Cemaat kan döker mi?
İşte döküyor.
Ağır kafa travması geçirmiş, kendini ifade etmekte zorlanan, bilinci
bulanmış bir yaşlı insanı kaçabilir, delileri karartır diye içeride
tutmaya zorlamak cinayettir.
Ağır suç işlemiş, mahkum olmuş insanlar bile sağlık durumları el
vermediğinde cezasının infazı durdurulmakta, ya da affedilmekte.
Bunun en tipik örneği de Necmettin Erbakan'dır.
Zimmetine para geçirdiği için mahkum edilmiş, cezazı onanmış bir mahkum
olduğu halde hapis cezası ev hapsi haline getirilmiştir.
Üstelik, Şener Eruygur ve benzeri şekilde ileri yaşta, ağır sağlık
sorunları yaşayan Ergenekon tutukluları daha zanlı konumundadır.
*_
Şimdi. Bunu tarihe not düşün._*
Bu günlerde bu zulme sebep olanlar, göz yumanlar, o mahkemenin hakim ve
savcıları yaptıklarının bedelini mutlaka ama mutlaka öderler.
Bunlar AKP kadroları, özellikle Fitnebaz cemaatle bağlantılı devlet
görevlileri ve cemaat elebaşları olacaktır.
Bence cemaatin yabancı ülkelere gitmiş olan kadroları gittikleri yarlere
iyice yerleşsinler.
Halen ülkede kendini çok emin, ulaşılmaz sananlar da yabancı ülkelerde
yerlerini hazırlasınlar.
Geri gelemeyecekler, ya da geri dönüp sebep oldukları zulümle yüzleşecekler.
Bu devran mutlaka döner, bu ahlaksızlığın ağırlığı altında ezilirler,
toplum önüne çıkamaz hale gelirler.
Kendilerine gaz verenler hep kenara çekilir, yan çizerler.
Daha önemlisi, yaşattıkları ve yaşayacakları mutlaka orantılı olacaktır.
*_Etme bulma dünyasıdır bu dünya._*
Bunu hatırlayın.


*SİLİVRİ'DE YAŞANAN SON HUKUKSUZLUK: GENEL BAŞKANLARIMIZDAN *

*ŞENER ERUYGUR ADLİ TIP ZORU İLE DURUŞMAYA GETİRİLDİ*

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en zor döneminden geçmektedir.
Bağımsızlığımız çökertilmiş Ulus devletimiz parçalanma sürecine itilmiştir.

ABD Emperyalizmi, sömürüsüne engel olarak gördüğü, devrimle kurduğumuz
Ulus devletimizi doğrudan parçalayamayınca ülkemizdeki etnik ve dinsel
grupları ayaklandırma yoluna gitmiş fakat yine başarılı olamamıştır.
1980 öncesinden bugüne kadar Türkiye'yi bölme, PKK aracılığı ile
yürütülmüş fakat başarı sağlanamamıştır.
8 Mart 2004'te Amerikan Senatosundan geçen BOP'la bu görev eşbaşkanlara
verilmiştir.
Bu uygulama ile Habur'da başlatılan açılım başarılı olamayınca
cumhuriyetimizin kurumlarının itibarsızlaştırılması, ulusal ordunun
kaldırılması yoluna gidilmiş, bununla da yetinilmeyerek; Ulus devlet
yapısını korumaya çalışan dernekler ve demokratik kitle örgütleri
terörist ilan edilmiştir.
Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK ve Atatürkçü Düşünce Derneği için de bu
algı yaratılmaya çalışılmıştır.

Bu amaçla; o zaman ki genel başkanımız, Sayın Şener ERUYGUR ile GYK
Üyeleri Sayın Fatih HİLMİOĞLU ve Sayın Mustafa YURTKURAN Ergenekon
örgütüne üye ilan edilerek, bugünün Bekirağa bölüğü olan Silivri toplama
Kampına hapsedilmişlerdir.
Halkımız durumun farkında değildi, suçsuz iseler çıkarlar kanısı yaygındı.
Bugün Silivri toplama kampında bir komedi oynandığını artık Türk Ulusu
görmektedir.

Sayın ERUYGUR tutukevinde geçirdiği kaza! sonucu hasta ve tedavi
görmektedir.
Ancak Adli Tıp aracılığı ile sağlam raporu verilerek, zorla duruşmaya
getirilmiş, eşi, çocukları ve Ulusumuz önünde suçlu gösterilerek kamuoyu
yaratılma yolu seçilmiştir.
Buna rağmen dik durmaktadır.
Bu hukuksuzluğu şiddetle reddediyoruz.

Silivri'de yerli işbirlikçilerin önünde engel olabilecek bütün ulusalcı
güçler yok edilmek istenmektedir.
Bugüne kadar Silivri'de 200' den fazla duruşma yapılmıştır.
Hukukun olmadığı artık bir gerçektir.

*Tutsaklarımız önce delilleri göstererek kurtulabiliriz zannetmişlerdi.
Sonra iyi bir avukat tutarak meseleyi çözebiliriz diye düşündüler.
Orada cumhuriyetin savcıları ve hukuku var zannettiler.
Oysa Silivri'de ABD Hukuku ile yargılama yapılmakta Türk hukuku ile
savunma yapılmaktadır.*

*Sonuç: İlker Başbuğ'un savunma vermemesi ve kamuoyunda yer alan
açıklamaları doğrudur.
Yaygınlaştırılması gereken tavır budur.
Hükümet Silivri'deki vatanseverler çıkmadan yeni anayasayı yapmak
istemektedir.
Yeni anayasanın yapımı engellenmelidir.
Bu oyun bozulmalıdır.*

Atatürkçü Düşünce Derneği
Genel Merkezi



-- 
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .


Her cag kendi kelimelerini soyletmis kelimeye; her demagog kendi
yalanlarini.

Cemil MERIC
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur.

[email protected]
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Ey mutsuzlar!

Kardeslerinizi bogazliyorlar, goz yumuyorsunuz.
Çigliklar duyuluyor ama siz susuyorsunuz.
Aramizda dolasip kurbanini seciyor zorbanin teki,
sessiz kalirsak bize dokunmaz diyorsunuz.
Bok yiyorsunuz!
Ne tuhaf yer burasi, sizler nasil insanlarsiniz!
Haksizlik varsa bir yerde eger ayaklanmali insan.
Ayaklanma olmuyorsa batsin o sehir yerin dibine.
Yansin bitsin, kul olsun karanliklar basmadan.
 
Bertolt BRECHT
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Ben, Manevi Miras olarak hicbir Ayet, hicbir Dogma,
hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...

K.Ataturk
- - - - - - - - - - - - - -
1920 - Islam yuceltme derneginin bildirisi :
 Yunan ordusu halifenin ordusu sayilir.
Hic de zararli bir topluluk degildir.
As1l kafasi koparilacak mahlukat Ankara dadir. 

ISKILIPLI ATIF 


-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap