* Savaş SÜZAL - İngilizce'de "hımm, hımm" evet demek değil
    <#mozTocId704953>
      o Şimdiye kadar bilmediğim ve yeni öğrendiğim bir şeyi de sizlerle
        paylaşayım; Irak'taki Kürt yönetiminin başında olan kanka
        Barzani'nin hangi tarikattan olduğunu biliyor muydunuz?
        <#mozTocId96522>
      o Nakşibendî. <#mozTocId998577>
      o Biliyorsunuz, AKP'yi kurduranlar da Nakşibendîler. <#mozTocId973640>


  Savaş SÜZAL - İngilizce'de "hımm, hımm" evet demek değil

16 Temmuz 2013

[email protected]

Geçen gün Türk basını, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsüne dayanarak,
Mursi hakkında bir soruya "hımm, hıımm" demesinden sonuç çıkarmış.
Ben de bu "hımm hımm" cevabı, ne anlama geliyor diye, ABD Dışişleri
Bakanlığı basın toplantısının metnini okudum, videosunu seyrettim.
Zira Amerikalı yetkililer bir şey dinlerken de "hım hım" der ve bu da
sizi dinlediği dışında bir anlam ifade etmez.
Aynı Türkçede olduğu gibi.
Ne onaydır ne de başka bir şey.

ABD Dışişleri Bakanlığ'nını 12 Temmuz Cuma günkü basın toplantısının
üçte ikisi, ülkelerin dinlendiğini açıklayan CIA eski ajanı Snowden'a
ayrılmış.
Adamın sığınması, Rusların bu olayı kullanması, Amerikalıları
endişelendiren, Mursi değil.
Basın toplantısının sonuna doğru bir gazeteci, Almanya'dan yola çıkarak
ve bugüne kadar Mursi'nin tutuklanmasını neden eleştirmediklerini sormuş.
Soru biraz uzun olduğu içinde sözcü dinlerken "hımm, hımmm" demiş.
Daha sonra ABD sözcüsü Psaki, "siyasi tutuklamalara karşı olduklarını ve
siyasi tutukluların serbest bırakılması gerektiğini" söylemiş.
Gazeteci "Mursi'nin tutuklanması nedir?" diye ısrar edince de, sözcü
"Serbest bırakılmalı" demiş.
Yani bizim ampul takımının öne sürdüğü gibi bir emir değil, bir gönül
koyma veya arzu gibi görünüyor.

Ama bu kadar yıllık tecrübelerim beni yanıltmıyorsa, Amerikalılar, laf
olsun torba dolsun mantığından, yarın biri çıkar, bizi, demokratik
değiliz diye suçlar mazereti açısından bu açıklamayı yapmış görünüyor.
Yani işi ciddiye alsalar, birinci soru olarak tanıdıkları bir gazeteciye
sordurur ve eser gürlerler.
Burada öyle bir şey yok.

Tabii bizim yeşil basın bu noktayı sakız gibi çiğnerken asıl konuyu
teğet geçmeyi tercih etmiş.
Mesela aynı sözcünün "Mursi yönetimi demokratik değildi" ifadesi ve
"Kastettiğim şu; biz sokağa çıkan ve görüşlerini belirtmek için sesini
yükselten 22 milyon insana dikkat çekiyoruz.
Onlar aynı zamanda demokrasinin sadece basit bir şekilde sandıkta
seçimleri kazanmak olmadığını açıkça gösterdiler" şeklinde Erdoğan'a da
gönderme yapan sözleri ne hikmetse yeşil basında yok.

Bir başka önemli nokta, Başbakanın baharlara çiçek açtıran müttefikleri.
Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt, 8 milyar
doları nakit, gerisi kredi toplam 12 milyar doları derhal Mısırlı
darbecilere (yani Mursi'yi devirenlere) akıtmış.
ABD'nin talimatı olmadan bu ülkeler Mısır'a kuruş verir mi?
Tabii ki hayır.
Aslında bizimkiler de bir milyar, peşin bir milyar kredi şeklinde, 2
milyar dolar vermişler Mısır'a.
Mursi'yi deviren askerlere yaradı o para da.
Ama Erdoğan emekli ve memurlardan bu paranın yarısını bile esirgedi.
Son söz, farkında mısınız Mursi ne kadar Turgut Özal'a benziyor.
Genetik mi acaba?

ABD Dışişleri Bakanlığının eski sözcüsü ve Obama'nın Avrupa ve Avrasya
işlerinden sorumlu Bakan yardımcılığına atadığı Victoria Nuland, Senato
Dış İlişkiler Komisyonunda Türkiye sorularını yanıtladı.
Senato oturumunda, "Erdoğan hükümetini, özellikle Taksim ve Gezi
olayları ardından sürekli olarak, demokrasi, insan hakları, gazetecilere
baskı ile ifade özgürlüğü ve polis şiddeti konusunda uyardıklarını" söyledi.
Tahmin edebileceğiniz gibi bu sözleri de bizim boyalı basında görme
olanağınız yok.

Gördüğünüz gibi ABD'nin hem Mursi hem de Türkiye'ye yönelik açıklamaları
bu iktidara destek vaat etmiyor.
Ama ABD kendi çıkarları açısından bir Kürt devletinin kurulmasını
sağlamak amacıyla Tayyip beyin sürecini ve iktidarına, şimdilik güle
güle demiyor.
Bu arada PKK da gemi azıya almış durumda.
Türk ordusu sinmiş, her köşede teröristler kol geziyor.
Türkiye en karanlık günlerini yaşıyor.


    Şimdiye kadar bilmediğim ve yeni öğrendiğim bir şeyi de sizlerle
    paylaşayım; Irak'taki Kürt yönetiminin başında olan kanka
    Barzani'nin hangi tarikattan olduğunu biliyor muydunuz?

Sanmam.


    Nakşibendî.


    Biliyorsunuz, AKP'yi kurduranlar da Nakşibendîler.

Tadından doyum olmuyor değil mi.
Takdir sizlerin.

Bu arada son yazımda yaptığım bir maddi hatayı düzeltmek istiyorum.
Molla Barzani'nin Rusya'da öldüğünü yazmıştım.
Yanlış, Barzani evet Rusya'ya kaçtı ve yezidi Kürtlerle Ermenistan'da
Sovyetler Birliği döneminde 12 yıl yaşadı ve daha sonra General Kasım'ın
daveti üzerine 1958 yılında Irak'a döndü, Kerkük'ü Kürdistan'ın bir
parçası ilan etti ve daha sonra da kan gövdeyi götürmüştü.
Özür dilerim.

a45UyF587661-201307161422-8
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>


-- 

zaryop:jaro

Aci hissetmemek duygularin kesintisi demektir; her cosku seytanla
pazarliktir.

Charles Bukowski Sozleri / Heinrich Karl Bukowski / Bilge Sozleri
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]  Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]

        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.




-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Cevap