* Ufuk Akkaya - Ergenekon hakimlerinin bölünme anayasasındaki rolü
<#mozTocId52190>
o CMK NE ZAMAN GEÇERLİ? <#mozTocId616618>
+ Bu ihsas-ı rey değil de ne öyleyse. <#mozTocId513862>
# Soruyorum hukukçuklara, hepsi; "bal gibi ihsası rey, o
hakimler o dosyaya bakamaz artık" diyor. <#mozTocId501090>
# CMK'nın 178'inci maddesi gereğince sanıkların duruşmada
hazır ettiği tanıkları mahkeme dinlemek zorunda.
<#mozTocId534695>
o "AVUKAT HER DURUŞMA KONUŞMAZ" <#mozTocId23819>
+ Karşınızda "avukat öyle her duruşma konuşmaz" diyen bir
mahkeme başkanı varsa (Hasan Hüseyin Özese) her şey olur
yargılamada. <#mozTocId428832>
Din, iman, yalan, dolan, kin, intikam, işbirliği ve ihanet.
Fitnebaz Cemaat'in özeti bu.
Yandaki notlara bakın altı-yedi satırda özetliyor.
Bazıları hala daha hukuki süreçten bahsediyor.
Dört dörtlük şarlatanlık, şaklabanlıktır.
Bu yargılamayı yapanlar mutlak yargılanmalı,
Ve kasden işledikleri hukuk cinayetlerinin hesaplarını ayrı ayır vermelidir.
Haaa hükümet bunlara ekstra yasal dokunulmazlık sağladı.
Onun da etrafından yasal şekilde dolaşmanın yollarını şimdiden düşünmek
lazım.
Oraj POYRAZ
Ufuk Akkaya - Ergenekon hakimlerinin bölünme anayasasındaki rolü
19 Şubat 2013, 01:07
Ergenekon hakimlerinin bölünme anayasasındaki rolü
"Bir kısım sanıklar ve müdafileri bugünkü oturumdaki sözlü beyanları ve
verdikleri yazılı dilekçelerinde, tanıkların hazır olduklarını beyan
ederek dinlenmelerini, diğer bir kısım sanıklar ve müdafileri de
tanıklarını hazır etmemiş bile Mahkeme vasıtasıyla çağrılarak
dinlenmelerini talep etmiş iseler de;
mahkememizin 11.01.2013 oturumunun 18 no lu kararında verilen ayrıntılı
gerekçe dikkate alınarak *bugüne kadar dinlenen tanıklar ve beyanları
nitelik ve nicelik olarak Mahkememiz açısından maddi gerçeği vuzuha
kavuşturulmaya yeterli olduğundan bu konudaki taleplerin reddine."*
Ergenekon hakimleri bugün imza attı bu karara, hem de oy birliği ile.
Avukatlar isyan ediyor.
Yukarıdaki ifadeleri hangi hukukçuya sorduysam isyan etti.
Kararı anlayacağımız şekilde özetleyelim:
"Sanıklar ve avukatları tanık talebinde bulundular, hatta tanıklarını
duruşma salonuna getirdiler.
Ancak biz (Ergenekon hakimleri) bugüne kadar dinlediğimiz tanıklar ve o
tanıkların beyanları nitelik ve nicelik olarak madiği gerçeği açığa
kavuşturmamıza yetti.
Bu gerekçe ile tanık dinlenmesini reddediyoruz."
Hakimler oy birliği ile diyor ki;
*"Biz kararımızı verdik,*
*"Gerçeği açığa çıkardık, bu nedenle sizin tanığınızı dinlemeyiz,*
*"Ergenekon tutukluları ve avukatlarının tanıklarını dinlemeyiz,*
*"Kavuşturmanın genişletilmesini de kabul etmeyiz,*
*"Esas hakkındaki savunmalar da bizi etkilemez,*
*"Çünkü kararımızı verdik,*
*"Savcı beraat bile istese biz kararımızı verdik!"*
*CMK NE ZAMAN GEÇERLİ?*
Bu ihsas-ı rey değil de ne öyleyse.
Soruyorum hukukçuklara, hepsi; "bal gibi ihsası rey, o hakimler
o dosyaya bakamaz artık" diyor.
CMK'nın 178'inci maddesi gereğince sanıkların duruşmada hazır
ettiği tanıkları mahkeme dinlemek zorunda.
Şu maddeyi birlikte okuyalım:
"Madde, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından, bir kimsenin daveti
hakkında 177 üncü maddeye göre sanık tarafından yapılan istemin, reddine
ilişkindir.
Madde ret hâlinde *sanığa iki hak vermektedir.*
1. Sanık, o kimseyi doğrudan doğruya davet ettirebilir.
Bu hâlde sanık bir dilekçe ile başvurur ve o kimsenin yol giderleri ile
tarifesine göre ödenmesi gerekli tazminat bedelini mahkeme kalemine yatırır.
Bunun üzerine kişi mahkemece çağırılır ve davetiye ile birlikte
yatırılan para kendisine verilir.
Adı geçen artık davete uymakla yükümlüdür.
Sözü geçen para tebligat sırasında verilmemekle beraber mahkeme kalemine
yatırıldığı tebligatta kaydedilmiş olursa yine hazır bulunmakla yükümlü
olur.
2. İkinci hâl *sanığın, davet edilmesini istediği kimseyi kendisinin
getirmesidir.
*Bu kişinin açıklamaları olayın aydınlatılmasına yarayacak olursa,
mahkeme, gider ve tazminatın Devlet Hazinesinden ödenmesine karar
verebilecektir."
Kanun çok net, sanığa davet edilmesini istediği kimseyi kendisinin
duruşmaya getirmesi hakkını vermiş.
Yoruma da kapalı, CMK mahkemeye; *"duruşmaya gelen tanığı
dinleneceksin"*diyor.
Ancak Ergenekon hakimleri bir kez daha çiğnedi geçti kanunları.
Bir Genelkurmay Başkanı Ergenekon'da tanık olmak için Silivri'ye duruşma
salonuna gitmiş ne gam.
Kim itibar eder Orgeneral Işık Koşaner'e!
Onlara tecavüzcü, öz yeğenini satan, eli kanlı teröristler yakışır.
Sahte haham ne de güzel yakışıyor Ergenekon tertipçilerine.
Atatürk'e söven müspet, Genelkurmay Başkanı menfi!
Hakimler madem karar verdi, o halde neden duruşmayı 11 Mart gününe erteledi?
Bu kararla ne kollanıyor?
Akıllarda ne var?
Pozisyon mu alıyorlar?
Yoksa yeni bir tertip mi var?
Neden Mart?
Hemen hatırlayalım, uzlaşma komisyonu için Başbakan Erdoğan'ın verdiği
bitiş tarihi de Mart!
Tesadüf olmasa gerek...
*"AVUKAT HER DURUŞMA KONUŞMAZ"*
Emekli Tuğgeneral Veli Küçük 6 yıldır tutuklu.
Küçük'e medyada denmeyen kalmadı.
Yüzlerce kez infaz edildi!
Ancak bugüne kadar ne Veli Küçük'ün ne de avukatı Zeynep Küçük'ün talep
ettiği bir tanık dinlendi.
Kime söylüyorum.
Karşınızda "avukat öyle her duruşma konuşmaz" diyen bir mahkeme
başkanı varsa (Hasan Hüseyin Özese) her şey olur yargılamada.
Bu arada yüzlerce avukat ve izleyicinin önünde ağızdan çıkan, "avukat
öyle her duruşma konuşmaz" sözleri duruşma tutanaklarına da girmedi.
Ama hesabı sorulacak, halk soracak...
*Ufuk Akkaya*
*ulusalkanal.com.tr*
a45UyF587661-201302192128-08
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.
<<inline: graphics1>>
Title: Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi|
Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! | |
|
Mustafa Kemal Atatürk | |
