Hayaletlere inanan varsa .....İnanmaya devam etsin...:))))))

 

 

 

 



 

 

 

Bu olay Kayseri'nin Bünyan ilçesi'nde yaşanır. 


  

Olay Alfred Hitchcock'un meşhur korku filmlerini
bile çok gerilerde bırakacak kadar tüyler ürpertici.

Gece bindiğiniz otomobilde direksiyonda kimse yoksa
ne yapardınız?

                               ***** 

Kendisi Bünyanlı olmayan, politikayla uğraşmış ve halen
Kayseri'de yaşayan işadamı, 22 Şubat 2005 tarihinde Bünyan sınırında,
Kayseri Malatya kara yolu üzerinde, bir benzin istasyonuna girer.

Lokantaya oturur ve orada kalabalık toplulukla birlikte bir ufak rakı içer.

Yürüyüş mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çıkar.
Ancak dışarısı hem zifiri karanlık hem de korkunç bir kar-tipi 
fırtınası başlamıştır.
Benzin istasyonuna yaklaşık 300 metre mesafedeki, Bünyan'a dönüş
yolu kenarına varır.

Oradan geçen bir arabaya binip,Bünyan'a ulaşma derdindedir.
Fırtına daha da şiddetlenir. Adam bir-kaç adım ötesini bile görememektedir.
Gelip-geçen bir araba da yoktur.

Nihayet karanlıklar içerisinde, hayalet gibi yavaş yavaş yaklaşan bir
arabanın iki farını
fark eder.

Arabanın, tam önünde yavaşlamasıyla birlikte hemen arka kapıyı açar ve
arabaya biner.
Kapıyı kapatır, araba yeniden hareket eder. İçeridekilere merhaba demek
ister.
Ama o da ne?
Arabada kimse olmadığı gibi, direksiyonda da kimse yok.
Birden paniğe kapılır. Korkuyla, hemen arabadan atlayıp, oradan
koşarak uzaklaşmak ister ama hem araba hızlanmış, hem de korku ile dizleri
bağlanmış,
hareket edemez hale gelmiştir.
Araba keskin bir viraja doğru yaklaşır. Adam dua etmeye baslar. Tüm
günahları için tövbe
eder.
Arabayı durdurması için Allaha yalvarır. Tam bu esnada, pencereden bir el
uzanır ve direksiyonu kıvırarak sert virajdan arabanın doğru yola dönmesini
sağlar.Her tehlikeli dönemece yaklaştıkça, Allah'a yalvarış ve yakarışı
artar ve her seferinde de bir el dışarıdan uzanıp, direksiyonu
çevirir.Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarını kımıldatır.

"Ya Allah koru beni..." deyip, kapıyı açmasıyla  birlikte, kendisini
arabadan dışarı fırlatır.
Birkaç takla attıktan sonra, şarampolde kendisine gelir. Bünyan'a yürüyerek
ulaşır ve bir kahvehaneye girer.

Üstübaşı ıslak ve şok haldedir. Kendisini tanıyanlar hemen sobanın başına
alırlar. 

Eline bir çay verirler.

Bir müddet sonra kendisine gelip, sesi titreyerek, başına gelen doğa üstü ve
korkunç olayı
anlatır.

Olayı dinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan kişinin aklı başında ve
toplumsal sorumluluk taşıyan bir pozisyonda olduğunu bildiklerinden,
herkeste derin bir sessizlikoluşur. 


  

Yaklaşık yarım saat sonra, aynı kahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden iki kişi
girer.
Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler.
Bu arada, gelenlerden birisi, diğerine şunları söyler:

"Ahmet baksana, şu sobanın başında oturan gerizekalı, bizim araba yolda
kalınca, biz arabayı iterken, arabaya binip sonrada arabadan kendini atan
öküz değil mi??? "

 

 





 

 

 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Cevap