Sevgili grup yöneticisi arkadaşlarım,bu adamın maillrini okumadan mı 
onaylıyorsunuz?Yoksa sizler, yayınladığı saçmalıkları grubumuza 
yakıştırıyormusunuz?
 From: [email protected]
Date: Fri, 19 Oct 2012 15:48:37 +0300
Subject: (GugukluhayaT) - G - KADIN KÂİNATIN BAŞ 
BELÂSIDIR...&...kemalağa-05.10.2012-SordumMu.M.A.pps 828K
To: 

KADIN KÂİNATIN BAŞ BELÂSIDIR.

kemalağa-05.10.2012-SordumMu.M.A.pps 828K



        






         

                  Zil butonuna defalarca bastım. Evde yoktu.

        

                  Mecalsiz ellerim çantamdan anahtarları buldu, kapıyı açtım. 
Karanlık ve ıssız bir mağaraya girercesine içeriye süzüldüm.

        

                  Kız arkadaşımla bu akşam, doğum günümde dışarıya gitmek 
yerine, onun hazırladığı yemeğimizi evimizde baş başa yiyecek, mum ışığı
 altında birbirimizin çırılçıplak vücuduna sımsıkı sarılacaktık. Ben 
onun saçlarını okşayacaktım, o benim tenimi koklayacaktı.

        

                  Bütün bunlar onun fikriydi.

        

                  Yoğun bir çalışma günü sonrası yorgunluktan bitap düşmüştüm. 
Ayakkabılarımı çıkarmadan, giriş kapısının yanındaki koltuğa kendimi 
attım.

        

                  Ona inanmak ne büyük bir aptallıktı, tanrım. Haber verme 
zahmetinde dahi bulunmamış, beni piç gibi ortada bırakmıştı. Cep 
telefonunu aradım, kapalıydı.

        

        ***

        

                  Her erkek gibi ben de kadınlardan çok çektim. Çocukluğumda 
babamdan bir fiske dahi yemedim, ama annem beni çok dövdü. İlkokul 
yıllarımda bir kıza aşık oldum, o başkasını sevdi, kahroldum. Eşek bile 
aynı çukura bir defa düşermiş, ben iki defa evlendim ve donuma kadar 
soyulma pahasına da olsa onlardan boşandım.

        

                  Sinirden bütün adalelerim kasılmış, koltuğa yığılı vaziyette,
 karanlık odada öylece kalakalmıştım. Allah'ın belâsı kız arkadaşım 
doğum günümde favori yemeğim kuru fasulye-pilavlı ve çilekli doğum günü 
pastalı mönüyü bile tespit etmiş, o gece için küçük bir sürprizi de 
olacağını söylemişti.

        

                  Sürprizi, doğum günümü unutmakmış meğer.

        

        ***

        

                  İnsanlık tarihi boyunca kadınların erkeklere çektirdikleri 
acıdan aldıkları zevk, orgazmdan bile daha büyüktür. Kleopatra, Sezar'ı;
 Josephine, Napoleon Bonaparte'ı kadınlıkları ile cezalandırdılar. 
Zavallı Kerem, Aslı yüzünden çöl ateşlerinde kavrulup kül oldu. Osmanlı 
padişahı koskoca 'devlet-i cihan' Birinci Abdülhamit bile, delicesine 
aşık olduğu baş kadını Rahşan için; "Ayağının altını öpeyim gel bu gece.
 Allah-u tealâ aşkına beni mahzun eyleme. Sana kul ve kurban olayım, 
efendim!" diyerek acılar içinde kıvrandı. Şeytan, biz erkeklere hep 
kadın suretinde göründü, bizleri cilveleriyle helâk etti. Yasak meyveyi 
yediği için Havva Anamızı ve tüm kadınları adet günü ve doğum sancıları 
ile cezalandırmadı mı yüce Allah? Zul-Halasa puthanesinin etrafında 
kıçlarını çalkalayarak erkekleri imandan çıkaran ve Hz. Muhammet 
Mustafa'yı yalanlayanlar Devs Kabilesi kadınları değil miydi? Resulû 
Ekrem efendimiz Mirac'a çıktığında, Cehennem halkı çoğunluğunun 
kadınlardan meydana geldiğini görmüştü. Uhud Savaşı sonunda Küreyşli 
müşrik kadınlar zaferlerini kutlamak için Müslüman şehitlerin 
burunlarını, kulaklarını keserek kolye yapıp boyunlarına asmışlar, Ebu 
Sufyan'ın karısı Hind, şehitlik mertebesine yükselen Hz. Hamza'nın 
karnını hançeriyle yardıktan sonra ciğerini çıkarıp, ağzında çiğnemişti.

        

                  Kadın yüzünden;

                  Hz. Âdem Firdevs Cenneti'nden kovulmuştu.

                  Nuh Tufanı ile yeryüzü sellere boğulmuştu.

        

                   Hak peygamberleri de kadınlar yüzünden çok ıstırap çektiler.
 Maria Magdelena'yı fahişelikten kurtaran İsa Peygamber, adet kanamalı 
bir kadının elbisesini ellemesi üzerine İncil'in Yeni Ahit 
kısmında,"Bana dokunan kadın tüm gücümü ve umudumu yok etti!" diye 
kızgınlıkla haykırmış, Musa Peygamber aybaşı halindeki kadınların 
-uğursuzlukları yüzünden- kuyudan su çekmesini, tohum ambarlarına ve 
sebze bahçelerine girmesini yasaklamıştı.

        

                  Kadın cinsi, biz erkeklerin imanını kalbura çevirmiş, Allah-u
 azze ve cellenin beytini harap etmiş ve bütün erkekleri mahşer 
lâvlarına fırlatıp atmıştı.

        

        Kadın;

        Allah'ın umumi feyzini söndürendir,

        Cilvesiyle erkekleri mum gibi eritendir,

        Tatlı balı sirkeye çevirendir,

        Gözleri toz bulutuyla kör edendir.

        Bütün günahların köküdür,

        Yeryüzündeki kötülüklerin özüdür.

        

        Kadın;

        Musibetliğin alâsıdır.

        Kâinatın baş belâsıdır.

        

        ***

        

                  Sinirden kaskatı kesilen bedenimin yorgunluğa ve hayal 
kırıklığına daha fazla tahammülü kalmamıştı. Uzandığım koltuğun üzerinde
 içim geçmiş, uykuya dalmaya hazırlanırken belli belirsiz bir müzik sesi
 duydum. Uyku sersemliği ile irkilip, hızla yerimden fırladım. Sesin 
geldiği yöne, yatak odasına doğru seğirttim. Kapıdan fersiz bir ışık 
süzülüyordu. 

        

                   Aydınlığa doğru yaklaştım, merak ve telaş içindeydim.

                   Yarasa çığlıklı karanlık mağaramdan çıkmak üzereydim.

         

                   Odaya girdim. Yemyeşil ormanların kokusunu soludum, bülbül 
şakımaları duydum.

        

                  Gül müydü o kokan tanrım, yoksa Yasemin mi? 

        

                  Kadınım, yatağın üzerinde çırılçıplak, sere serpe uzanmış ve 
süt beyazı bacaklarını iki yana fütursuzca açmış, öylece yatıyordu. O 
öpülesi cinsel organı krema ile kaplıydı. Üzerinde de tek taş bir çilek.

        

                   Bedenime gürül gürül renk şelaleleri akıyordu.

                   Mor yansımalarda erkekliğim şaha kalkıyordu.

        

                  Riyakâr erkeksi benliğim delicesine kırbaçlanırken, kalbim 
aşk mızraklarıyla delik deşik oluyordu.

        

                  Savaş ve terörden uzak, zevkin yaldızlı davetiyesini 
sunuyordu, aşk.

                  

                  Ruhum insanlık prangalarından artık kurtulmalıydı.

                  İnsan olmamın ödülü kalbim sadece aşkla dolmalıydı.

        

                  Nefret ve kin yerine aşkın şeker pembesi yumuşaklığını seçtim

                  Gülşen-i musikiyi andıran kadınımın sesiyle kendimden geçtim.

        

                  -Doğum günün kutlu olsun sevgilim. Hadi gel artık. Pastanın 
kreması erimek üzere!

         

         TROY - EL LİBERTE


        

        Copyright 2002 
 
        





-- 

You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.

To post to this group, send email to [email protected].

To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].


For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
                                          

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

<<attachment: kemalağa (2) -.jpg>>

<<attachment: 515.gif>>

Cevap