*İyiyim ama parayla da aram iyi sayılır!
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2013/04/iyiyim-ama-parayla-da-aram-iyi-saylr.html>*
İhtiyacı olana yardım etmek finansal piyasalarda karşılaşılacak bir olgu
değildir. O nedenle düzenlemeleri kanunlar tarafından değil toplumsal
normlar tarafından şekillenmiştir. "İyi bir insan"ın tanımının felsefik
bağlamda tarafsız bir dille yapılamayacağı söylenir ve sözlüklerde de
"iyi" sözcüğü öznel tecrübeler ile ilişkilendirilir. İyinin tek
düşmanının "daha iyi" olduğu düşüncesi buna haklılık verebilir. Sosyal
hayat ise iyi insanı yoruma yer bırakmayacak şekilde tanımlar: İyiler
iyidir ve yardımseverdir.
Her gün sosyal medyada iyilik yapmak ve iyi insan olmak ile ilgili
sayısız paylaşıma rastlayabilirsiniz. Bu sizde herkesin melek gibi
olduğu fikrini bile uyandırabilir. İyi insanların ne kadar yardımsever
olduğu genellikle insanların takdiridir. Ama Princeton Üniversitesinden
psikolog John Darley iyiliğin sınırlarını ölçmek için bir deney
tasarlar. Üniversitenin Teoloji bölümünde okuyan öğrencileri bir odada
toplar ve vaaz yeteneklerini ölçeceğini söyler. Önce adaylara, dövülmüş
ve sokakta yatan bir adama yardım eden birinin hikayesini anlatan bir
metin dağıtılır. Adaylar metni okurlar. Daha sonra vaazlarını karşı
binada verecekleri söylenir ve karşı binaya gitmeleri istenir.
Öğrenciler birinci binadan çıkarken, kapı aralığında yatan bir adam
(aktör) karşılarına çıkar. Sizce öğrenciler bu adama yardım edecekler
midir?
İyi huylu bir insan olma hakkında vaaz vermek için yola çıkan
öğrencilerin yarısından fazlası yerde yatan adama yardım etmemiştir.
Hatta bazıları adamın üstünden atlayıp gitmiştir. Deney birkaç defa
yenilenmiş, yardım oranı diğer binaya çabuk gidilmesi gerektiği
belirtilen durumlarda %10'a kadar düşmüştür.
İnsanların birçoğu, yardım etmeyi çok sevdiklerini ve yardımsever bir
insan olduklarını söyleseler de iş gerçekten yardım etmeye geldiğinde
sonuçlar hiç de söylenildiği gibi değildir. Söylenilenler ile yapılanlar
arasındaki farkın hızla değişen sosyal ve ekonomik hayattan
kaynaklandığı açıktır. Peki ama ortaya nasıl bir topluluk çıktığının
farkında mıyız?
Herkes iyi olduğunu söyleyip dürüst bir insan profili çizmeye meyilli
yaşamaktadır. Bu tür bir davranış şekli herkese mantıklı gelir. Çünkü
aksinin toplum içinde kabul görmesi mümkün olmayacağı için kişi bir anda
sosyal hayatın dışına itilerek ekonomik gücünü kaybedebilir. Güven
duygusunun ortaya çıkmasına neden olan iyilik ve dürüstlüğün açık bir
şekilde ayırt edilmesi ve ondan sonra harekete geçilmesi gerektiği
genellikle göz ardı edilir. Belirli genellemeler ve zihinsel kısayollar
ile insanların iyilik ve dürüstlük tanımlamaları yapılarak "evlenme
vaadiyle kandırılan genç kız" sonucuna ulaşılır.
Ekonomik hayat bize güven hakkında bazı bilgiler verebilir. İyi
giyimliye kötü giyimliden, birinci el araç satana ikinci al araç
satandan daha fazla güvenin diyebilir. Peki ama kişilerin meslekleri ya
da en geniş haliyle söylersek kendilerini tanımlama şekilleri onların
dürüst bir insan olduğunu söyleyebilir mi?
Psikolog Robert Wiseman bu sorunun yanıtını bulmak için bir deney
tasarlar. İngiltere'de en güvenilir meslek olarak kabul edilen rahipler
ile en güvenilmez meslek olarak kabul edilen ikinci el araba
satıcılarından oluşan iki grubu deneyine dahil eder. Honesty (Dürüstlük)
adlı bir şirketten belirlenen kişilere 10 paundluk çek gönderilir. Çekin
yer aldığı mektupta şöyle yazmaktadır: "Bu hafta bizden yaptığınız
alışveriş için teşekkür ediyor ve para iadesi olarak bu çeki sunuyoruz."
Zarftaki bilgiler, kişilerin böyle bir şirketten alışveriş yapmadığını
kolayca ayırt edebilecekleri bir nitelikte tasarlanmıştı. Üstelik şirket
adı da bir şeyler çağrıştırabilirdi. Sizce rahipler ve ikinci el araba
satıcıları, Dürüstlük adlı şirkete karşı ne kadar dürüst davranmışlardır?
Sonuçlar hiç de sosyal hayatın belirttiği normlara uygun değildir. Hem
rahiplerin hem de ikinci el araba satıcılarının yarısı çeki tahsil
etmiştir. Deneylere katılanlara daha sonra neden kendilerine ait olmayan
parayı aldıkları sorulduğunda verdikleri cevaplar yaklaşık şu anlama
geliyordu: "Şeytandan nefret ediyorum ama bazı fikirleri çok cazip
geliyor!"
Bu iki deney belki bizi herhangi bir sonuca götürmeyebilir. Belki bu
deneyler bilimsel olarak hiçbir şey ifade etmeyebilir. Ya da örneklerin
gerçek hayatı karşılamadığı söylenebilir. Hatta herkes, biz böyle
değiliz, biz farklıyız bile diyebilir. Bunların hepsini kabul etmek
sizlere kalmış. Ama galiba şunu söylemeden geçmek büyük hata olacak.
"İyiyim ama parayla da aram iyi sayılır!"
a45UyF587661-201304251144-8
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>
--
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Daima ara, bugun altin ararken bakir bulursun, yarin bakir ararken altin.
Cenap sahabettin
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
Ayrilmak isterseniz de:
[email protected]
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.