------------------------------------------------------------------------

  *Ahmet Kılıçaslan AYTAR - MAKUS TALİH*

BM kimyasal silah heyeti ABD, Fransa ve İngiltere'nin Suriye İç
Savaşında rejim ordusunun,Suriye ve Rusya'nın ise muhaliflerin kimyasal
silah kullandıkları iddiasını yerinde araştırıyor.

İngiliz Parlamenter George Galoway, İsrail rejimin Suriye rejimine
muhalif olan gruplara birçok silah desteğinde bulunduğunu -şimdi
de,Suriye'de kullanılan kimyasal silahın arkasında olduğunun
iddiasındadır,*/"Suriye'de sinir sistemine etki eden gaz unsurları
kullanılmışsa bunu yapan isyancılardır.
/*Muhaliflere bu silahları İsrail veriyor"diyor.

*

Daha neler?
Ne oluyor?
Öncelikle, Üçüncü Dünya Savaşına yol açmadan, Suriye'de iç savaşın
yayılma olasılığının önüne geçilmesi, yeni bir Suriye oluşturulması
-sonra,bölge kaynaklarının kavgasız-dövüşsüz küresel ekonomiye
entegrasyonuyla istikrar ve güvenliğin sağlanmasına yönelik adımlar
atılıyor-derken,kimyasal bomba saldırısıyla ortalık birden karışıyor.

İşte,son dakika!
Savunma Bakanı Chuck Hagel, Suriye'de kimyasal silah kullanıldığına dair
iddialarla ilgili ABD'nin düşünmeden, tek başına ve uluslararası
toplumun onayı olmadan hareket etmeyeceğini vurguluyor.

Dişişleri Bakanı John Kerry,Suriye'de kimyasal kullanımına verecek cevap
seçeneklerinin incelendiğini  söylüyor.

*

Çünkü ABD;Rusya'nın küresel barış, istikrar ve gelişmeye katkı
sağlayacağı iddiasını ve uluslararası hukukun BM merkezinden küresel
sistem ağlarına yansıtılmasıyla yeni dünya statüsünün oluşturulması şartını,

Rusya; ABD'nin başlattığı İsrail-Filistin arasında yeni bir barış
planında İsrail'e güçlü bir teşvik oluşturulmasını teminen Suriye iç
savaşının önlenmesi, savaşı radikal boyuta taşıyan terörist unsurların
yok edilmesi, yeni Suriye'nin kurulması -sonra, İran'ın nükleer programı
konusunda diplomatik işbirliği için stratejik müttefiklik düzeylerini
geliştirmektedir.

*

BM'de üye olmayan devlet statüsü kazanmış Filistin'in İsrail ile barış
görüşmelerinin sonuçsuz kalması halinde BM nezdinde daha fazla tanınma,
BM'ye bağlı organlara üyelik ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde İsrail'e
tazminat davaları açabilme olasılığına karşın,

İsrail ve Filistin'in 1967 sınırlarına harfiyen uymak yerine aralarında
toprak değişimi yapabilmeleri, İsrail Devleti'nin Yahudi devleti olarak
tanınması, yerleşim inşasının dondurulması ve mahkûmların serbest
bırakılması gibi konularla -işte, barış görüşmeleri başlatılmıştır.

*

Görüşmelerin başarılı olmasının yalnızca iki yolu bulunuyor.

Birincisi, ABD'nin tüm ülkelerin daha iyi olması için onları
zorlamasından ya da güç kullanarak neyin doğru olduğunu empoze
etmesinden büyüyen rahatsızlık ile Rusya'nın Suriye'de bölünme
ihtimalini ortaya çıkaran çabaları desteklememesinden edindiği
rahatsızlığın bileşkesinde,

Suriye'de siyasi çözüm için Cenevre -2 Konferansının düzenlenmesi, yeni
Suriye'nin oluşturulması yolunda Esad rejiminin ve muhalif kanadın
neden,nasıl bir iç savaşın tarafları haline geldiklerinin sorgulanacağı
ve bedelinin ödetileceği yoldur.

*

İkincisi,Cenevre Konferansının toplanamaması halinde BM Güvenlik
Konseyinin Mayıs'ta Paris'te, Dışişleri Bakanları John Kerry ile Sergey
Lavrov'un açıkladığı, */"ABD ve Rusya Suriye'nin kaderini Suriyelilerin
kendisinin belirlemesinden yanadır.
Ancak ABD ve Rusya kanıtlanması durumunda Suriye'de kimyasal silah
kullanımına çok sert bir tepki vermek konusunda anlaştılar"/* ifadesi
doğrultusunda,

Uluslararası Af Örgütü'nün de 2011'den beri talep ettiği,BM Güvenlik
Konseyinin toplanması ve ortak kararla Suriye'de sonu gelmeyen hak
ihlalleri dizisi ile başa çıkmak üzere durumun Uluslararası Ceza
Mahkemesi'ne sevk edilmesi yolu !

*

Bu noktada Esad Rejimi,ülkesinde Körfez-ABD işbirliğinin fonladığı,
Suriye Geçiş Konseyi ardında CIA, Mossad, Blackwater, Fransa, Katar,
Suudi Arabistan,Türkiye istihbarat ajanlarının yönetiminde Körfez
ülkeleri, Irak ve Lübnanlı Araplar, Afgan,Çeçen ve Türk gibi Arap
olmayan müslüman savaşçılar ve Fransa gibi bazı Avrupa ülkeleri
vatandaşlarının savaştığına ilişkin,

*/"Suriye güvenlik güçlerinin elinde Suriye'ye karşı komplolara girişen
herkese zarar verecek kadar belge ve ifade bulunuyor.
Bunlar sadece Suriye'nin içinde değil bölgesel değişikliklere yol açacak
ölçüdedir"/*iddiasında istihbarat değeri çok yüksek,bir bölümü pazarlık
unsuru olarak elde tutulan, bir bölümü BM ile paylaşılan şikayetlerin
sahibidir-ki,hep gündemde tutuluyor.

*

Mesela,BM'de Suriye'nin,Başbakan Erdoğan hükümetini suçlayan iki
başvurusu bulunmaktadır.

İkisinde de Başbakan Erdoğan iç savaşa yönelik siyasi diyalog ve çözüm
yollarını tıkamak, başta Nusra Cephesi ve bu cephenin tabi olduğu El
Kaideli teröristler olmak üzere daha başka silahlı terör gruplarının
toplanmaları, barınmaları, silahlandırılmaları, eğitilmeleri, finanse
edilmeleri, Suriye topraklarına geçirilmeleri için Türkiye topraklarını
merkezlere dönüştürmek,direk ve dolaylı yollarla Suriye'nin içişlerine
müdahalelerde bulunmak suretiyle BM Misakı'na  ve uluslararası karar ve
yasaların yanı sıra devletler arasındaki ilişkileri belirleyen temelleri
ihlal etmek -bu suretle, bölge ve dünya güvenlik ve istikrarını tehdit
etmekle itham ediliyor.

*

Suriye rejiminin, Batı tarafından desteklenen silahlı gruplara karşı
savaştığı iddiasını sürekli gündemde tutmasına rağmen suçlamalar Batılı
otoritelerce reddediliyor.
Fakat Cenevre Konferansının ya da BM Güvenlik Konseyinin toplanması
halinde Suriye'de sonu gelmeyen hak ihlalleri dizisi ile başa çıkmak
için durumun Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne sevk edilmesi  durumunda bu
şikayetlerin dikkate alınacağı  şüphesizdir.

*

Uluslararası Ceza Mahkemesi insancıl hukuk kapsamındaki kimi suçları
kovuşturan ve uluslararası insancıl hukukun egemenliğine katkı yapan
 uluslar-üstü mekanizmadır.

Soykırımı,insanlığa karşı suçları, savaş suçları ve saldırı suçlarında
devletleri değil kişi sorumluluğu ilkesi esasında yalnızca gerçek
kişileri yargılıyor.

Gerçek kişiler bizzat suçu işleyenden suç işlenmesi emri verene, en alt
düzeyde suça iştirak edenden en üst düzey Devlet görevlilerine,
Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Genelkurmay Başkanı'na kadar
uzanabiliyor.

*

Cenevre -2 Konferansının toplanması,yürütülmesi ve sonuç vermesi Rusya
Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un,*/"Tabii ki Rusya ve ABD'nin sorunlara
ilişkin yaklaşımları çok önemli ancak her şey sadece bu iki ülkeye bağlı
değildir"/* ifadesi doğrultusunda zorlu bir süreci gerektiriyor.

Çünkü -hem, Esad rejimi -hem, muhalif kanat  ve -başta,Türkiye olmak
üzere destekleyicisi ülkeler neden,nasıl bir iç savaşın tarafları haline
geldiklerinin sorgulanmasından, 100 bini aşkın insanın hayatını
kaybetmesinden ve yaşanan trajedinin bedelinden kaçıyor.

O yüzden usul usul Cenevre -2 Konferansının toplanaması halinde BM
Güvenlik Konseyinin 5 üyesinin ortak kararıyla durumun Uluslararası Ceza
Mahkemesine aktarılmasına kapı açılıyor -ki,İngiliz Parlamenter George
Galoway'in iddiası -belli ki,bu gıllıgışlılığa dayanıyor!

*

Türkiye'ye gelince -mesela,Dışişleri Bakanı, Atatürk'ün temellerini
attığı Cumhuriyetin değişmez ilke ve değerleri doğrultusunda Türk
diplomasisinin her an yeni gelişmelere açık dinamik yapısıyla
uluslararası ilişkilerde saygınlığının korunması ve yükseltilmesinin
görevlisidir.

Bu zor görevde mekân- zaman buyutlarının ötesinden ilham yeteneği ve
 üstün yetenek, yüksek özgüven, etkileme, inançlarının doğruluğuna ikna
edebilmek ve risk almak  gibi  üstünlükler anlamında karizmaya,

Sahip olduğu toplumsal medeniyeti öz kabul edip  inovasyonla o
medeniyetin zenginleştirilmesi ve katkılarının
yüceltilmesi,genişletilmesi anlamında gelenekçiliğe,

Akılcılık yoluyla belirlenen kesin,zorunlu ve genel geçer bilgi anlamına
rasyonalizme sahip özgün bir kişilik harmonisinde olması gerekir, değil mi?

*

Ne gezer?
Ahmet Davutoğlu, bir zaman Ortadoğu'da sosyolojiler değişirken
*/"bölgeyi kazanırsak petrolü ve Misak'ı Milli topraklarını da kazanırız
"/*politikasının şehvetine kapılmış -bakınız, 24 Temmuz 2009'da
*/"Stratejik Derinlik"/* tezine uygun diplomasi vizyonunu,Milliyet
Gazetesi'nde Fikret Bila'ya nasıl açıklıyor?

*/"Irak'la oluşturduğumuz Stratejik İşbirliği Konseyi'ni Suriye ile de
kuracağız.
Benim icracı 8 bakan arkadaşımla Dışişleri'nde yaptığım toplantının
hedefi de buydu.
Bu yöntemle komşularımızla, 'sıfır problem' hedefine dayalı bir ilişki
geliştireceğiz ve bu ilişkileri maksimum düzeyde tutacağız.
Şimdi Türkiye ile Suriye arasında ortak kabine toplantısını hazırlıyoruz.
Hedefimiz iki devlet, bir kabine modeli ile çalışmak.
Ekonomiden güvenliğe her alanda.
Bu modeli Irak ve Suriye'den başlayarak hayata geçireceğiz.
Bütün komşulara yayılacak.
Özellikle icracı bakanlıklarımız Irak ve Suriye'deki muadil
bakanlıklarla yılda birkaç kez işbirliği amaçlı olarak bir araya gelecek
ve toplantılar yapacaklar.
Bu aşamadan sonra başbakanların ortak başkanlığında mini kabine
toplantıları düzenlenecek.
Ve her alanda ortak adımlar atılacak"/*diyor..

*

Güler mi,ağlar mısınız?
Birkaç yıl sonra bugün, Bay'ımızın Suriye iç savaşının taraflarından
biri olarak bedel ödemekten ödü kopmaktadır.

Arlanmadan */"Suriye'ye karşı bir koalisyon oluşturulması durumunda
Türkiye bu koalisyonda yerini alacak"/*diyebiliyor,suçlarını gölgelemek
telaşında -güya,çoklarmış gibi dünyayı ateşe vermekle tehdit ediyor.

Yok yahu!
Ne, Türk halkının iradesini -ne hukuku -ne,TBMM'ni -ne şunu-ne bunu
takmıyor -sanırsın ki,Türkiye babasından  kalmış dükkândır!

Oysa,Türk milletine ödenecek müthiş bir bedel daha vardır...*

Aksini düşünmek işime gelmiyor.

27.8.2013

Ahmet Kılıçaslan AYTAR

[email protected] <mailto:[email protected]>_

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-201307301451-05
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>
 

zaryop:jaro

Kucuk sevincleri bilmeyenler, buyuk keyifler yasayamazmis.

Anlamli sozler
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]  Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]

        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.




-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

Cevap