<https://plus.google.com/_/notifications/emlink?emrecipient=114927094521590245518&emid=CPiw99m28a0CFUqV3Aod9kIAAA&path=%2F104750527788469910138&dt=1327709334396> Rüya Rüya<https://plus.google.com/_/notifications/emlink?emrecipient=114927094521590245518&emid=CPiw99m28a0CFUqV3Aod9kIAAA&path=%2F104750527788469910138&dt=1327709334396> . <https://plus.google.com/_/notifications/emlink?emrecipient=114927094521590245518&emid=CPiw99m28a0CFUqV3Aod9kIAAA&path=%2F104750527788469910138%3Fgpinv%3DAMIXal-uf1TgyiUDtJv_BsAhxwqLQpUtX-v10MTloVR0vHDkcpun4d7lXu-JOQNzBxunbFVT3c5N4tSaGd3O0-5y47cH62OJFI3LvUeH_qiOhsq_Vs-7lHQ%26hl%3Dtr&dt=1327709334396> Sevmek, çok büyük bir imtihandır.
Küçük bir et parçasında, büyük bir dağ taşımaya benzer.Çoğu zaman dağ başını kar kaplar,ara sıra da tufan olur.Hayat sıkar ,daraltır canını.Oysa ki ne kadar geniştir kalbimiz.Her şeyi alır içine,bazen de genişliği nisbetinde daralıverir,sığmaz olursun içine. Sevmekte böyle bir nesnedir. Sevgilinin gülüşüyle gül, gülistan olur kalp yamaçların. Sevginin gitmesiyle tarumar olur bağın, bostanın. Hayat işte, bazen güler insana, aldatır, kandırır. Sahte mutluluklar yaşatır bir ara. Öyle bir hal alırsın ki; sanırsın bu bir rüya, çoğu zaman kabusa dönüşür. Sahte mutluluklar kaybolur, gökyüzünü sarar karabulutlar. Hasret şimşekleri çakar, özlem yıldırımları düşer yüreğine, gözyaşları akar sonra. Oysa ki anlamı yok bunların. Çoktan güneş esir edilmiş o karalar ardına, yüzlerde kalmamış bir tebessüm. Soluk bezler, yorgun bedenler. Her Adımda uzaklaşırsın sevgiden,yalnızlığa yaklaşırsın milim milim. Farkında olmazsın çoğu zaman. Deli divane gibi koşuşturursun geceler boyu, sevginden geriye yıkık hayaller kalmıştır geriye. Mesafeleri ölçersin yalnız kaldığın zaman, tek tek.... Oysa ne kadar uzak, ne de yakın zaman. Fırtınayla inatlaşırsın hayat boyu. Küllerini savurursun sevdanın, ardından hicret başlar diyar diyar, yer yer kaçarsın sarayından, saltanatından, yurdundan.Güneş dahi ısıtmaz olur tenini,hayallerini. Kalbin köledir artık, sense bir esir. Oysa ki gitmek istememiştin bu diyardan, hicret çok uzaktı sana. Nedenini bilmediğin acılar sızlattı kalbini, kanattı yaranı. Tıpkı petekten süzülen bal gibi damla damla semaya yükseliyordun artık. Farkına varmıyordun yılların. Hayat ağlarını örüyordu sana karşı, ilmek ilmek, harf harf ve sen bilmedin, anlamadın, okuyamadın bu beyitleri. Doğru nasıl okuyabilirdin ki; onlar beyaz sayfanın gizli harfleriydi, bir tek sevgilinin gönül gözü idrak ederdi.... Şifreliydi çoğu. Hayatı bukalemon'a benzetmek doğru olur. Rengi çoktur. Bazen sevgi renkleri sarar etrafını, çoğu zaman ızdırap hakim olur cana. Kalp büyük bir mağara, sevmek de büyük bir imtihandır sana Yıllara, kasırgalara, yaşlılıklara inat, kökleri sağlam çınarlar gibi devrilmeyenlere selamlar olsun ve selam güzele olsun. Çünkü "Güzele iltifat etmek güneşe mum tutmaya benzer. Mum nasıl sönük kalırsa güneşin karşısında iltifatlarımda sönük kalır güzelliğinin yanında..." <https://plus.google.com/_/notifications/emlink?emrecipient=114927094521590245518&emid=CPiw99m28a0CFUqV3Aod9kIAAA&path=%2F104750527788469910138%2Fposts%2FhZDiQbVpm6S%3Fgpinv%3DAMIXal-uf1TgyiUDtJv_BsAhxwqLQpUtX-v10MTloVR0vHDkcpun4d7lXu-JOQNzBxunbFVT3c5N4tSaGd3O0-5y47cH62OJFI3LvUeH_qiOhsq_Vs-7lHQ%26hl%3Dtr&dt=1327709334396> <https://plus.google.com/_/notifications/emlink?emrecipient=114927094521590245518&emid=CPiw99m28a0CFUqV3Aod9kIAAA&path=%2F104750527788469910138%3Fgpinv%3DAMIXal95bco3PotoKRwFSapNZ5TlfIaezyDqs3jiU3SV3U5QbH4pS3s8Lo6ZFsmlNS5AQAkHAOcAyyREOkJYqQYiVxwWGqz91Il6Gl8fymUUmwqyAOVI68M%26hl%3Dtr&dt=1327709334396> . Canın mı yandı? Çok mu acıdı? Neden acıdığını düşündün mü? Yoksa suçlu mu aradın? Karşımıza çıkan engellerdeki duruşumuz kalbimizin kapısını aralamaya başladığımızda değişiklik sergiler. Kapıyı çaldın, sonra açmaya başladın. Bunun bir bedeli var: "değişim". Güzel bir bedel. Kapıyı ne kadar aralarsan o kadar değişirsin. Aynı olaya, o kapı biraz daha aralandığında başka gözle bakarsın. Ta ki kapı ardına kadar açılıncaya dek. O zaman olayın madde aleminde senin üzerinde yarattığı tesir etkisini kaybeder; olayın arkasındaki manevi tesirle ilgilenirsin. Özünün sana iletmek istediği mesajı alır, tevekkül edersin. <https://plus.google.com/_/notifications/emlink?emrecipient=114927094521590245518&emid=CPiw99m28a0CFUqV3Aod9kIAAA&path=%2F104750527788469910138%3Fgpinv%3DAMIXal_-bG6g8Isd5QIxMRVqhg-QjBP9oPePzKBu928qXfM9GicM-ICxNC7fqKQ36hb1QZZlpk6nHKbpi3Vfltad1aVFN5nGjcpXtEHqXFlppEOg0UCM3zc%26hl%3Dtr&dt=1327709334396> :))))) <https://plus.google.com/_/notifications/emlink?emrecipient=114927094521590245518&emid=CPiw99m28a0CFUqV3Aod9kIAAA&path=%2F104750527788469910138%2Fposts%2F3W6TgbLPHam%3Fgpinv%3DAMIXal_-bG6g8Isd5QIxMRVqhg-QjBP9oPePzKBu928qXfM9GicM-ICxNC7fqKQ36hb1QZZlpk6nHKbpi3Vfltad1aVFN5nGjcpXtEHqXFlppEOg0UCM3zc%26hl%3Dtr&dt=1327709334396> [image: Satır içi resim 1] -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
<<kemalağa (2) -.jpg>>
