Mahkeme eliyle cinayet nasıl işlenir.
İşte böyle. Şekildeki gibi.
Bu davaların intikam davaları olduğu burdan belli.
Üstelik dangalaklar yanlış kişilerden intikam alıyorlar.(Bakalım kimler
alınacak.)
Milletin kahramanlarından, milletin savaşçılarından.
Bakın aha buraya yazıyorum.
Bu hakimler, bu savcılar, bunları tutan emniyet mensupları, yalan
deliller uyduranlar falan, bunlara emir verenler, bu emirleri iletenler.
Bunların hep yargılanacaklar.
Bunlara bu memlekette rahat yüzü olmaz.
İntikamsa, bu böyle devam eder gider.
Benden uyarması.
Hatadan dönsünler, özür dilesinler, telafi etsinler.
Aksi halde mazeret bulamayacaklar.      
        Nereden mi biliyorum?
Çok basit bu alemde yapılan herşeyin bir karşılığı vardır.
Kimileri ilahi adalet diyor.
Kimileri buna etki tepki prensibi diyor.
Ex nihilo nihil fit.
(Hiçbir şey yoktan var olmaz varken de yok olmaz)
Sanırım Thales.
Haaa bir de Lavoisier bu lafı Termodinamiğin ilk yasası yapmış.
İkincisi de var o da Entropi.
Aslında her ikisi de konuyla ilişkilendirilebilir.
Ya da neden sonuç ilişkisi de denir.
Yani her sonuç bir nedene dayanır, her sonuç bir şeylerin nedenidir.
Determinizm.
Falan filan işte.
Buradan biliyorum.

Oraj POYRAZ



  Bir general daha ölüme terk edildi. O artık yürüyemiyor, mamayla
  besleniyor
  
<http://www.saygiozturk.net/default.asp?haberid=589&haber=bir-general-daha-olume-terk-edildi-o-artik-yuruyemiyor-mamayla-besleniyor>..

18/2/2013

"Ergenekon"olarak bilinen dava bugün Silivri'de devam edecek.
Bu davanın sanıklarından olmasına rağmen emekli Tuğgeneral Levent Ersöz,
hemen hiçbir duruşmaya sağlık nedenleri yüzünden katılamadı.
Çünkü o artık yatağa ya da tekerlekli sandalyeye bağımlı hale geldi.

15 Ocak 2009'da cezaevine giren, ancak rahatsızlıkları yüzünden
tutuklulukta geçen süresinin büyük bir bölümünü hastanelerin acil
servisinde geçiren Ersöz, artık mamayla beslenebiliyor.
Ersöz'ün, hastane mikrobu, diğer hastalıklarının da önüne geçti.
Sağlık raporlarında hastane dışına çıkarılmasının zorunlu olduğu
belirtilmesine rağmen bugüne kadar hakkında tahliye kararı verilmedi.

Tekerlekli sandalyeye mahkum

Bir dönem Şırnak'ta terörle mücadelede en ön saflarda yer alan, Jandarma
Genel Komutanlığı İstihbarat Dairesi Başkanlığı görevini de yürüten
emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün halen prostat kanseri, akciğerde su
toplanması, şeker, uyku apnesi, hastane mikrobu rahatsızlıklarının yanı
sıra, "et yiyen bakteri"nedeniyle sağ bacağını da kullanamaz hale
geldiği raporlarda belirtildi.
Ersöz'e, tekerlekli sandalye alındı ve bundan sonra da sağ bacağını
artık kullanamayacağı belirtildi.

Rahatsızlığı nedeniyle günde 6 kez "sonda"takıp çıkartılmak zorunda
kalınan ve başkasının yardımı olmadan yaşaması olanaksız hale gelen
Ersöz'ün, halen Çapa Tıp Fakültesi Acil Dahiliye bölümünde yaşam
mücadelesi verdiği bildirildi.
Eşi Muzaffer, kızı Fulya da babalarının hastaneye kaldırıldığı günden bu
yana onun bulunduğu hastanelerde çile çekiyorlar.
Ersöz, tutuklandıktan sonra 40'a yakın operasyon ve ameliyat geçirdi.

Rapor: yatağa bağımlı ve bakıma muhtaç

Çapa Tıp Fakültesi raporlarında Levent Ersöz'ün sağlık sorunlarının
ağırlaştırıldığını belirtti.
Profesörler Dilşad Sincel, Vakur Akkaya, Yavuz Eraksoy, Ferihan Aral,
Taner Koçak, Oğuzhan Çoban, Yılmaz Başar ile Doçentler Ahmet Kaya Bilge
ve Filiz Akyüz imzalı raporda şöyle denildi:

1- "Hastanın 3 yıldan beri değişik hastanelerde yukarıda sınırları
çizilmiş olan sorunları nedeniyle tetkik ve tedavisine devam edilmektedir.
Değişik branşlardaki hekimlerin yıllar içindeki çabaları, giderek düşkün
hale gelmesini engelleyemediği..

2- Hastanın bundan sonraki seyrinin hastanemizde kaldığı sürece
gözlemlendiği kadarıyla bu şekilde yatağa bağımlı ve bakıma muhtaç
olarak devam edeceği ve arada gelişebilecek enfeksiyonlar ve diğer
komplikasyonlar nedeniyle bazen hayati de olabilecek ciddi tehlikelerin
ortaya çıkabileceği.

3- Sonuç olarak hastanın bir süre hastane enfeksiyonlarından uzak
kalması açısından hastane dışında temiz ve uygun koşullarda bakımı
yapıldıktan sonra durumu stabilize olduğunda rehabilitasyon
çalışmalarına yeniden başlanmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır."

http://www.saygiozturk.net/default.asp?haberid=589&haber=bir-general-daha-olume-terk-edildi-o-artik-yuruyemiyor-mamayla-besleniyor

a45UyF587661-201302191113-08
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>


-- 
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Ihtiyacinin olmadigi seyi kaca alirsan al, pahalidir.

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Ben,Manevi Miras olarak,
Hicbir Ayet, hicbir Dogma,
Hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...

K.Ataturk


Daha gun o gun degil, derlenip durulmesin bayraklar.
Dinleyin, duydugunuz cakallarin ulumasidir.
Saflari siklastirin cocuklar,
Bu kavga fasizme karsi, bu kavga hurriyet kavgasidir.

Nazim Hikmet Ran

        

"Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu?
Fakat bunu yapmaya gucu mu yok?
Eger yoksa, O gucsuz, ya da kesinlikle her seye gucu yeten degildir.
Her seye gucu yeten fakat istemeyen mi?
Eger oyle ise , O kotudur, ya da kesinlikle tum iyilik degildir.
O, ne gucu yetiyor, ne de istemiyor mu?
O zaman. O'nu Tanri diye cagirmak sacma olur.
O, hem gucu yetiyor hem de istiyor mu?
O zaman kotuluk nereden geliyor?"

(Istencin Ozgur Secimi Uzerine. Giris.)
EPICURE

        

Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]

Ayrilmak isterseniz de:
[email protected]

Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Title: Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

 

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927


Cevap