Ezber nasıl yapılır ?

* [image: Satır içi resim 1]
*

Bir tiyatro oyuncusu için işin en zor, en zevksiz ama son derecezorunlu ve
sorumluluk taşıyan yanı, ezberdir. Ezber konusunda heroyuncunun kendine
göre bir yöntemi vardır. Kimi kuru kuruya ezberler;kimi elinde metin,
mizansenle ezberler; kimi yüksek sesle çalışarak,bazıları da sessizce
okuyarak ezberler. En yaygını yazarakezberlemektir. Rolü iki kere, üç kere,
bazen dört kere dikkatliceyazmak gerekir. Böylece kelimelere, oyun
yazarının cümle yapısına, enönemlisi, kelimelerin ve cümlelerin altındaki
anlamlara alışırsınız.Zaten önemli olan, o anlamların ezberlenmesidir.
Yani, dramatik dokuiçinde neyi, niçin, neden ve kime
söylediğinizdir.Anlamları iyicetanıdıktan sonra kelimeleri ve yazarın cümle
yapılarını aklında tutmakgerekir ki, o da provalar boyunca ve evde kendi
kendine yaptığın çoksıkı çalışmalarla yavaş yavaş belleğe geçer. Her
cümlede mutlaka biranahtar kelime vardır. Cümleleri ezberledikten sonra
anahtar kelimeleri sıraya koymak işi oldukça kolaylaştıracaktır.

İmgelem yoluyla da çokrahat ezber yapılabilir. Bu yöntem genellikle olay
sırasınıkarıştıranlar için önerilir. Tek yapmanız gereken,
detaylarıylabirlikte okuduğunuzu kafanızdan geçirmeniz. Olay sırasını
düşünerekreplikleri söylemek.

Önemli olan bir nokta da şudur ki -genellikle amatör oyuncular yapar
buhatayı- bir metni bütün olarak ezberlemeye çalışırlar. Büyük birpastayı
tek lokmada yemeye çalışmak gibidir bu! Pastayı dilimlereayırıp yemek
gerekir ve bir lokma bitmeden diğer lokma ağza götürülmez!

Anlamsız, kuru kuruya, tepeden dolma ezber, iyice zordur. Cebirdersindeki
formülleri bilmeden kuru kuruya ezberleyerek yazmak gibidir.Gerçi bazı uzun
ve çetrefilli ya da manzum, çok farklı yapıda veyakakofonik cümleler vardır
ki, onları hemen her gün yüksek sesle vepapağan gibi defalarca
tekrarlayarak çalışmak gerekir. Yani, dilini,dudaklarını, ağzının içinde
konuşmana yardımcı olan bütün organlarını okelimelere iyice alıştırmak
gerekir. Örnek olarak, Jean Canolle'denAsude Zeybekoğlu'nun çevirdiği
Kralın Kısrağı adlı oyunda, bir Alman prensesinin tiradını verelim. Oyunun
bir yerinde prenses, Orta Çağ Avrupası'nda kullanılan bütün armaların
isimlerini ve özelliklerini,renklerini ve ayrıntılarını sıralayarak
okuyordu.


En sağlıklı ezber çalışması, sabahın erken saatlerinde ev halkıuyurken,
ortalık sessiz ve trafik başlamamışken, tabii iyi bir uykudansonra, kafan
dinlenmişken yapılır. Saat 6 ile 8 arası çok iyidir. Amabu ezber
çalışmasını pekiştirmek için tiyatroda günü gününe yapılantoplu provalar
şarttır.


Yani ezberlediğin kelimeleri, cümleleri provalar boyunca, oyun içinde
defalarca mizanseniyle birlikte yerine oturtman şarttır. Provalar
genellikle bir veya bir buçuk ay sürer.Bunun en fazla ilk 15 günü, hadi
diyelim ilk 20 günü ezber canavarınıortadan kaldırmaya yeter. Böylece
oynadığın karakteri bütünlemek içinprovalardan rahatça yararlanmaya
başlayabilirsin. Yönetmen sanamizansenlerini ve giderek oyundaki rolünün
anlamını ve kendi yorumunuverirken, bir de senin bozuk ezberinle uğraşmak
zorunda değildir. Amamaalesef bu ezber keşmekeşi içinde çoğu yönetmen
istediği yorumualamaz, bas bas bağırır, sinirler gerilir. Ancak eninde
sonundaoyuncular işi kotarır. Son provalara kadar seni uğraştıran
bazırepliklerin olur, ama sonunda mecburen ezber canavarının
hakkındangelinir mi?

Sen öyle san! Onuncu, yirminci, hatta ellinci oyunda bile belleğin
sanatuzaklar kurabilir. Hiç beklemediğin bir anda, oyunun en
heyecanlıyerinde, o hınzır kelime dilinin ucundan kaçar, seni ve rol
arkadaşınızor durumda bırakır. Gerçi karşılıklı bir gayretle o tuzak
giderilirama çok kısa bir süre de olsa sizi oyun dışına iter; uyandırır.
Oyüzden, hemen her oyundan önce sanatçı rolünü okumalı, özellikle
zayıfolduğu repliklerin ezberini tazelemeli, iyice ve dikkatle, hatta
yükseksesle tekrar yapmalıdır. Bir oyuncunun sahne üzerine ezberinden
veoyunundan son derece emin ve sağlam çıkması, bir pilotun uçağın tümmotor
aksamından ve kendi moralinden tamamıyla emin olarak havalandırmasına
benzer.

Onun dayanağı, dikkati ve motorlarıdır.Sahnedeki oyuncunun dayanağı ise
belleği ve sinir sistemidir. Kimioyunu ezberlemek son derece kolaydır;
çünkü Türkçesi rahat ve akıcıdır.Hele rol genellikle uzun cümlelerden ve
tiradlardan oluşuyorsa-ekseriya klasik oyunlarda, Yunan tragedyalarında
olduğu gibi- rahatça ezberlenir. Ama bazı oyunlar, kısa kısa cümlelerden
oluşan diyaloglaradayanır ki, ezberi çok zordur. Bir de üstelik replik
ezberi gerektirir.Replik, tiyatroda karşındaki oyuncunun cümlesinin son iki
veya üçkelimesidir. Repliğinizi aldınız mı, konuşma sırası size
gelmişdemektir. Onu almadan lafa girerseniz, rol arkadaşınızın
konuşmasınıkesmiş olursunuz ki, hatadır. Bu yüzden rol arkadaşınızdan
sitemler,devamı halinde kavgalar ve misillemeler gelir ki, dikkat!
Sonuçtasadece kendi sözlerini değil, karşındaki oyuncunun repliğini
deezberlemek gerekmektedir.

Bazı yazarlarımız vardır ki, onları ezberlemek çok zordur. Örneğin, Turan
Oflazoğlu... 4. Murat'tan Sultan Murat'ın deyişi:

Derim ki, gecenin sarp doruklarından öfke yangınları kopmadan,yamaçlardan
inen som ateşten süvariler tüm kentleri köyleri kasıpkavurmadan,

Derim ki, kara elmas tolgalı başbuğ, o yağız yokluk sultanı, suçlusuçsuz
bütün canları şimşek bakışlarıyla eritmeden, güzel çirkin tekmilbedenleri
kül etmeden, kullarım, derim ki,

kendinize gelin
iş işten geçmeden."


Çeviriye gelince;Çoğu kez iyi oyun yazarları iyi çeviri yapar. Çünküsahne
dilini iyi bilirler. Kazara acemi bir çevirmene düştün mü, yandındemektir.
Üstelik onlar çok da heyecanlıdırlar; onları çalışırkenoyunun aslıyla
çevirisi arasında didişir durursun ve oyunu adetayeniden çevirirsin.
Üstelik o acemi çeviriler kelimenin aslına uyar amaoyuna anlam getirmez.
Onları ezberlemek son derece tatsızdır. Çünkü güzelim Türkçemiz'in
şiirselliğinden tamamen uzak, habersizdirler.Böyle bir çeviriye düşenlere,
Allah kolaylık versin! Sahnede en güzel Türkçe'yi, güzel bir telaffuz ve
ahenkle konuşmak, Türkçe'nin hakkını vermek, mesleğimizin en zevkli
mecburiyetidir.

Seyirci buna layıktır.Kuşkusuz, bu güzelliğin yolu da, sakın unutma, çok
sıkı bir ezbergerektirir. Sabri Esat Siyavuşgil'in, Çetin Altan'ın,
RecepBilginer'in, Oktay Rıfat'ın şahane Türkçeleri, Necati Cumalı'nın,
MelihCevdet'in, Kutsi Tecer'in şiirsel tümceleri, konuşan için de, dinleyen
için de olağanüstü bir zevktir. İşte sahne üzerinden tüm bu güzelliklerin
hakkını vermek ve tadını çıkartmak için o ezbercanavarının kafasını daha
başından kesmek gerekir.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
[image: Satır içi resim 1]

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


<<kemalağa (2) -.jpg>>

Cevap