Ilginç bir makale.
Bazı tesbitler çarpıcı, ve doğru.
Bunlardan en önemlisi, bence mevcut mürteci-bölücü-AKP koalisyonunun
görünen yüzü Tayyip Erdoğan.
Aslında bütün siyasi sorumluluk onun boynunda.
Boynunda derken gerçekten boynunda, hatta kellesinde.
İşler çatallaştığında kalan AKP kadroları, bölücüler, mürteciler hep bir
kenara çekilecekler.
Tayyip Erdoğan ise günah keçisi olacak.
Olayların kurgusu böyle.
Tayyip Erdoğan da biliyor, çok iyi anlamış.

Bunu izah eden bir de şu laf var. Gizemli bir laf.

  * Oysa argoda, */"önce pezevengi becerirler ki, sesi çıkmasın"/* diye
    bir tabir vardır.
  * Günün sorusu: 10 Kasım 1938'den sonra T.C. Devleti'ni dönüştüren
    emperyalist devletler, kullandıkları yerli siyasetçileri bir sevgili
    itinası ile kullanıp deşifre etmezken, bu yeni işbirlikçileri
    */"tepe tepe bir metres gibi"/* neden kullanıyor acaba?

Önce bir cevap vermiş, sonra da bir soru sormuş.
Aslında işin tadını sonraki yazıya bırakmak ister gibi görünüyor, ancak
aslında ilk cevap sonraki sorunun cevabı.
Ben de tahmin ediyorum, hatta zaman zaman basına da sızıyor.
Tayyip Erdoğan'ın da dosyası var, onun da video ve ses kayıtları var.
Orda bir yerlerde, kasaların içinde tutuyorlar.
İşler ters gidince birden bir medya fırtınası esecek, bu ülkenin en
namussuz, en vatan haini, en çukur adamının Tayyip Erdoğan olduğunu
öğreneceğiz.
Aslında aşağıdan yukarıya herkes birbirinin dosyasını tutuyor, en tepede
de küresel oligarşinin temsilcisi olan ABD devlet kurumlarındaki
dosyalar var.
Bunlar adeta genelevde ya ad kumarhanede beraberce basılmış bir
kalabalık gibi.

Şimdi bunları hep beraber tıpkı burnuna halka takılmış bir ayı gibi
TSK'yı boğdurmaya zorluyorlar.
Onlarda çaresiz, itaat ediyorlar.

Halk ise fıkradaki gibi "Du bakali nolcak" diyor ve izliyor. (Aziz Nesin
hikayesidir.)
http://www.aymavisi.org/hikaye/DUR%20BAKALIM%20NE%20OLACAK%20Aziz%20Nesin.html
Hayırlısı olsun, inşallah, hamdolsun.
Oraj POYRAZ


    Zahide UÇAR - KOALİSYONDAN KAN DAMLIYOR

İlginç işler oluyor. Yanlış yorumlar yapılıyor.

Hürriyet Gazetesinde "*Yargıtay Lağvediliyor*" diye bir haber var. Haberde;

*AK Parti, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na sunduğu yargı paketinde çok
tartışılacak öneriler gündeme getirdi. Yargıtay'ın kaldırılmasını
isteyen AK Parti, yerine yeni üyeler ve yeni başkanlarla "Temyiz
Mahkemesi'nin" kurulmasını önerdi.*

*Diyor.*

*Erdoğan;*

*"Bakın şu anda içeride yani 400'e yakın emekli muvazzaf subay
astsubayımız var. Bunların hemen hemen ağırlıklı kısmı tutuklu. Ve
mağdur veya şüpheli şeklinde zaman zaman çağrılanlar oluyor. Bir ara bir
ajan meselesi çıktı. Şimdi hele hele çok daha ağır olanı, yani örgüt
kurmaktan, örgüt elemanı olmaktan. Şimdi böyle bir şeyin delilleri
kesinse ver hükmünü işi bitir. Ama elinde kesin hükümler yok da sen
yüzlerce subayı astsubayı örgüt elemanı olarak veya örgüt kuran olarak
hele hele Genelkurmay Başkanını kalkar da bu şekilde değerlendirirsen
burası silahlı kuvvetlerin moral değerlerini alt üst eder. O zaman
terörle nasıl mücadele edecek bu insanlar. TSK'nın terörle mücadelesine
darbe vuruyor. Oralara gönderilecek subay kalmıyor."*

Demişti.^^^ <#BAS> - vvv <#SON>

 Kimlere?

*Sözde Ergenekon davası sürecinden itibaren yazıları ile hem savcı, hem
hakim, hem cellatlığa soyunan yandaş gazetecilere(!)..Uçağının kadrolu
elemanlarına...*

Erdoğan'ı bu noktaya ne getirdi?

Ümraniye'de bir evde bulunduğu söylenen bombalar ile Ergenekon adı
verilen bir dava başlatıldı. 2007'den bu yana gelişen olaylar bize bu
davaların bir yargı meselesi olmayıp, ülkeyi dönüştürmek için planlanan
bir düzen olduğunu ve çok önce planlandığını gösterdi.

AKP siyaseti, muhalefet güzellik uykusunda uyurken bir katakulle ile
devlete karşı işlenen suçları *"hükümete karşı işlenen suçlar"* olarak
değiştirince, AKP siyasetini eleştiren her Türk vatandaşı "çete üyesi"
olma vasfı kazanmış oldu. Böylece ayağa kalkmayan komutandan, haklarında
kitap yazana, kim varsa topladılar.

Erdoğan bütün istihbaratı kendinde topladı. Bütün ülke insanını
dinlettiler. Bertaraf etmek istedikleri kişiler için hazırladıkları
CD'ler nerede ise porno piyasasını işsiz bırakacak düzeye geldi(!)...

Erdoğan pek mutluydu. Astığı astık, kestiği kestikti.

Bütün bu işleri Fetullah çetesi ile birlikte yapmışlardı.

Ortalıkta güç gösterisi yapacak kimse kalmayınca birbirlerine düştüler.

Cemaat kendini Erdoğan'ın üzerinde görüyor; CİA'nın kucağında, FBI'nin
korumasında oturan F Tipi Çete, Amerikan Derin Devletinin uzantısı
olarak çalışıyordu. Erdoğan'ın kontrolünden çıkmışlardı. F tipi çete
bütün kadroları kendine istiyordu. Bütün sınavlarda yapılan
yolsuzluklar, soruların yandaşlara sızdırılması hep F tipi çete işiydi.
Bu eylemleri pervasızca yapıyor, sınav yolsuzluklarını "reklamın
iyisi-kötüsü olmaz" diyen kapitalist mantıkla ranta dönüştürüyor,
sınavları kazanmak isteyenlere tek çare olarak F tipi dershaneleri, ışık
evlerini gösteriyordu.

F tipi çete her yolsuzluğun kaymağını yerken, bütün fatura Erdoğan'a
kesiliyordu.^^^ <#BAS> - vvv <#SON>

Aslında F Tipi çetenin Erdoğan'ı kullanırken öldürmek isteyen bir
karadul olduğunu ilk Ergenekon iddianamesini okurken fark etmiştik.

F tipi polis tarafından hazırlandığı anlaşılan iddianamede Erdoğan ile
ilgili en ağır ithamlar yer aldığı halde, Gül ile ilgili bütün iddialar
ayıklanmıştı. Gül pamuklara sarılmış geleceğe hazırlanırken, bütün
işlenen cinayetleri tek bir kişinin, Erdoğan'ın boynuna dolamışlardı.

F tipi çete kontrolden çıkmıştı. F tipi çetenin istediği dışında memur
bile alınamıyordu. AKP bu halkayı kırmak, kendi yandaşını getirebilmek
için önce bol bol imam aldı. Sonra o imamları diğer kurumlara kaydırdı.
Çünkü en az F tipi çete diyanet kadrosundadır. İmamlar ağırlıklı olarak
milli görüşçü, geri kalanı da genelde ülkücüdür.

Erdoğan kendine dönen tehditi gördüğü için karşı savaş başlattı.

Askerler ile ilgili konuşmasında fikir yürütenlerin dikkatinden bir
cümle kaçtı. Erdoğan; "ben aslında iki numarayım, bir numara
Cumhurbaşkanı" diyerek hedefi Gül'e yöneltti.

Bizce de bu sürecin asıl bir numarası, F tipi çetenin de gözdesi olan
Gül'dür.

Gül Erdoğan'ı uçuruma götüren her yasayı onaylamıştır.

*Gül, bazılarının sandığı gibi Çankaya'nın noteri değildir. Noter kanuna
uygun talepleri onaylar. Gül her yasayı onaylayarak, freni patlamış bir
araba gibi uçuruma giden Erdoğan siyasetinin infilak etmesine hız
kazandırmıştır. Dikensiz koltuk isteği...^^^ <#BAS> - vvv <#SON>*

Şimdi gördüğünüz kavga sanıldığı gibi*; "vatan-millet"* kavgası olmayıp,
şer cephesinin kurduğu koalisyonda patlak veren senlik-benlik
kavgasıdır. Şer ittifakından kan damlıyor.

Erdoğan TİB(Telekominikasyon İzleme Birimi), Emniyet(polis devletin
koruyucusudur demişti), Yargıyı F tipi çeteyi hakim kılarak kendi ipini
çekmiş oldu. En az yetkili bir memur bile yetkisini yetkisiz biri ile
paylaşamaz. Paylaşırsa suç işler. Erdoğan yetkilerini yabancı güçler ve
CİA kontrolündeki F tipi çete ile paylaşmıştır. Kendine F tipi çeteden
bir hapishane kuran Erdoğan, ava giderken avlanmanın sancılarını
çekiyor. F tipi çeteden kurtulmak için kurumları bile lağvedebilir.
Temelden çözmenin başka yolu yoktur.

Yargıtayın lağvedilmesi, aslında F tipi yargıçların lağvedilme
operasyonudur.  Yerlerine RT tipi, yani Recep Tayyip tipi yargıçlar
getirilecektir. En azından RT tipine uyumlu yargıçlar bulunacaktır.

Anlayacağınız, bu kavga Türk Milletinin kavgası olmayıp, millet yararına
bir durum yoktur. Bu nedenle üzerinde o kadar çok yazıp çizmeye de gerek
yoktur.

*_İki notum var:_*

1-Her şeye rağmen;

Geçmişte bütün partilerin istisnasız desteklediği F tipi çete ülkenin
bütün birimlerine sirayet etmiş, kanserli bir hücre gibi metastas
yapmıştır. Küresel çete Türk Devleti üzerindeki bütün emellerinde F tipi
çeteyi kullanmaktadır. Din, Ordu, Emniyet, milli güçler üzerindeki
operasyonlar CİA'nın bir kolu gibi hareket eden F tipi çeteye
yaptırılmaktadır.

Erdoğan "niyet ülke adına olmasa bile" bu çeteyi önemli yerlerden
sökebilirse, hiçbir siyasetçinin yapmadığı bir işi kerhen de olsa yapmış
olur.

Biz de; "*bir şer altından bir hayır çıktı"* deriz.^^^ <#BAS> - vvv <#SON>

2-F tipi çete iktidarı paylaşırken, bütün yaptıklarının günahını
Erdoğan'a yüklemek üzere programlandı.

CİA F tipi çeteyi kullanırken, Türk Milletinin F tipi çeteden nefret
etmesini sağlayacak şekilde kullandı. Yani açık ederek, nefret
ettirerek... Türk Milletine operasyon yapan F tipi çete öyle ahmak, öyle
cahil ki, operasyon yaparken operasyona uğradıklarını, Erdoğan sonrası
siyasette sürek avına uğrayacak ilk ekip olduklarını göremiyorlar.

Oysa argoda, "*önce pezevengi becerirler ki, sesi çıkmasın"* diye bir
tabir vardır.

*Günün sorusu:*

*10 Kasım 1938'den sonra T.C. Devleti'ni dönüştüren emperyalist
devletler, kullandıkları yerli siyasetçileri bir sevgili itinası ile
kullanıp deşifre etmezken, bu yeni işbirlikçileri "tepe tepe bir metres
gibi" neden kullanıyor acaba?*

Bu sorunun cevabını bir sonraki yazıya bırakalım.

[email protected] <mailto:[email protected]>



a45UyF587661-201302071024-08

^^^ <#BAS> - vvv <#SON>

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Cevap