* Adama bakın siz, T.Erdoğan'ı Atatürkle AKP'yi de kurucu partiyle
    kıyaslıyor.
    Bir kere ilk meclisler kurucu meclislerdir, hepsinin olağanüstü olma
    vasıfları vardır.
    İlk hükumetler de öyledir. Bu günün hükumetleriyle kıyaslamak dahi
    mümkün değil.
    Şimdiki Türkiye Büyük Millet Meclisi de, ondan çıkan hükumetler de
    olağan vasıftadır.
  * İnönü hükumetleri tek parti meclisinin hükumetleriydi, bu zamanda
    olacak iş değil.
  * Menderes hükumetleri ise en kötüsü, ülkeni başına gelenler ibret olmalı.
    Bütün yetkileri elinden tutan bir partinin ne kadar kötü bir
    hükumetlik örneği sergileyebileceğinin isbatını yapmışlardı.
  * Bir de Obama'yla ve Amerikan başkanlık sistemiyle kıyaslamışlar, ve
    zavallı bulmuşlar, neden mi?
    Çünkü başkanı denetleyen Senato ve Yüksek Yargı varmış.
    El isnaf, insanda azıcık akıl olur, içinden geçenleri bu kadar açık
    söyler mi?
    Adam açık açık, Amerikan Başkanından bile güçlü denetlenmeyen,
    sorumsuz, yargılanamayan bir başkan istiyor.
    Tıpkı Napolyon, Sezar gibi bir kere seçilecek, bir daha yerinden
    kimse oynatamayacak.
    Yargı, meclis, parti herşeye hakim olacak.
    Tıpkı Hi-Men gibi ülkenin, herşeyin tek hakimi.
  * Parlementer demokresinin olmazsa olmazıdır, güçler ayrılığı ilkesi.
    Daha şimdiden tozunu attırmış, ve açık açık daha fazlasını istiyor.
    Bilmeyenler de uyduruk seçimler yapınca demokrasi oluyor sanıyorlar.
    Hayır, bir de güçler ayrılığı ilkesi var.
    Bizde de dip noktada.
  * Adamımız aynı zamanda cahil, başkanlık sistemini bütün güçleri tek
    elde toplayan bir sistem sanıyor.
    Zaten öyle sandığı için Amerikan sistemini beğenmiyor, Obamayı
    zavallı buluyor.
  * Bu vesileyle bilmeyenler öğrensin.
    Normal hiçbir tip demokraside yüksek yargıyı yargı sultası diye
    kenara atamazsınız.
    Normal hiçbir tip demokraside hükumetler ve siyasiler yargıdan muaf
    değildir.
    Parasal denetim, yargı denetimi, finansal denetim olmadan demokrasi
    olmaz.

Hiç kusura bakmayın, bakan falan demiyeceğim.
Adama ohaa, çüş falan derler.
Bari açık açık padişah, diktatör istiyoruz demeseydiniz.

Oraj POYRAZ


    Bozdağ, Başkanlık sistemini bu sözlerle savundu

*ANKA*
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Başkanlık sistemini savunduklarını
dile getirirken,
"*_Hem Atatürk'ün hem İnönü'nün hem Menderes'in hem yürütme hem yasama
elindedir.__
__Tam bir başkanlık sistemidir.__
__Uygulamaya bakın Amerikan başkanlık sisteminden daha güçlü bir
sistemdir.__
__Çünkü Obama'nın zavallı bir durumu var.__
__Niçin; parlamentoda hiçbir etkisi yok"_* dedi.

http://haber.gazetevatan.com/bozdag-zavalli-obama/516228/1/gundem

a45UyF587661-201302201418-08
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>


-- 
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Komsunla kavga etme, misafir gider o kalir.

Hz.ebu bekir (r.a.)

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Ben,Manevi Miras olarak,
Hicbir Ayet, hicbir Dogma,
Hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...

K.Ataturk


Daha gun o gun degil, derlenip durulmesin bayraklar.
Dinleyin, duydugunuz cakallarin ulumasidir.
Saflari siklastirin cocuklar,
Bu kavga fasizme karsi, bu kavga hurriyet kavgasidir.

Nazim Hikmet Ran

        

"Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu?
Fakat bunu yapmaya gucu mu yok?
Eger yoksa, O gucsuz, ya da kesinlikle her seye gucu yeten degildir.
Her seye gucu yeten fakat istemeyen mi?
Eger oyle ise , O kotudur, ya da kesinlikle tum iyilik degildir.
O, ne gucu yetiyor, ne de istemiyor mu?
O zaman. O'nu Tanri diye cagirmak sacma olur.
O, hem gucu yetiyor hem de istiyor mu?
O zaman kotuluk nereden geliyor?"

(Istencin Ozgur Secimi Uzerine. Giris.)
EPICURE

        

Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]

Ayrilmak isterseniz de:
[email protected]

Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Title: Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

 

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927


Cevap