'e posta koyması tamamen Sünni Arap ve
Sünni Türk tabanına yönelik bir oyundur.

Amerika'da Obama'ya diyecek ki, *"iyice tıkandım, tabanımı tutabilmem için
bir şeyler yapmalıyım. Aksi takdirde karizmam elden gidecek. Benim İsrail
ile ilgili söylediklerimi duymazlıktan gelin*."

Obama da buna, "*söyleyeceğin kadar söyledin, Sünni Arapları yanına almak
için ne söylersen söyle, İsrail ile çatışmaya varacak sözlerden sakın."*

Zaten Amerika'nın asıl politikası Sünni İslam üzerinedir. Erdoğan'ın ki de
öyle...

Gidebildiği kadar Sünni/Alevi ayırımı üzerinden gidecektir.

Çünkü ABD ve İsrail'in planında öncelik, mezhep ayırımındadır. Buna bağlı
olarak, Esad bu ayırım kullanılarak iktidardan uzaklaştırılacaktır. Esad'ı
götürmek mezhep çatışmasına bağlıdır.

Yani Haçlı elindeki önemli silahlardan biri olan mezhep ayrıcalığını
öncelikle kullanacaktır.

Haçlının ikinci silahı Arap/Türk, Türk/Kürt etnik ayırımı olarak gündeme
gelecektir.

*Haçlıyı görmeden, Türkiye'yi görmek zordur*. Türkiye'deki Amerika'yı
görmeyenler, ya siyasi körlük içindedirler, ya da kötü niyet içindedirler.

18.92011, [email protected]

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap