2013 son çeyreği, bilemediniz 1014 ortaları.
Çanak çömlek patlayacak.
Hazırlanın.
Borçlarınızı ve alacaklarınızı en iyi şekilde analiz edin.
Elinizdeki kağıtları gözden geçirin.
Asgari gelirinizi garanti etmeye bakın.
Saygılar.
Oraj POYRAZ.
--------------
* Landon Thomas Jr.imzalı"Ucuz dolar manzaralı İstanbul semaları ve
artan kıtlık" <#mozTocId800365>
o "BÜYÜK BİR BALON" <#mozTocId703499>
o MİNİ DEVALÜASYON <#mozTocId34977>
o SAPPHIRE ÖRNEĞİ <#mozTocId192671>
o Bir seyahat uğrağı haline geliyor" <#mozTocId335746>
------------------------------------------------------------------------
Dünyaca ünlü Amerikan gazetesi The New York Times Türkiye ekonomisine
dair çok çarpıcı bir analizi web sitesine koydu.
Analizin yayınlanma zamanı oldukça manidar.
Öyle ki söz konusu analiz, Başbakan Erdoğan'ın Mısır konusunda ABD'yle
polemiğinin hemen arkasına denk geldi.
*_Odatv_* olarak Landon Thomas Jr.imzalı"*Ucuz dolar manzaralı İstanbul
semaları ve artan kıtlık"*başlıklı o analizin Türkçe'sini tam metin
yayınlıyoruz:
Landon Thomas Jr.imzalı"*Ucuz dolar manzaralı İstanbul semaları ve
artan kıtlık"*
"Gökdelenlerin yaban otları gibi yayıldığı bu şehirde hiçbiri Sapphire
kadar yükselmemişti.
Sapphire bugünlerde güçlü olanın ne kadar uzağa erişebileceğinin sembolü
olmuş durumda.
İstanbul tepelerini örtmüş binaların büyük çoğunluğu gibi Sapphire de -
856 feetle Türkiye'nin en uzun, Avrupa'nın da en afililerinden biri
-*Türkiye'ye ve Brezilya, Hingistan, Güney Kore gibi diğer hızla gelişen
piyasalara akan dolar üzerinden ucuz kredilere dayanılarak inşa edildi.
2009'da Fed ve diğer büyük merkez bankaları*faiz oranlarında keskin bir
düşüş getirip darphanelerinin çalışmasını ABD ve diğer gelişmiş
kapitalist ülkelerde düzelmeyi teşvik için arttırınca para da akmaya
başladı.
Ancak şimdi durum tam tersi.
Geçmiş başkan Bernanke'nin başını çektiği artan beklentilerin etkisiyle
Fed yakında para musluğunu kısmaya başlayabilir.
İstanbul semaları ödenemeyen krediler, zayıflayan para birimi ve son
olarak bankalarla imarcıların başarısızlığıyla tetiklenen*/"yükselen
piyasa"/*çöküşünün habercisi olabilir.
"*BÜYÜK BİR BALON"*
Bu hafta Hindistan, Endonezya ve Tayland'ın da dahil olduğu gelişen Asya
piyasalarında para birimleri ve hisse değerleri sert bir darbe yedi.
Küresel yatırımcılar faiz oranları Fed'in ABD'deki piyasaları uyarma
çabalarını azaltacağı yönündeki tahminlere yaklaştıkça*/"yükselen
piyasalar"/*dan fonlarını geri çekmeye devam ediyor.
Endonezya'da indeks pazartesi günü % 5 düşerken salı günü % 3.2 oranında
düşüşüne devam etti.
Hindistan'da borsa önceki iki seansta % 5.6'ya kaydıktan sonra % 0.3'lük
bir gerileme yaşadı.
Bazı analistler - gerçek ya da öyle algılanmış- Bernanke balonunun
sonunun geldiğini söyledi.
Greenwich'teki bağımsız bir danışmanlık firması olan Pi Economics'ten
Tim Lee şöyle diyor:*/"Tanık olduğumuz şey büyük bir balon.
İsterseniz Bernanke balonu da diyebiliriz"/*
Ancak herkes Lee gibi alarma geçmiş değil.
Yerel para biriminin çökmesinin ardından Asya piyasalarının patlamasının
üzerinden 16 yıl geçti.
İyimserler bile sadece Türkiye'de değil diğer debelenen Brezilya ve
Güney Kore gibi ekonomiler için de dolar bazlı devasa borç birikiminden
endişe duymaya başladı.
Oysa işin sonunda, Fed'in cömertliğinden en çok fayda gören gelişmiş
dünyadan ziyade gösterişçi kulelerin dikildiği,*havalı alışveriş
merkezlerinin kurulduğu ve daha da büyük projelerin - üçüncü köprü ve
yeni havalimanı - planlandığı Türkiye gibi yükselişe geçen uluslarda
politik bağlantılara sahip elitlerdi.
*Tüm bunlar ulusun yeni dinamizmini ekonomik ve jeopolitik açıdan temsil
eden unsurlardı.
Lee'nin uyardığı gibi elitlerin ihmal ettiği şey büyük önem ve tehlike
taşıyan yükümlülükleriydi: Para birimi riski.
*MİNİ DEVALÜASYON*
ABD'de subprime kredileri alanların ya da eurozone içindeki İrlandalı
emlak girişimcilerin aksine İstanbul'da gökdelenleri dikenlerin,
Hindistan'da demir üretenlerin ve Brezilya'da petrol arayanların dolar
borçları gelirlerinin çoğunu yerel para birimiyle kazanan varlıklar
tarafından ödenecek.
*Türk lirası veya Hindistan rupisi yakın zamana kadar güçlüydü.
Yerel şirketlerin karşılaştırmalı olarak daha düşük faizlerle dolar
üzerinden borçlanmaları için tüm şartlar mevcuttu.*
Ancak yerel para birimleri güç kaybetmeye*(dolar karşısındaki değeri
düşmeye)*başlayınca, ekonomik beklentilerin düşmesine paralel olarak,
etki ikiye katlandı.
Bir yandan dolar üzerinden borçları ödemenin maliyeti artarken, diğer
yandan kredi verenler kırılgan para birimlerine karşı giderek ürkekleşti
ve kredileri azalttı, hatta kesti.
Brezilya 287 milyar dolarla en büyük dolar kredisi borç stoğuna sahip
ülkedir.
Ancak pek az ülke 172 milyar borç stoğu olan,*toplam ekonominin % 22'si,
Türkiye kadar bu para kaynağına dayandı.*
Geçtiğimiz aylarda Türk lirası dolara karşı % 4.5 değer kaybetti.
Buna ek olarak, Başbakan Tayyip Erdoğan'la yakın politik ve kültürel
bağları olan inşaatçılar tarafından planlanan ve istenmeyen bir yapı
üzerine başlayan protestolar İstanbul'un en büyük meydanını vurdu.
Goldman Sachs dolar-lira oranını 2.2 olarak tahmin ediyor ki bu mevcut
1.95 seviyesi düşünüldüğünde % 15'lik bir mini devalüasyon olarak
değerlendirilebilir.
Atilla Yeşilada 1994 ve 2001'deki finansal krizleri yaşamış, İstanbul'da
Global Source ortaklarından.
Yeşilada şunları söylüyor:*/"Türk ekonomik mucizesi likidite ve TL'nin
olağan üstü değerlenmesine dayanıyordu"/*
*SAPPHIRE ÖRNEĞİ*
Çoğunluğu kısa vadeli olan bu krediler ayrıca yükselen piyasaların
çöküşünün tekrar eden karakterlerini ortaya koyuyor.
Kamuoyunca bilinen yatırımları gerçekleştirme konusunda istekli
hükümetlerle politik bağlantılı iş çevreleri bu projeleri üzerlerine
almak için hazırdır.
*Türkiye'deki Sapphire kulesi bunun kusursuz bir örneği.*
2011 başlarında açıldığında Başbakan Erdoğan'ın vaftiz ettiği 54 katlı
kule Kiler grubuna ait.
Grup, Erdoğan'ın başa geldiği 2003'ten beri olağanüstü başarı gösteren
inşaat eksenli holdinglerden biri.
Doğu Karadenizli Erdoğan gibi bu iş adamları da Türkiye'nin muhafazakar
- İslamcı bölgelerinden geliyor.
Düzenlenmiş dosyalara göre grubun toplam 164 milyon liralık borcunun 154
milyonu dolar üzerinden.
Şu anki kurlar üzerinden yaklaşık 79 milyon dolar ediyor.
*Bu miktarın 25 milyonu Sapphire'e ilişkin.
Grubun borçlarının çoğu kısa vadeli.
*Düzenleyici belgelerin gösterdiğine göre risk koşulları altında mülkün
sağladığı nakdin tamamı doğrudan projenin ana finansörü olan Türkiye'nin
dördüncü büyük bankası Akbank'a gidiyor.
Dolar kredilerindeki % 6.5'luk fark ve lira kredisinin*% 11.5'lik
maliyeti düşünüldüğünde, Kiler grubu ve diğerlerinin dolar üzerinden
borçlanmayı seçmesi sürpriz olmayacaktır.
*Şirket son dökümanlarında bu riske değiniyor.
Eğer dolar liraya karşı % 10 değer kazanırsa şirketin kaybı 11.8 milyon
lira olacak.
Kiler grubunun baş finans uzmanı Rasim Kaan Aytoğu'ya göre Sapphire'in
toplam içerisindeki payı 25 milyon dolar.
Projenin gelirlerinin dolar türünden olacağı öngörüldüğünden kur
dalgalanmalarından etkilenmeyeceklerini ifade ediyor.
Ayrıca apartman dairelerine olan talebin güçlü olduğunu ve % 66'sının
satıldığını belirtiyor.
Aytoğu şunları da ifade etti:*/"Bu tüm Avrupa'da özel bir mülk.
/*
*/Bir seyahat uğrağı haline geliyor"/*
Ancak Türk emlak uzmanları apartman satışlarının, 1 milyon dolardan 10
milyon dolara kadar maliyeti olan, gecikmeli olduğunu ve kulenin Zorlu
ve Trump tarafından yapılanlar gibi rakip kulelerin prestijine sahip
olmadığını söylüyor.
*Ayrıca kuleden görünen manzarayı izlemek için ayrılan özel bölüme gelen
ziyaretçilerden kaynaklanan gelirin hedeflerin altında kaldığı da şirket
dökümanlarında görünüyor**.*
Kiler grubu dolar üzerinden borçlanma ve politik güayesinde İstanbul'da
büyük bir sıçrama yaratma becerisi bakımından tek deği*l.
Çok daha etkili olduğunu söyleyebileceğimiz Kalyon grubu da yine
Başbakan Erdoğan'la yakın bağları olan emlak holdinglerinden.
*Kalyon, Erdoğan'ın Taksim Meydanı'nın yanında alışveriş merkezi olarak
dikmek istediği Topçu Kışlası'nın arkasındaki ana firmalardan.
Türkiye'de sorunlar belirmeye başlayıp, patlamanın eli kulağında
oldukça, Kalyon grubunun lideri Cem Kalyoncu hiçbir şey değişmeyecekmiş
gibi güven dolu durmaya devam ediyor.
Yerel bir gazetede gerçekleştirdiği röportajda havalimanı ihalesini
kazanan firmalardan oluşan konsorsiyumun gerekli parayı nasıl bulacağı
kendisine sorulduğunda, Kalyoncu Türkiye dışından kredi arayışında
olduklarını belirtti.
Şöyle diyordu:*/"Böyle bir şeyi finanse etmek hiç problem değil"/*
*L**ondon Thomas Jr./ The New York Times"*
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-201307301451-8
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>
zaryop:jaro
Ilim insanin guzelligidir.
Hz.Ali
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected] Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]
Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.