Bir mürtecinin ilettiiği yazı üzerine gelişen bir dizi.
Beğendiğim için ilettim.
Belli ki her satırı belirli bir fikri emek ürünü.
Bence okumaya değer.

Evet hayat toz pembe değil.
Bir ömre sığdırılmış bir sürü mücadele.
Elbette her zaferin bir de mağlupları var.
O mağlupların sızlanmaları, ovunmaları, dövünmeleri var.
Hazımsızlıkları var.
Elbette kazanılan her savaşın bir de yenilenleri var.
Öldürenleri var ölenleri var.
Üste çıkanları, alta düşenleri var.
İşte şimdi o yıllarda alta düşenlerin torunları, yandaşları sızlanıyor.
Yenilenlerin ovunmalarını izliyoruz.
Hatta fırsat buldular bir de intikamlarını izliyoruz.

Oraj POYRAZ

-------- Original Message --------
From:   Gürbüz Turgay <[email protected]>



 

Zafere gidildiği günden itibaren,mecliste ve en yakın arkadaşları da
yenilip gelsin de rahatlayalım,gözden düşsün diye tavırlarını belli
ettiler.Halifelik ve padişahlık konusunda Ali Fuat Cebesoy bile
Atatürk'e destek vermedi.Atatürk bunu hiç unutmaz,doğrusu da
budur.Kapalı kapılar ardında karşısında olduklarını belli
etmişlerdir.Neredeler dediğimiz

arkadaşlarının hepsi:

1-Mevki vermediği için kırgın,

2-Mevki verdikleri kabiliyetsiz,

3-Görev verdikleri düşüncesiz,

4-Çoğunluğu da beceriksiz...

5-Veya devrimlerin gerekliliğini kavramamış,önceden hiç kafa yormamış
insanlardır.

Kadro kurabileceği kimse yok.

Mesela parti kurmak gerektiği konusunda ikna edip görev verdiği arkadaşı
ertesi gün geldiğinde,

Hazırlıkları sorar,ismini bile düşünmediğini görür.Partinin adını da
kendisi koyar.

Mondros mütarekesinin kendisini ne kadar yorduğunu söyler.

Cumhuriyetin ilanını bir gün önceye alır.Acısını aldığını ifade eder.

Arkadaşları işte daha cumhuriyetin gerekliliğine inanmamış...

Geçmi,ş problemlere hiç kafa yormamış arkadaşlar...

Kazım Karabekir hep karşısında.

Harf inkılabının gerekliliğine karear verememiş...

Atatürk bir gün ,akşam yemeği sonrası Çanakkale savaşını ayakta,yaşıyor
gibi anlatır.

Sabaha kadar sürer.Daha anlatsa dinleyecektik derler,

Başka bir zaman Fevzi Çakmak'a sorarlar,iki cümle ile anlatır...

Birisi deha...

Mevcut her problemi öğrenciliğnden itibaren tespit etmeye
başlamış,çarelerine kafa yormuş,

bu yönde de hareket etmiş,kendisini ispat etmiş ve de O GÜVENİ VERMİŞ....

Şimdi o insanın yanına hangisi yakışır?

Bir partiyi bi,le düşüncesine uygun faaliyete geçiremeyenler...

neredelermiş....

Zaten karşısında olmaktan başka düşünceleri olmayan ,varlığında dert
olan arkadaşları...

Hepsi tenkit etti...

Zekeriya Sertel ,Atatürk'ün cenazesini takip eder.Vicdanında hesaplaşma
ytapma gereği duyar.

Sağlığında bu insana karşı suçladıklarını ve savaştıklarını
söyler.Kendisini suçlar.O vakit ormanın içinde olduğunu söyler ve devam
eder "ağaçları görüyorduk ama ormanı bütün büyüklüğü ile göremiyorduk
"diye pişmanlığını dile getirir.

İşte en yakın arkadaşları "ormanın içinde " en fazlası belki bir ağaç...

Nerelerde olmalarına en iyi cevap

"olmaları gereken yer" diye cevaplarım...



 
16 Şubat 2013 17:38 tarihinde Cetiner Calis <[email protected]
<mailto:[email protected]>> yazdı:

     

    Haydeeeeee....Kentel beye bunların nedenlerini yeniden anlat...


    Anlatsak ta anlamak istemezki...

    İşine gelmez.

    Ya da ...

    Devrimler gereğinde kendi evlatlarını da yer...

    Amaca varmak için her yol mübahtır Kentel...

    Bahsettiğin kadro :

    a) Şeriat yasalarını, Halifeliğin ve padişahlığın yerli yerinde
    bırakılmasını istiyordu.

    b) Amerikan mandası ( mandate ) yanlılarıydılar.

    ABD Lozan antlaşmasını imzalamamıştır.

    Tanımamaktadır bu anlaşmayı.

    Yapmak istediği MANDATE ini kabul etmemizi sağlamak için yandaş
    tutmaktır.

    Bu günde öyle.

    Tam bağımsızlığı layık görmez Türklere.

    Türküm diyebilenlere.

    Sen diyebiliyormusun ?

    Rauf Karabekir Ali Fuat da diğerleri dediyemediler. 

    Aynen senin gibi.

    Tüm devrimler kanla yapılır.

    Kansız devrim olamaz.

    Gereğinde giyotinler kurulur meydanlara tekrar.

    Amaç değiştirilemez.

    Ameerikan iç savaşının amacı neydi ?

    Kaç cana patladı ?

    Maliyeti noooldu ?

    Anadolu beylikleri nasıl birleştirildi ?

    Karamanoğlu Mehmet bey kimlerin kellelerini düşürdü ?

    Neden düşürdü ?





    2013/2/16 zkentel <[email protected] <mailto:[email protected]>>

         

        *SEVGILI  BIROL  *

        *
        *
        *MILLI MUCADELENIN KAZIM KARABEKIR'I, RAUF ORBAY'I, HALIDE
        EDIP'I, MEHMET AKIF'I, ALI FUAT CEBESOY'U,  VE DAHA ONLARCASI
        NEREDELER?*
        *
        *
        *ISMET PASA'NIN DISINDA BUTUN MILLI MUCADELE KAHRAMANLARI VATAN
        HAINI MI IDILER?*
        *
        *
        *NEDEN YURT DISINA KACARAK HAYATLARINI CANLARINI NASIL KURTARDILAR?*
        *
        *
        *YILLARCA EVLERINDE POLIS KONTROLUNDA HAPIS HAYATI, ZINDANLARI
        YASADILAR*
        *
        *
        *HALIDE EDIP, MUSTAFA KEMAL'IN SINIF ARKADASI ALI FUAT CEBESOY
        MENDERES'IN YANINDA MEBUS OLDULAR*
        *
        *
        *KARABEKIR INONU'NUN YANINDA CHP'DEN MEBUS VE TBMM BASKANI OLDU*
        *
        *
        *KAZIM KARABEKIR NEDEN YOKSULLUK CEKTI, SAATI VE MADALYASINI
        GECINME BORC ICIN REHIN BIRAKTI?*
        *
        *
        *SERBEST FIRKA BASKANI FETHI OKYAR IKTIDAR AVUCLARININ ICINDE
        IKEN HANGI KORKUYLA PARTIYI KAPATTI?*
        *
        *
        *VE CANINI KURTARDI?*
        *
        *
        *YAZILACAK DAHA COK SEYLER VAR  SEVGILI BIROL *
        *
        *
        *SELAM*





-- 
* jin.dr.gürbüz turgay*

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Title: Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

 

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927


Cevap