Bakın bu önemli işte.
III. Dünya Savaşı'na işte böyle hazırlanıyoruz.
Kendi ordumuzu tasfiye ederek.
Çok kan akacak, büyük şoklar yaşanacak, ve sonunda kalanlar dönüşecek.
Liderlerimiz sandığımız insanlar, işbirlikçi.
Biz de kendimizi Türk sanıyoruz.
Ama çakma bir milletiz.
Bir süre sonra tarih olacağız.
Büyük olasılıkla, yerimizi İngilizce konuşan, batılı güçlere boyun eğmiş
bir hal alacak.
Şimdiden hayırlısı olsun, inşallah, hamdolsun.
Bakalım o günler geldiğinde ne diyeceğiz?
Kurtarıcı mesih mi, evrenin yüce mimarı mı?
Bakacağız.

Saygılar.
Oraj POYRAZ

  * HAVADA BÜYÜK TEHLİKE <#mozTocId488415>
      o Pilotların yüzde 15'i ayrılmaya hazırlanıyor <#mozTocId298741>
      o ÇAĞI YAKALAYALIM DERKEN <#mozTocId464369>
      o ÇAĞIN GERİSİNE İTİLDİ <#mozTocId883578>
      o EL BİRLİĞİYLE SALDIRIYORLAR <#mozTocId667270>
      o KOL ARKADAŞLARI İFTİRAYA UĞRADI <#mozTocId941084>
      o PİLOTLARIN YÜZDE 15'İ AYRILIYOR <#mozTocId574743>
      o 16 KARTAL TASFİYE EDİLİYOR <#mozTocId884711>
      o PİLOTSUZ 2071 OLMAZ <#mozTocId396323>


  HAVADA BÜYÜK TEHLİKE


    *Pilotların yüzde 15'i ayrılmaya hazırlanıyor*

HAVADA BÜYÜK TEHLİKE

*(SÖZ)E Balyoz davası* kapsamında tutuklu bulunan havacı askerler ortak
bir mektup kaleme aldılar. *Orgeneral Bilgin Balanlı* ve *Korgeneral
Rıdvan Ulugüler*'in de imzaladığı mektupta "*dava süresince yaşanan
saçmalıklar*" dile getirilidi.

"*Ege'de kendi uçağını düşürerek kargaşa ortam; yaratacaktı*", "*Uçan
gardiyanlık yapacaktı*", "*İstanbul Deniz Otobüslerinin işletmesini
üstlenecekti*", "*Büyük Alışveriş Merkezlerini ele geçirecekti*" gibi
saçma ve düzmece iddialarla bir kısım Hava Kuvvetleri personeli haksız
ve hukuksuz bir şekilde cuntacı ilan edilmiştir. Bu yetmiyormuş gibi bir
de*İzmir Özel Yetkili Mahkeme*de açılan "*Casusluk*" davasıyla moral
değerlere bir darbe daha vurulmuştur. "*Kendi uçağını düşüreceklerdi*"
yalanıyla başlayan itibarsızlaştırma kampanyası, kendilerini "*Savaşan
Şahin*" olarak niteleyen ve bundan gurur duyan *F-16* pilotlarına
"*Sevişen Şahin*" yakıştırmasıyla devam etmiştir.

*Türk Hava Kuvvetleri'nde bu olaylardan dolayı ciddi kopuşun başladığına
dikkat çekilen* metinde 2071'i hesaplayan siyasilerin bu durumun
etkisini değerlendirememesinin mümkün olmadığı vurgulandı.

*İŞTE MEKTUBUN TAMAMI*

* *ASKERHABER'E DESTEK VERMEK İSTER MİSİNİZ?*
<http://www.askerhaber.com/haber/8092/askerhabere-destek-verir-misiniz.html>
*

* ASKERHABER'İ FACEBOOK'TA BEĞENİN
<http://www.facebook.com/pages/Askerhaber/141016542615686> *

* ASKERHABER'İ TWITTER'DAN İZLEYİN <http://www.twitter.com/Askerhaber>*

"Hava Kuvvetlerinin insan gücünün muharip unsurunu pilotlar teşkil
etmektedir. Hava Kuvvetleri komutanı da dâhil olmak üzere üst düzey
yöneticilerin hemen tamamı pilottur.

Pilotlar, uçuran ve uçuşu destekleyen diğer unsurlarla işbirliği ve
koordine içerisinde bizzat kendileri göklerde savaşırlar. Hava savaşları
esasen subaylar savaşıdır. Bir hava kuvvetinin gücünün ancak çok iyi
yetişmiş, üstün nitelikli ve moral değerleri yüksek insan gücü ile doğru
orantılı olduğu tüm dünyada kabul edilen bir gerçektir. Nitekim Türk
Hava Kuvvetleri uzun yıllar seçme, yetiştirme ve yetişen personeli
bünyede muhafaza konularında kılı kırk yaran personel ve eğitim
politikaları uygulayarak mevcut ve geleceğin komuta kademesini adeta
nakış işler gibi oluşturmuş, yılların birikimiyle çağı yakalayan bir
hava kuvveti olma gücüne bu personeli sayesinde erişmiştir.


    *ÇAĞI YAKALAYALIM DERKEN*

Çağı yakalayan Türk Hava Kuvvetleri sadece bölgesel değil küresel ve
saygın bir hava kuvveti olma özelliğini kazanmıştır. Barış döneminde
varlığıyla caydırıcılık sağlayacak, savaş döneminde sahip olduğu vurucu
gücüyle yurt semalarını ve ülke topraklarını savunacak, dünyanın her
bölgesinde BM ve NATO kapsamında icra edilen harekâtlarda muharip ve
lojistik unsurlarıyla her türlü görevi en etkin şekilde yapacak imkân ve
kabiliyete erişmiştir.

Türk Hava Kuvvetleri zaman içerisinde çağıyla yarışan bir güç haline
gelmiş, "*Çağıyla Yarışıyor*" sloganı eşliğinde, yüzüncü kuruluş yılını
01 Haziran 2011 tarihinde idrak etmiştir, Türk Hava Kuvvetleri, yüzüncü
yılında ulaştığı seviye itibariyle, devletin önemle koruması gereken bir
kuvvet özelliğine erişmiştir. Çünkü çağdaş ve güçlü bir hava gücü tek
başına savaşın kaderini tayin etme rolü itibariyle ülke savunmasında
stratejik önemi haiz bir güçtür. Hava gücünde oluşacak en ufak zafiyetin
esasen "*milli güvenlik*" sorunu yaratması kaçınılmazdır.


    *ÇAĞIN GERİSİNE İTİLDİ*

Üzüntü vericidir ki Türk Hava Kuvvetlerinin müstakbel komutanı ve seçkin
personeli yüzüncü yılına idrak ettiği günlerde arka arkaya
tutuklanmıştır. O günlerden bu günlere gelindiğinde çağıyla yarışan Türk
Hava Kuvvetleri, "Çağın Gerisine" itilen bir hava kuvveti konumuna düşme
tehlikesiyle karşı karşıya getirilmiştir.


    *EL BİRLİĞİYLE SALDIRIYORLAR*

Devam eden davalarda görüleceği üzere, "Ege'de kendi uçağını düşürerek
kargaşa ortam; yaratacaktı", "uçan gardiyanlık yapacaktı", "İstanbul
Deniz Otobüslerinin işletmesini üstlenecekti", "Büyük Alışveriş
Merkezlerini ele geçirecekti" gibi saçma ve düzmece iddialarla bir kısım
Hava Kuvvetleri personeli haksız ve hukuksuz bir şekilde cuntacı ilan
edilmiştir. Bu yetmiyormuş gibi bir de İzmir Özel Yetkili Mahkemede
açılan "Casusluk" davasıyla moral değerlere bir darbe daha vurulmuştur.
"Kendi uçağını düşüreceklerdi" yalanıyla başlayan itibarsızlaştırma
kampanyası, kendilerini "Savaşan Şahin" olarak niteleyen ve bundan gurur
duyan F-16 pilotlarına "Sevişen Şahin" yakıştırmasıyla devam etmiştir.
Suriye tarafından düşürülen ve pilotları şehit olan F-4 olayının
gizemini koruması, geçtiğimiz yıllarda iç güvenlik harekâtına katılan
pilotların isim listelerinin talep edilmesi, basında sürekli yer alan
itibarsızlaştırma haberleri, gizli telefon dinlemeleri ve görüntü
kayıtları, siyasetçilerin aşağılayıcı tavırları bu ahlaksız sürece katkı
sağlamıştır.


    *KOL ARKADAŞLARI İFTİRAYA UĞRADI*

Bu iddialara dayanarak açılan ve sürdürülen aşağılayıcı yargı süreci,
personelin moral değerlerine büyük darbe vurarak çağıyla yarışan Türk
Hava Kuvvetlerinin önemli ölçüde güç kaybetmesine neden olmuştur. Mavi
üniformayı giyen hiç bir kimsenin dikkate almayacağı türden iddialar
mahkemeye resmi raporlar sunularak defalarca yalanlanmış, adaletin
tecellisi için sabırla beklenmiştir. Yargı sürecine müdahale etmeme
hassasiyetinde ve adaletin mutlaka yerini bulacağı beklentisinde olan
tutuklu subayların silah arkadaşları mahkemenin cezai hükmü karşısında
büyük bir moral çöküntüsüne uğramıştır. Silah arkadaşının (biz
havacıların tabiriyle "kol" arkadaşının) iftiraya uğratılmasına,
itibarsızlaştırılmasına, mesleklerinden koparılmasına, adaletsizliğe
maruz bırakılmasına, sahip çıkılmayışına an be an şahit olan havacıların
nasıl bir moral içerisinde olabileceğini takdirinize sunuyoruz.


    *PİLOTLARIN YÜZDE 15'İ AYRILIYOR*

Tüm bu gelişmeler vazifesinin başında olanların sadece moral değerlerine
darbe vurmamış, onlar üzerinde endişe, ürkeklik, güvensizlik duyguları
yaratmış, sorumluluktan kaçma ve durumu idare etme davranışına yöneltmiş
ve özellikle pilotları süratle sistem dışına çıkma arayışına itmiştir.
Moral değerler vurulan darbe, yıllardır Hava Kuvvetlerinde sorun olan
yetişmiş pilot kaybının daha da artarak devam etmesi sonucunu
doğurmuştur. Nitekim bu yıl Ocak-Şubat 2013 döneminde Hava
Kuvvetlerinden istifa ve emeklilik yoluyla ayrılmak için müracaat eden
pilot sayısı yaklaşmakta olan tehlikenin en büyük habercisidir. Ayrılma
müracaatında bulunanların genele oranının yüzde on beş (%15)'lere
ulaşacağı anlaşılmaktadır ki bu rakam alarm zillerinin çalması için
yeterlidir. Pilot miktarında oluşabilecek zafiyet, harekât esnasında bir
miktar uçağın kullanılamayacağı anlamına gelmektedir. Devam eden
davalarla tasfiye edilen yönetici ve lider seviyesindeki üst düzey pilot
kaybı da göz önüne alınacak olursa sonuç bir felakete dönüşebilecektir.


    *16 KARTAL TASFİYE EDİLİYOR*

Gelinen durum itibariyle çağıyla yarışan bir güce ulaşan Türk Hava
Kuvvetlerinin yetişmiş insan gücü heba edilmiştir. Kartalın başı
koparılmış, adeta başsız bırakılmıştır. Kartala baş olmaya aday bir
Orgeneral ve dört Korgeneral, yedi Tümgeneral, dört Tuğgeneral olmak
üzere on altı general saf dışı bırakılmıştır. Diğer bir ifadeyle *HAVA
KUVVETLERİNDEKİ HER DÖRT GENERALDEN BİRİSİ TASFİYE EDİLMİŞTİR.* Bununla
birlikte general olmaya aday pilot subaylar da tasfiye listesine dâhil
edilmiştir. Her biri rol model olan, yetişmiş ve üstün nitelikli
personel düzmece belgelerle "darbeci" ilan edilerek geriye kalanların
moral değerleri çökertilmiştir Aslında çökertilen Hava Kuvvetlerinin ta
kendisi olmuştur. Yüzüncü yılında çağı yakalayan Hava Kuvvetleri "Çağın
Gerisine" itilmiştir.


    *PİLOTSUZ 2071 OLMAZ*

Ülkenin her alandaki stratejik planlamasını 2023 ve hatta 2071 yılına
göre şekillendirme becerisine sahip siyasi kadroların Hava Kuvvetlerinin
insan gücüne vurulan darbenin günümüze ve geleceğe olabilecek etkilerini
değerlendirememesi mümkün değildir. Yaşanan milli güvenlik problemini
"*zafiyet oluşmamıştır, yerlerine personel bulunur*" şeklinde
söylemlerle geçiştirmek büyük bir yanılgı ve aldatmacadır. Tarih bu
durumu yaratanları kendi hanesine kaydedecek, ancak kaybolan moral
değerler ve onun yarattığı acı sonuçlar kolay kolay telafi edilemeyecektir."

*Orgeneral Bilgin Balanlı, Korgeneral Rıdvan Ulugüler, Hava Pilot
Tümgeneral Atilla Özler, Hava Pilot Tümgeneral İsmail Taş, Hava Pilot
Tümgeneral Yalçın Ergül, Hava Pilot Tümgeneral Bülent Kocabuç, Hava
Pilot Tümgeneral Ayhan Gümüş, Hava Pilot Tuğgeneral. Kubilay
Baloğlu, Hava Pilot Tuğgeneral Mahmut Eldem, Hava Pilot Tuğgeneral M.
Erhan Pamuk, Hava Per. Kurmay Albay Cengiz Köylü, Hava Pilot Kurmay
Albay Çetin Can, Hava Pilot Kurmay Albay Namık Sevinç, Hava Pilot Albay
Mehmet Erkorkmaz, Hava Pilot Kurmay Yarbay Cenk Hatunoğlu, Hava Pilot
Kurmay Yarbay Süleyman Namık Kurşuncu.*




a45UyF587661-201302031445-08



-- 
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Buyuk adamlarin hatalari gunes tutulmasina benzer, onlari herkes gorur.

Cucong

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Ben,Manevi Miras olarak,
Hicbir Ayet, hicbir Dogma,
Hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...

K.Ataturk


Daha gun o gun degil, derlenip durulmesin bayraklar.
Dinleyin, duydugunuz cakallarin ulumasidir.
Saflari siklastirin cocuklar,
Bu kavga fasizme karsi, bu kavga hurriyet kavgasidir.

Nazim Hikmet Ran

        

"Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu?
Fakat bunu yapmaya gucu mu yok?
Eger yoksa, O gucsuz, ya da kesinlikle her seye gucu yeten degildir.
Her seye gucu yeten fakat istemeyen mi?
Eger oyle ise , O kotudur, ya da kesinlikle tum iyilik degildir.
O, ne gucu yetiyor, ne de istemiyor mu?
O zaman. O'nu Tanri diye cagirmak sacma olur.
O, hem gucu yetiyor hem de istiyor mu?
O zaman kotuluk nereden geliyor?"

(Istencin Ozgur Secimi Uzerine. Giris.)
EPICURE

        

Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]

Ayrilmak isterseniz de:
[email protected]

Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Cevap