*Aptallar emindir, akıllılar şüphe duyar!
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2012/11/aptallar-emindir-aklllar-suphe-duyar.html>*
Mutluluğun resmini çizmek mümkün olabilir ama mutluluk ile mutsuzluğun
arasını çizmek kolay değildir. Derin bir krizi tanımlayabilirsiniz ama
sığ bir krizle orta noktasının neresi olduğunu göremezsiniz. Ya da
birini çok sevebilirsiniz fakat normal sevme ile aradaki mesafeyi ölçmek
pek mümkün değildir. Yoksa mümkün müdür?
İstatistik, matematik, sayılar veya nümerik herhangi bir datayı
kullanarak ulaşılabilecek bir yanıt sadece o verilerin olduğu bir
evrende doğru bir yanıt olabilir. Ama kişiler matematiği ve ihtimalleri
hayatın her anına yaymaya son derece isteklidirler ve bunu yaparken de
kararlarının kesinlikleri hakkında oldukça inançlıdırlar. Mesela şöyle
bir ifadenin anlatmak istediği herkes tarafından kolayca anlaşılabilir:
'Politikacı Bay A'ya %99 inanıyorum.' Bu sözü dinleyen birisi muhtemelen
şu yorumu çıkaracaktır. Bay A, çoğu zaman inanılacak biri ama nadiren
değil. O zaman şu ifadeyi nasıl yorumlarız? 'Bana Bay A'ya %99 inanan
100 kişi gösterin, size %50'sinin %10 bile inanmadıklarını göstereceğim!'
Conservapedia adlı internet sitesinin kurucusu Andrew Schlafly'nin ileri
sürdüğü gibi, olasılık sadece sayılabilir durumlar için geçerli ve
mantıklıdır. İnancın, duyguların veya nitel olguların matematiksel
ifadesi hatalı bir yaklaşımdır ve insanlar bu hataya çoğu zaman
düşerler. Buradaki temel düşünce hatası, bir argümanın, doğru veya
yanlış olabileceği gerçeği yanında 'çok doğru', 'çok yanlış', 'çok çok
doğru', 'çok çok yanlış', 'yaklaşık olarak doğru' veya 'yaklaşık olarak
yanlış' olabileceği seçeneklerinde tam olarak neyi ifade ettiğinin
bilinememesidir. Bu durumu Azeri matematikçi Lütfi Askerzade'nin 1965
yılında ortaya koyduğu ve bugün mühendislikten finansa birçok disiplinin
kullandığı bulanık mantık (fuzzy logic) teorisi oldukça iyi anlatır.
Hayatta her şey klasik mantık teorisinin tanımladığı gibi ya doğru ya da
yanlış değildir. Doğru ile yanlış arasında doğruya ve yanlışa yakın ama
doğru veya yanlış olarak değerlendirilmesi zor alanlar vardır. İşte
insanoğlu çoğu zaman bu alanları tanımlayamaz. Örneğin bir insanın yaşlı
sayılabilmesi için tam olarak kaç yaşında olması gerektiğini bilemeyiz.
60 yaşındaki bir insana yaşlı diyebiliriz belki ama 60'dan geriye birer
birer azalttığımızda en son hangi yaşın yaşlı olarak nitelendirileceğini
tam olarak kestiremeyiz. İşte bu durum ancak bulanık mantık denilen uç
değerler arasındaki alanların tanımlanmasına bağlıdır. Fakat bu çok zor
bir durumdur ve yapılamadığı zaman olasılık hatası ya da mantık hatası
olarak geri döner.
2007 finansal krizinin sebebinin hala tam olarak ortaya konamamış
olmasının arkasında da bulanık alanların netleştirilmemesi sorunu
vardır. Finansal, ekonomik, sosyal, teknolojik, medya ve insan faktörü
gibi birçok etkenin bir araya gelmesi, daha önce tekrarı yaşanmamış bir
etki oluşturduğundan, klasik ekonomi teorilerinin kesin mantık
yaklaşımıyla çözülmesi mümkün değildir. Kriz öncesindeki karmaşık yapılı
uyarıların algılanamamış olması da bu nedenledir.
Sanıyoruz dünyanın en büyük sorunu hep aynı kalmaya devam edecek:
Aptallar kendilerinden son derece eminken, akıllılar şüphe duymaya devam
edecek!
--
Akilli olan savasci, savasi onceden kazanir, oysa cahil asker kazanmak
icin savasmak zorundadir.
Sun Tzu
Kurmusoldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
Ayrilmak isterseniz de:
[email protected]
Arzuederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Ben,ManeviMiras olarak,
Hicbir Ayet, hicbir Dogma,
Hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...
K.Ataturk
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected].
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.