Bülent Esinoğlu <[email protected]>
 28 Eylül 2011 23:10





*Özgürlüğün ve Özerkliğin Tercümesi*

Bülent ESİNOĞLU

AKP iktidarının sözcüleri, "Dini özgürlükleri genişletmeyecekse, özerklik
olmayacaksa, ne yapayım o Anayasayı" diyorlar.

Bu sözlerin aslında tercüme edilmesine gerek yok. Ancak, tercüme edelim de
açılmayan zihinler, kapanan kulakların açılmasını umut etme hakkımız olsun.

Dini özgürlükleri genişletmek demek, laikliği yeniden tanımlayalım, hatta
laikliği Anayasadan çıkaralım, milletimiz İslam'dır, diyelim demektir.

Yani yüz elli sene mücadele edilerek devrimle elde edilen, laiklik hakkını
halkın elinden alalım. Diyorlar.

Laikliği daraltıp, dini yaşamı genişletince özgürlükleri genişletmiş
olacaklar. Dünyanın gittiği yönü, akılı ve bilimi bir yere koyalım.
Dinimizin önündeki tüm engelleri kaldıralım.(Sanki dinin önünde bir engel
varmış gibi)

Tamda kendilerinin söyledikleri, şöyle yaparsak üçüncü dünya ülkesi oluruz,
böyle yaparsak çağdaş dünyadan koparız söylemlerine uygun bir gidişat.

İktidar sözcülerinin söyledikleri şu; İsterse anayasanın bin maddesi olsun.
Bizi ilgilendiren iki vazgeçilmez madde var. Laiklik kalmalı, etnik özerklik
gelmeli.

Zaten dini özgürlükleri genişletmekten kasıtları, dini daha fazla devlet ve
günlük yaşamın içine sokmaktır.

Din çoğaldıkça laiklik azalır, bilim azalır, akıl azalır.

Tersi de doğrudur. Laiklik çoğaldıkça, din azalır.

Anayasayı değiştirirken, özgürlükleri genişletelim lafının altındaki ikinci
ve asıl amaç, etnik guruplara üniter devletten ayrılma yetkisi tanımak. Yani
özerlik. Yani bölünme.

Özetin özeti, Anayasa'da iki değişiklik yapmak istiyorlar. Gerisi faso-fiso.

Aksi takdirde Anayasayı değiştirmek gibi, gerçek bir amaçları yok. Varsa,
yoksa dini özgürlükler ve bölünme.

Dindar/laik bölünmesi ve Kürt/Türk bölünmesi, yani bölünmenin Anayasasını
getirmek istiyorlar.

Bu Türkiye'yi bölme Anayasasına, CHP ve MHP'yi de katarak, yaptıkları işi
meşrulaştırmaya çalışıyorlar.

CHP ve MHP'yi de kendi suçlarına ortak etmeye çalışıyorlar.

Anayasanın bu söylediğim yönde değiştirilmesini AKP, MHP ve CHP'den Amerika
istiyor. Halkımızın anayasa değişsin diye bir talebi yok. Halkın iktidardan
istediği tek şey, iş ve huzurdur.

Anlaştığın yere kadar MHP ve CHP ile git. Geri kalanını BDP ile yaparsın
stratejisi televizyonlarda dillendirilmeye başladı bile. BDP'nin meclise
gelmesi ısrarları da bundandır.

Erdoğan'ın ne Meclise, ne hükümete, ne de Anayasaya ihtiyacı var. Bunlar
olmadan da işlerini yürütebiliyor.

Ama sıra bölme ve bölünme işine gelince meşrulaştırmaya mecbur. Onun için
suçlarına CHP'yi ortak etmek istiyor.

Milletvekili sayısı bakımından değil, meşruiyet açısından CHP'ye ihtiyacı
var.

İnşallah Cumhuriyeti kuran parti Cumhuriyetin sonlandırılmasına onay veren
olmaz.

29.9.2011, [email protected]

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap